Ekonomide ivedi gündem: "Çin faktörünün" etkileri

Teknolojik gelişmeler bazı iş ve meslek alanlarının tasfiyesine yol açtığı gibi, bazı yeni mesleklerin ortaya çıkmasını da sağlıyor. Teknolojik gelişmelerin yarattığı "güç kayması" şimdi Çin'in öne çıkmasıyla yeni bir etki yaratıyor. Bu etki Türkiye'de br

Dunya Tekno Trend - - BAŞ SAYFA - RÜŞTÜ BOZKURT rustu.bozkurt@dunya.com

Silivri'de Kaya Plastik'te ikinci kuşak yönetici Turhan Kaya, lastik tekerlekli araçlar, doğal afetler, hayvan barınakları, günübirlik mekanları muhafazasında kullanılan branda üretimini "Çin faktörünün" ciddi biçimde etkisi altında olduğunu, sektörü Uzakdoğu'nun etkilediğini söylüyor.

On yıl önce Kütahya' da iş insanlarıyla güncel gelişmelerin değerlendirildiği bir toplantı yaptık. Toplantının yapıldığı yıl bizim odaklandığımız konu, "eğilimlerin iş yeri yönetiminde etkileri" idi. Eğilimlerin ne olduğunu, yarattıkları fırsatları ve tehlikeleri anlattıktan sonra bir tanım yapıyordum: "Akılcılık, eğilimlerin yarattığı fırsat ve tehlikeler ile olanak ve kısıtlarımız arasında denge kurmaktır."

Toplantı sonrasında hiç beklemediğim tepkiler geldi: Nafi Güral eğilimlerin kavranmasının, fırsat ve tehlikelerinin netleştirilmesinin işgücü, enerji, hammadde girdilerinden daha önemli olduğunu; uzun dönemli geleceği belirleyeceğini söyledi. Kütahya dönüşünde Hakan Güldağ da eğilimleri daha iyi izilemek, açıklamak için üzerine gitmemizin yararlı olacağını belirtti.

"GÜÇ ODAĞI KAYMASININ" OLASI ETKİLERİ

Oldukça uzun zamandır eğilimleri sistemli biçimde gözlemeye çalışıyoruz: Beş temel eğilim üzerinde düşündüklerimizi paylaşıyoruz : 1) Sanayi toplumunda bilgi toplumu aşamasına geçişi sorguluyoruz, 2)Refah ara- yan insanların kentlere göçünün hızlanmasının olası etkilerini öngörmeye çabalıyoruz, 3) Üretimin mekan hiyerarşisi değişmesi ve güç odaklarındaki kaymanın olası etkilerini paylaşıyoruz, 4) Orta sınıf üçüncü yükselişini izliyor; tüketici değer, beklenti ve davranışlarını etkilemesini anlamaya çalışıyoruz ve 5) İnovasyon giderek rekabet gücünü belirleyen temel etken haline gelmesi karşısında alternatif tepki biçimlerinin ne olması gerektiğini irdeliyoruz.

Köprülerin altından sular hızla akıyor. Geçen yılların birikimi, bu yıl "Teknoloji ve ekosistemlerdeki değişmelerin yarattığı yeni eğilimler iş dünyasına nasıl yansıyor?"sorusunun yanıtını aramaya yöneltti. TEKNOTREND ekimizde teknolojik gelişmeleri haberleştirmenin ötesinde, sahadaki işyerlerine yansımalarını da anlamaya ve anlatmaya özen göstermemizi gerektirdi.

İş dünyasındaki temel eğilimlerden biri olan "güç odağı kaymasının" günlük yaşamımıza yansımalarının bir yönünü Güven Sak, Danny Quah ve Kishan Mahbubani' ye gönderme yaparak paylaştı:"Gelişmekte olan ülkelerin milli gelirleri 1970 yılında G7 ülkelerinin milli gelirlerinin yüzde 40'i iken,şimdi artık yüzde 100'üne ulaşmış. Bu değişimin en önemli taşıyıcılarından biri de Çin elbette.Böyle bakınca alıştığımız dünyanın çivisini neyin çıkarttığını görmek mümkün" diyordu. Çivinin çıkmasını bilmek; sahada bize nasıl yansıdığını da araştırmak gerekiyor.

BRANDA VE PLASTİK TAŞIMA AMBALAJLARI ODAĞINDAN

Branda ve çuval, big-bag gibi plastik dokuma taşıma ambalajları üreten geleneksel iki alanı bilerek seçtik.Birbirinden farklı bu iki alandaki gelişme öğretici olabilir.

Sektörde önde gelen firmalardan biri olan Kaya Plastik 1979 yılında kurulmuş. Polyester branda üretiyor; dokuma ve sıvama yapıyor. İkinci kuşak yönetici olan Turhan Kaya'dan. Önce dünyadaki durumu anlamaya çalışıyoruz: Branda sektöründe Almanya ve Belçika' nın ön sıralarda yer aldığını öğreniyoruz. Kaya, Sio-en gi-

bi lider firmalar sektördeki konumunu özetliyor.

Sektörün yapısal özelliklerini merak ediyoruz : Örneğin modası geçmeyen bir üretim alanı olduğunu, günlük etkilerden uzak durabildiğini öğreniyoruz. Doğal afetler branda talebi yaratan alanlarından biri; her zaman hazırlıklı olmak gerekiyor.Savaşlar, sürgünler, kaçaklar ve ilticalar da geçici barınma çözümleri gerektiriyor. Bir diğeri lastik tekerlekli yük taşıma araçlarının koruyucu örtüsünü sağlıyor.Özetlemek gerekirse, branda üretiminde ufukta bir talep daralması sorunu gözükmüyor.

İncelediğimiz plastik ambalajda ise piyasaya çok sayıda firmanın faaliyet göstermesi, fiyat-odaklı rekabetin kızışması ve yoğunlaşmasına yol

açmış. Rusya gibi önemli bir pazarın yitirilmesi ciddi sorunları beraberinde getirmiş. Sayıları 80'lere tırmanan firma arasında 30 kadarı son yıllarda üretim alanından çekilmek zorunda kalmış.

Branda üretiminde Uzakdoğu ülkelerinin fiyat-odaklı rekabeti üreticileri zorluyor. Turhan Kaya'ya göre teknolojik gelişmeleri ülkemizden de takip etmek mümkün. Otomasyonun etkilerine adapte olmak zor değil. Yaşanmakta olan sorunu şöyle tanımlıyor: "Uzakdoğu üreticileri bizim şartlarımızda üretim yapmıyor.İşgücü maliyetleri onlarda da yükseliyor ama hâlâ bugün göreceli olarak ülkemizdekinden daha düşük.Enerji maliyeti, örneğin elektrik en az bizimkinden yüzde 10 daha düşük bedelli.

Devletin üreticiye bindirdiği yükler bizimkinden çok az olduğu gibi, doğrudan ve dolaylı destekler bizimkilerinden etkili. Altyapılarda kamu yönetimlerinin çözümleri daha etkili; bizim burada yıllardır yolumuzu stabilize olmaktan çıkararak asfaltlayamadık.Uzakdoğu ülkelerinde konteyner bulmak daha kolay, daha ucuz maliyetle dünyanın her yerine ulaşabilirlik sağlanıyor."

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER VE YENİ KONUMLANMA

Turhan Kaya kendi üretim alanıyla ilgili olarak "umutsuz" değil. Yeni yatırımlar yapıyor; ürün çeşitlendirerek piyasada derinleşmek istiyor. Dijital dönüşümü izlemenin ve uyum sağlamanın da bir zaruret olduğunun altı- nı çiziyor. Branda üretimi odağından baktığımızda kısa ve orta dönemde üç öneli soruna çözüm gerektiriyor : Birincisi, Çin ve Uzakdoğu ülkeleri rekabeti. İkincisi, endüstriyel ekonominin ileri teknoloji donanımlarıyla rekabetin sürdürülebilirliğini güven altına almak. Üçüncüsü de, dijital teknoloji donanımlarla internet ekonomisinin gereklerini yerine getirmek.

Quah ve Mahbubani 'nin paylaştığımız analizlerini Bayram Ali Eşiyok'un HBT'deki "Trump: Ulusal ekonomiye dönüş mü? Asıl mücadele Çin-ABD arasında" başlıklı yazısındaki analizle tamamlamalıyız.ABD ekonomisinin ürettiği GSYH'nin dünyadaki payı 1970'de yüzde 36,6 iken 2015'te yüzde 24,4'e geriledi. ABD ekonomisi 1970' de 2 milyar 590 milyon dolar fazla verirken, 2015'te 762 milyar 565 milyon dolar açık verdi. ABD'nin yüksek teknoloji ihracatında dünyadaki payı yüzde 8'ler düzeyine indi. Çin'de ise hızlı bir gelişme var. 1990'da dünya GSYH'deki payı yüzde 1.6 iken 2015'de 14.9'a yükseldi. Çin ekonomisi 1990' da 9 milyar 165 milyon dolar fazlasını 2015 yılında 566 milyar 998 milyon dolara ulaştı. Çin'in yüksek teknoloji içerikli ürün ihracatının dünya genelindeki payı yüzde 23'ler düzeyine ulaştı.

Bir süper ekonomi rakiplerine göre gerileme sürecine girdiğinde sosyolojik olarak, normal zamanlarda "serbest ticareti savunan bütün değerler" unutulur; "korumacı refleks" işlemeye başlar. ABD'de Trump'ın açıklamalarında bu eğilime hep birlikte tanıklık ediyoruz. Silivri' de plastik branda üreten Turhan Kaya'dan, Quah, Mahbubani ve Eşiyok' un işaret ettikleri eğilim çok açık: Çin ile ABD arasındaki ticaret kavgası kızışacak. ABD gibi hakim güçlerin gerilime süreçlerindeki davranışlarıyla ilgili tarih çok sayıda örneği bize sunuyor. Çin ve çevresindeki ülkeler durumlarını korumak ve geliştirmek için yeni pazar arayışları hızlanacak ; yeni işbirlikleri ve iş bölümü yapıları oluşacak. Daha şimdiden ülkemizde birçok geleneksel sektörü sıkıştıran, batmalara ve kapanmalara neden olan bu eğilimi yakından izlemek, gerekli önlemleri tam zamanında almak gerekiyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.