Veri analitik Para

SAS Türkiye Genel Müdürü Hakan Erdemli, bankacılıktan tarıma, perakendeden eğitime, telekomünikasyondan sigortacılığa analitiğin, büyük veriyi verime ve kâra nasıl dönüştürdüğünü, şirketlerin kayıplarını nasıl engellediğini aktarıyor.

Dunya Tekno Trend - - BAŞ SAYFA - HİLAL SARI hilal.sari@dunya.com

Analitik doğumla başlıyor! Doğduğunuz zaman ağlıyorsunuz ve anneye bir mesaj veriyorsunuz. Veriyi alan anne, “Aç olabilir, ağlayan bebeklerin yüzde 50’si doyunca susuyor” diyor. Aslında, analitik, teknoloji demek değil. Temelde hep aynı şey var; data/veri, bu verinin gittikçe zenginleşen hali, bu veriyi analiz edip ne olduğunu anlamak, geleceğe dönüp tahminlemeler yapmak ve en doğru çözüm bileşenlerini oluşturmak. Analitik, veriyi verime dönüştürmeyi sağlıyor.

SAS Analytics 140 ülkede faliyet gösteren, Fortune 500 şirketlerinin yüzde 90'ıyla çalışan, genetik araştırmalardan tarıma, bankacılıktan perakendeye, sağlıktan sigortacılığa hizmet vermediği sektör neredeyse olmayan bir analitik şirketi. İşleri büyük veriyi şirketler için anlamlı hale getirmek. Büyük verinin analitiksiz hiçbir anlamı olmayacağını aktaran SAS Türkiye Genel Müdürü Hakan Erdemli, Türkiye'de birçok sektörde müşterilerine sağladıkları faydalarla analitiğin nasıl verime ve paraya dönüşebildiğini TeknoTrend'e anlattı.

Analitiğin hayatımızdaki ve iş dünyasındaki yeri nedir? Bugün Sabancı Üniversitesi Master of Business Analytics biriminde ders vermeye başladım. Eğitim sistemi bir şekilde öğrencilerin vizyonlarını da sınırlayabiliyor. Analitik denince öğrencilerin akıllarına teknolojik bir alan geliyor. İş dünyasında belli uygulamalarla ilişkili bir sınırı var diye düşünülüyor. Örneğin analitik pazarlama diye düşünülüyor. Ama analitik doğumla başlıyor! Doğduğunuz zaman ağlıyorsunuz ve anneye bir mesaj veriyorsunuz. Anneye bir veri gidiyor, anne bebek ağladı, bir sıkıntı var diyor. Aç olabilir, ağlayan bebeklerin yüzde 50'si doyurunca susuyor diyor. Belki altının değiştirilmesi gerekiyor olabilir, diğeri dişi kaşınıyor diyor. Analitik buradan başlıyor. Bu teknolojik bir alan değil. Bunu bireyden topluma, şirketlere, sektörlere, ekonomilere uygulayabiliyorsunuz. İnternet of Things (Nesnelerin İnterneti) ve Analytics of Things (Nesnelerin Analitiği) dediğimiz her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu bir galaksiye çıkabiliyorsunuz. Yolculuk hem uzun, hem heyecanlı hem de bitmez bir süreç.

SAS'ın analitik hikayesi nasıl başladı?

TOPRAĞIN VERİMİNİ ANALİTİKLE ARTIRDIK

Bundan kırk yıl öncesine gidebiliriz. Aslında kurucumuz Dr. Goodnight'ın üniversitede tez konusu olarak başlıyor SAS Analytics'in hikayesi. Başlangıç tarım sektörüyle oluyor. Araştırma konusu da ne tip mahsulü ne zaman ekersek en çok verimli mahsulü elde ederiz sorusuna cevap arıyor. Sonra bu araştırma konusu diğer kavramlarla da ilişkilendirilerek genişliyor. Olay tarım sektöründen çıkıyor ve diğer sektörlere yavaş yavaş uygulanmaya başlıyor. En temelde hep aynı şey var, data/veri, bu verinin gittikçe zenginleşen hali, bu veriyi analiz edip ne olduğunu anlamak, geleceğe dönüp tahminlemeler yapmak ve en doğru çözüm bileşenlerini oluşturmak.

OPERATÖR DEĞİŞTİREN MÜŞTERİ ANALİTİKLE DURDURULUYOR

Yirmi yıldır Türkiye'deyiz. Bugün çok farklı sektörlerde analitik çözümleriyle değer kattığımız şirket var. Bankacılıkta, telekom dünyasında, sigortacılıkta, enerjide, peraken- dede, üniversitelerde, ilaç sektöründe. Peki ne yapıyoruz? Örneğin telekomu düşünelim. Farklı operatörlere geçen müşterileri oluyor telekom şirketlerinin. Buna da churn diyorlar. Bunu analitikle resmi çok iyi okuyarak engelleyebiliyorsunuz. Aldığı hizmetin kalitesinden mi memnun değil? Fiyatından mı memnun değil? Hangi yoldan geçiyor ve diğer operatöre geçme kararı alıyor? Siz kullanıcı olarak aynı hafta içinde operatörünüzü aradıysanız, bir şikayet maili attıysam, call center'la yaptığım görüşmede özellikle 'rahatsızım kardeşim', 'şikayetçiyim' dediysem, bunları yakalayıp diğer müşterilerin de gitmesini engellemek için alabileceğim kararlar var. Türkiye'de bu konuda ve farklı farklı alanlarda tüm operatörlerle çalışıyoruz. Ya da 'hangi müşteriye hangi kanaldan, ne gibi fiyatlarla giderse en fazla dönüşü alır'ın analizini de SAS çözümleriyle yapabiliyorlar.

BANKALAR KREDİ RİSKİNİ ANALİTİKLE MİNİMİZE EDİYOR

Bankacılık sektörü de analitiği yoğun olarak kullanan sektörler. Örneğin şimdi 17.5 milyar TL'lik kredi borcunun yeniden yapılandırılması söz konusu. Tüketici kredisi aldıysanız veya kredi kartı borcunuz varsa bu sizler için önemli bir haber. Rakam büyüdükçe bankaların riski artıyor. Takipteki krediler, ayırmaları gereken karşılıklar ve bir ton yaptırım var. Bankaların kredi vermeden önce potansiyel müşterilerin - bireysel veya kurumsal - kredi risklerini en iyi şekilde analiz edip, risklerini minimize ederek vermek istedikleri krediyi vermeleri en büyük dertleri. Yapılı ve yapısız, sosyal medya verileri bile dahil edilerek veri tabanlarındaki tüm verilerle birlikte bu risk minimize edilebiliyor.

Türkiye'de ve dünyada müşterilerimizin yüzde 97 oranında yenileme oranı var. Yani müşteriler analitik çözümü almaya başladığında bundan vazgeçmiyorlar. Yüzde 3 de daha üst teknolojilerimize geçiyor.

SİGORTACILIKTA ALTI AYDA 8 MİLYON TL KAYIP ÖNLENDİ

Sigortacılık sektörü de analitikle ciddi kayıpların önlendiği bir alan. Bu alanda yolsuzluğa bağlı kayıplar yüzde 20'lere çıkabiliyor. Sektörün ge- nel olarak yaşadığı karlılık sorunuyla beraber verim üzerine daha fazla çalışma yapılmaya başlandı. Sigorta Bilgi Merkezi hem SAS'tan aldığı çözümler hem de kendi verileriyle yaptığı analizlerle göre altı ayda 135 milyon TL'lik yolsuzluk yakalandı ve bunun 8 milyon TL'si kesinleşti. Yani sistemin 'yolsuzluk olabilir' diye yakaladığı 135 milyon TL'lik durum var ve bunun 8 milyon TL'sinin kesin yolsuzluk olduğu ortaya çıktı. Bu da 6 milyon olsa bile ayda 1 milyon TL'lik kaybın engellenmesi anlamına geliyor. Bu da günde 30 bin TL gibi bir rakam yapıyor. Bu para analitiğin gücü sayesinde her gün ekonomiye geri dönüyor. Belçika'da SAS çözümlerini alan vergi dairesi vergi yolsuzluklarından kaynaklanan 100 milyar euro üzerinde gelir kaybını engelledi.

CARREFOURSA ANALİTİKLE MÜŞTERİ SAYISINI İKİYE KATLADI

Türkiye’de perakende sektörünün öncülerinden CarrefourSA, SAS’ın sunduğu analitik çözümlerin sağladığı olanaklar sayesinde sadakat kartı kullanan aktif müşteri sayısını ve kartla yapılan alışverişlerin ciro içindeki payını 6 ay içerisinde %100 oranında artırdı. Yaptığı analitik çalışmalarla kampanya verimliliğini de artıran CarrefourSA, Euro 2016 Futbol Şampiyonası döneminde düzenlediği sosyal medya kampanyası ile kendi tarihinin en yüksek “mention” oranına ulaştı. Her gün milyonlarca işlemin gerçekleştiği perakende sektörü için analitik çözümleri geliştirmek ve bunları uygulamak çok büyük bir uzmanlık ve yetkinlik gerektiriyor. Bu yetkinlik hem teknoloji tarafında hem de teknolojiyi kullanan perakende şirketi tarafında çok kritik. Teknolojinin üstünlüğü olmazsa olmaz. Ancak “insan” faktörü onu başarıya dönüştürmekte çok önemli.

“Müşterim neden operatör değiştirdi? Nasıl engellerim? Mağazada satışlarım neden düştü? Nasıl artırırım? Mahsulümün verimini nasıl yükseltirim? Vergi kayıplarını nasıl fark eder ve engellerim? Tüm bu soruların yanıtı analitikte. Veriyi verime dönüştüren şey analitik” Analitik doğumla başlıyor! Doğduğunuz zaman ağlıyorsunuz ve anneye bir veri gönderiyorsunuz. Anne bebek ağladı, bir sıkıntı var diyor. Bu teknolojik bir alan değil. Bunu bireyden ekonomilere uygulayabiliyorsunuz.

SAS Türkiye Genel Müdürü Hakan Erdemli

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.