Türkiye, 'commodity' kafasından çıkmalı

Özel Ege Lisesi Kurucu Temsilcisi Yansı Eraslan, "Commodity, katma değeri olmayan üründür. Otuz yıl önce otomobil lükstü, artık 'commodity'. Türkiye, bunu aşmalı. Bunun için ‘üstüne vazife olmayan işleri’ yapan gençler yetiştirmeliyiz" dedi.

Dunya Tekno Trend - - BAŞ SAYFA - KEZBAN KARABOĞA OĞA kezban.karaboga@dunya.com nya.com

'Eğitim hazım işidir', 'Eğitim, piyasaya bırakılamaz', 'Türkiye, 'commodity' kafasından vazgeçmeli', 'Eğitim işi tamamen, paranın niceliğin ön plana çıktığı bir alan haline geldi'. Her birini ayrı ayrı başlığa çekebileceğim bu tespitler Özel Ege Lisesi Kurucu Temsilcisi Yansı Eraslan'a ait. Özel Ege Lisesi, İzmir'de yaklaşık 30 yıldır faaliyet gösteren bir eğitim kurumu. Kurucu Temsilcisi Yansı Eraslan, eğitim işini A'den Z'ye bilen, akademik kariyeri itibariyle de bu işin felsefi arka planına hâkim, bunu hazmetmiş bir eğitimci. Yansı Eraslan ile Özel Ege Lisesini ama daha çok Türkiye'de eğitim sektörünü ve sektörün sorunlarını konuştuk. Bakın, ilginç tespitleri var. Haydi, anlatmaya başlayalım.

Eğitimin, gelenekler üzerine inşa edilen bir iş olduğunun altını çizen Eraslan, sektörde çok hızlı okul açılmasının doğru olmadığını belirtiyor. Bakın nasıl anlatıyor: "Son 15 yılda sadece İzmir'de 200'e yakın okul açıldı. Buna sağlıklı bir gelişme diyemeyiz. 2001 yılında ilçeleriyle birlikte İzmir'de yaklaşık 36 tane özel okul vardı. Hepsi, hepsi 15-16 yılda bu sayı 200'den fazla arttı. Bu hiçbir sektörde normal değildir. Bu kadar hızlı mahallede eczane, köfteci açmak dahi iyi bir fikir değildir. Eğitimin ruhunda gelenek, model, felsefe, anlayış oluşturma gibi normatif kavramlar vardır. Zaten 15 senede 200 tane birden kurum açarsanız, orada bir gelenekten söz edemezsiniz, öyle bir dertlerinin olduğunu sanmıyorum." Türkiye'de teşvik mekanizmasıyla okul açılmasının kolaylaştırılmasının bir sakıncası yok diyen Eraslan şu noktaya dikkat çekiyor: "Türkiye'de 6 tane teşvik bölgesi var, devlet okul açılmasını kolaylaştırmak için Türkiye'nin neresinde okul açılırsa açılsın bunu 5. bölge teşvik kapsamında değer- lendiriyor. Bu, okul sahibi olmak isteyen insanların iştahını açtı. Bunun eğitime yönelik destek olabileceğini söyleyebilirsiniz ama son nesil okulları takip ettiğinizde bu okulların gelenek, insan yetiştirme gibi normatif kavramlar üzerinde değil, nicelikte durduklarını görürsünüz."

İş fiyat rekabetine dönüştü

Çarpıcı, değil mi? Dahası da var. Nedir? Hemen söyleyelim. Bakın, Yansı Eraslan 'zincir' okullarla ilgili ne diyor: "Türkiye'de, zincir okullar adı verilen okullar türedi. Bunların varlığına itiraz etmiyorum fakat işlerini yapış biçimlerinden bahsediyorum. Eğitimi inanılmaz derece zehirlediklerini düşünüyorum. İş fiyat rekabetine dönüştü. Eğitim, paranın, niceliğin ön plana çıktığı bir alan haline geldi." Gelişmiş ülkelerde 200 tane okul açmak gibi 'baş döndürücü' hedeflerin belirlenmediğini anlatan Eraslan, "Her türlü mantık dışı niceliksel büyüklüklerin 'hedef' olarak belirlendiğini görüyo- ruz. 100 bin öğrenci; 500 öğrencisi olan 200 okul yapar. 200 tane okulu yönetmek çok zor bir iştir" diyor.

Sıradanlıktan çıkmalıyız

Türkiye'nin her alanda ‘commodtiy’ kafasından vazgeçmesi gerektiğini anlatan Eraslan, "Sıradanlık, çokluk, herkesin yaptığından bir tane daha yapmak, özgün olamamayı beraberinde getiriyor. Türkiye'de bizim kafamız 'commodity'. Commodity'nin kelime anlamı herkesin kolaylıkla erişebileceği, yüksek bedeli, katma değeri olmayan, aşırı fiyat duyarlı ürün demek. Türkiye, bunu aşmalı. Bundan 30 yıl önce otomobil lükstü fakat artık 'commodity', Anaokulundan başlayarak özgün, taklitçi olmayan, kafası sürekli yeni şeylerle uğraşan, üstüne vazife olmayan işler yapan gençler yetiştirmeliyiz. Hem eğitim hem de sanayi ile uğraşan biri olarak söylüyorum. Bilgiyi endüstriyel hale getirmemiz gerekiyor. Bizim sanayideki işimiz, eğitimden başlıyor" şeklinde konuşuyor.

Özel Ege Lisesi Kurucu Temsilcisi Yansı Eraslan

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.