KAM, AR-GE ÇALIŞMALARIYLA BÜYÜMESINE IVME KAZANDIRIYOR

Dunya Insaat - - Prefabrİkasyon -

Türkiye’de prekast betonarme yapı denildiğinde akla gelen ilk firmalardan olan KAM, üretimde inovasyona verdiği önemle büyümeye devam ediyor. Ürünleri arasında C STRONG teknolojisi ile depreme ve yangına karşı yüksek dayanıma sahip kolon ve çatı makaslarının bulunduğunu vurgulayan KAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı R. Çağla Baykam, yeni ürünler üzerine çalıştıklarını söyleyerek, “Bu teknoloji sayesinde dünyanın en uzun tek parça prekast betonarme kolonu rekoru da bizim şirketimizde bulunuyor. Diğer ürün gruplarımızda da bu teknolojiyi kullanmak üzerine çalışmalarımız sürüyor, çok yakında yeni bir ürünümüzü daha piyasada görebileceksiniz” dedi. Ayrıca “Betonom” adını verdikleri özel beton karışımına da sahip olduklarına dikkat çeken Baykam, “Bu ve benzeri gelişmelere sadece Türkiye’de değil, dünyada da öncülük etmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Madem sektör lideriyiz ve ciddi bir Ar-Ge çalışması yürütüyoruz, insanlığa faydalı işler yapmalıyız diye düşünüyoruz. Ayrıca Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirdiğimiz ürünlerde maliyet düşürücü çalışmalara özen göstererek, sonuçlarını müşterilerimize ekonomiklik olarak yansıtıyoruz” ifadelerinde bulundu.

Bir yazılım şirketlerinin de olduğunu ve burada geliştirilen sistemleri şirket yönetiminde kullandıklarını kaydeden Baykam,“Yönetsel tarzı yapay zeka destekli bir yazılıma çevirerek hem sanayi şirketimizin ihtiyaçlarına çözüm üretmek hem de bu başarının sırrı niteliğindeki yönetsel yaklaşımı diğer şirketlerle de kolayca paylaşabilmek niyetiyle proje gerçekleştirildi. Oplom.com adlı bu proje şu anda her iki şirketimizin yönetiminde bizlere kolaylık sağladığı gibi, farklı sektörlerdeki pek çok başka şirketin de yönetimine yardımcı oluyor” diye konuştu. Baykam, DÜNYA İnşaat Dergisi’nin sorularını şöyle yanıtladı:

- Firmanızın faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

BAYKAM: Şirketimiz KAM Ankara Beton Sanayi AŞ, 1980 yılında babam Mahir Baykam tarafından kuruldu. Ar-Ge çalışmalarına önem vermesiyle ve özellikle 2000 yılında benimsediği Toplam Kalite Yönetimi ve Yalın Düşünce gibi kapsamlı yönetsel yaklaşımların ardından ciddi anlamda kurumsallaşmasıyla prekast betonarme yapı sektöründe lider konumuna gelmiş firmamız, bu özelliğini hala koruyan bir şirkettir. KAM, ürün yelpazesini her yıl zenginleştirerek; kalite Ar-Ge laboratuvarı denetimi ve gözetimi altında Ankara Saray’da 70 bin metrekare ve Ankara Başkent Organize Sanayi Bölgesi'nde 130 bin metrekare olmak üzere, toplamda 200 bin metrekare arazi üzerinde, kadrolu 600 çalışanı ile çalışmalarına devam ediyor. Prekast betonarme yapı denildiğinde, Türkiye’de ve dünyada bu alandaki şirketlerin yıllık ortalama 15 fabrika binası yaptıkları bilinmekte olup, bizde ise bu sayı yıllık 200’den fazla yapıya işaret etmektedir. Bundan dolayı da “fabrika fabrikası” olarak tanınsak da, yıllardır fabrikaların yanı sıra aralarında depoların, alışveriş merkezlerinin,

okulların, spor komplekslerinin ve hatta altında bir alışveriş merkezini ve üstünde bir oteli barındıran Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nın da bulunduğu pek çok yapının taşıyıcı karkas betonarme projesini, imalatını ve montajını teşeron kullanmadan yapmış bulunuyoruz. Ayrıca, üstyapı ürünlerinin yanı sıra; enerji nakil hattı direklerinden katener direklerine, beton parke taşlarından kutu menfezlere ve köprü kirişlerine kadar prekast betonarmeye dair çeşitli ürün gruplarında hizmet vermekteyiz.

- Türkiye’nin genç nesil yöneticilerinden biri olarak, iş hayatınıza nasıl başladığınızdan ve bu ağır sorumluluğun üstesinden nasıl geldiğinizden bahsedebilir misiniz?

BAYKAM: Şirketimizin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı’yım. 2015 yılında, babam 59 yaşındayken vefat edince, ben 23 yaşında bu görevi üstlenmiş oldum. Üniversitede okurken, kendi şirketimizde de staj yapıyordum, mezuniyetten sonra bir yıl kadar çeşitli departmanlarda çalışmamın ardından, şirkete kısa bir süre ara vererek; önce İstanbul’daki bir bankada ve ardından Ankara’daki uluslararası ölçekteki yabancı menşeili bir şirkette bir süre çalıştıktan son-

ra, Londra’ya yüksek lisans için gittim. Ankara’ya döndüğümden beri de kendi şirketimizde çalışmaya devam ediyorum. Böyle büyük bir sanayi kuruluşunun sorumluluğunu elbette tek başıma yüklendiğimi söyleyemem. Öncelikle şirketimizin Yönetim Kurulu Başkanı görevini üstlenen, bana oranla babamla daha uzun bir süre çalışma fırsatı yakalamış olan ve aynen benim yaptığım gibi, Ankara’da üniversiteyi okurken aile şirketimizin tüm departmanlarında tek tek staj yapmış ve mezuniyet sonrasında babamla bir süre çalışmasının ardından, iş hayatına yüksek lisans için gittiği Londra’da kısa süreliğine ara verdikten sonra, döner dönmez babamla birlikte aile şirketimizin yönetim kademelerinde çalışmış ağabeyim S. Berkan Baykam var. Ayrıca, oldukça kurumsal bir yapıya sahip olan şirketimizin Genel Müdür pozisyonunda, babamla 22 yıl boyunca birlikte çalışmış olan ve çok saygı duyduğum Rıza Penahi’nin olması ve de her departmanda işini gerçekten iyi bilen ve şirketin değerlerine sahip çıkan profesyonellerimizin olması, benim bu sorumluluğun üstesinden gelmemde çok büyük birer destek niteliğinde.

- Dünyadaki C STRONG teknolojisinin sizin şirketinizde geliştirildiği biliniyor, bunun haricinde inovasyon ve Ar-Ge alanlarında çalışmalarınız var mı? Teknolojinin sektöre ve ürünlerinize yansımasını değerlendirir misiniz?

BAYKAM: C STRONG teknolojisi ile depreme ve yangına karşı yüksek dayanıma sahip kolon ve çatı makaslarımız bulunuyor. Bu teknoloji sayesinde dünyanın en uzun tek parça prekast betonarme kolonu rekoru da bizim şirketimizde. Bu iki ürün grubu haricindeki ürünlerde de bu teknolojiyi kullanmak üzerine çalışmalarımız sürüyor, çok yakında yeni bir ürünümüzü daha piyasada görebileceksiniz. Ayrıca, Betonom adını verdiğimiz, kendimize özel beton karışımımız da var. Bu ve benzeri gelişmelere sadece Türkiye’de değil, dünyada da öncülük etmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Madem sektör lideriyiz ve ciddi bir Ar-Ge çalışması yürütüyoruz, insanlığa faydalı işler yapmalıyız diye düşünüyoruz. Dolayısıyla doğal afetlere karşı insanların güvenilir ortamlarda bulunmalarını destekleyecek yapı sanayi çözümleri üretmemiz önemli. Bununla birlikte; fabrika içerisindeki her iş istasyonunun entegrasyonu da dahil olmak üzere genel üretim tekniklerimizdeki yalınlığın ve üretim kapasitemizin bu denli yüksek olmasının ve de kendimize ait geniş tır ve vinç filomuzun bulunmasının birim maliyetlerimizi minimize ediyor olduğu gerçeğinin yanı sıra, Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirdiğimiz bu ürünlerde maliyet düşürücü çalışmalara da özen göstererek, sonuçlarını müşterilerimize ekonomiklik olarak yansıtıyoruz.

- Şirketinizin kurumsal yapısıyla özdeşleşmiş yapay zeka destekli özel bir yazılımdan yararlandığı biliniyor, bundan da bahsedebilir misiniz?

BAYKAM: 2013 yılında babamın da desteğiyle ağabeyim tarafından kurulan bir yazılım şirketimiz var. Şirket, farklı alanlarda yazılım çözümleri geliştirirken, bir süre sonra Oplom adı verilen bir projeyle öne çıktı. Sanayi şirketimizin kendi sektöründeki liderliğinin ve her geçen yıl rakipleriyle arasındaki farkı açmasının en önemli nedeninin yönetim sistemi olduğunu fark edince, bu yönetsel tarzı yapay zeka destekli bir yazılıma çevirerek hem sanayi şirketimizin ihtiyaçlarına çözüm üretmek hem de bu başarının sırrı niteliğindeki yönetsel yaklaşımı diğer şirketlerle de kolayca paylaşabilmek niyetiyle bu proje gerçekleştirildi. Babamın yönetim tarzını büyük ölçüde içerisinde barındıran bu proje şu anda her iki şirketimizin yönetiminde bizlere kolaylık sağladığı gibi, farklı sektörlerdeki pek çok başka şirketin de yönetimine yardımcı olmakta.

- Sektörde yaşanan temel problemleri göz önünde bulundurarak, önümüzdeki dönemde ne tür reformlar bekliyorsunuz?

BAYKAM: Ürün kalitesi açısından merdiven altı imalatçılarla kıyaslanmak ve emek yoğun bir sektör olmasından kaynaklı işbaşında yıllarca yetişmiş çalışanların artan asgari ücret nedeniyle farklı sektörlere kayma eğilimi ve de hatayı affetmeyecek tarzda ürün grupları içeren bu alanın kendi zorlukları prekast sektöründeki her şirketin en sık karşılaştığı problemler arasındadır. Bunlarla birlikte; önceki dönemlerde sanayinin yeterince desteklenmediğini, ekonominin gayrimenkule değer veren bir parametre üzerinden ilerlemeye çalıştığını ve bunun sonucunda bir ekonomik daralmanın oluştuğunu gördük. Bu dönemde ise, sanayinin destekleneceğine ve eğitimli genç nüfusun da iş hayatında rol almasıyla ülkemizin diğer ülkelerle ekonomik rekabette sıçrayış göstermesini bekliyorum.

S. Berkan BAYKAM R. Çağla BAYKAM

45

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.