“Kurduğum hayatta mutluyum”

Elele - - BEN’CE -

Tuba Ünsal üreten, çalışan ve ailesine özenle vakit ayırmaya çalışan biri. Pırıltılı bir hayatın içinde çok rahat gibi görünse de o da pek çoğumuz gibi çokça parçaya bölünmüş ama dimdik duran mutlu bir kadın. Ünsal bir

gününü, yeni hayatını yazdı.

Çalar saat baş ucumda gürültüyle Çalmaya başlıyor, bir türlü ayarını yapamadığımdan saçma bir radyo yayınıyla ve hiç tanımadığım o gıcık DJ’in sesiyle başlıyor gün; “Bayanlar baylar herkese en tatlısından bir merhaba…” Saat 07.00 ve evde curcuna başlamış durumda. Sare ısrarla kahvaltısını benim yaptırmam için mücadele halinde. Civan şaşkın şaşkın etrafa bakarken ağzını açtığı anda içeri tıktığım muhallebisiyle güne başlamış. Leyla çoktan kahvaltısını etmiş ve oyuncaklarıyla odasında kendi halinde takılıyor. Kedilerimiz Tepsi ve Boncuk yataktan kalktığımdan beri peşimdeler, elleri olsa elimden tutacak ve mama kaplarını doldurana kadar eşlik edecekler. Serdar Amca (Cabas) hayatında hiçbir şeye sahip çıkmadığı kadar sorumluğuna sahip çıkıyor ve gece kaçta partiden dönmüş olursa olsun çocukların koşturmacasının bir yerinden tutuyor, birazdan servis gelecek ve Sare’yi servise bugün o teslim edecek. Sevgilim, ailemizin babası olarak her şeyi biliyor ve kim neye ihtiyaç duyuyorsa karşılıyor, o varken her sorun çözülüyor... İşte gün, bizim evde böyle başlıyor. Civan Mert’in doğduğu andan bir ay önceye kadar bu maraton bütün gün sürüyor, birinin sütü diğerinin ‘Karlar Prensesi’ derken gün bitiyor ve akşam 20.30 itibarıyla ev sütliman olduğunda biz muhteşem üçlü Serdar, Mirgün ve ben mutfağımızda ikisinin yeni keşiflerle yaptıkları yemekleri yiyor ve bir dizi ya da film izleyip günü kapatıyorduk. Bir aydır bu düzen yeni dizim ‘Ruhumun Aynası’ yüzünden tepetaklak olmuş durumda. Sabah çocuklara kahvaltı yaptırıp koştur koştur sete gidiyorum, setten çokça gece eve gelip ertesi günün hazırlıklarını yapıp çocukların yemeklerini hazırlayıp bir gün onları görememişsem diğer gün çocukları da yanıma alıp tekrar sete gidiyorum. Çekim yaptığımız mahallede bana bir ev bulduk, mahalle bakkalımızın evi, çocuklarla kendi evimiz gibi takılıyoruz. Set demek beklemek demek, çokça vaktim oluyor cücelerimle vakit geçirmek için ama gün bittiğinde set ve çocuklar arasında pinpon topu olmuş bedenim bitap düşüyor. Çocuklar benimleyken çok mutlular hiç sorun yok. Sare zaten sosyal böcek, herkesle ayrı bir ilişki kurmayı

beceriyor, hemen rol arkadaşım Filiz’le (Ahmet) arkadaş oldu bile. Her sabah 8.00’de evden aldırılıyorum, yolda mail’lerime bakarken bir bakmışım Beykoz’a sete varmışız, o sırada Filiz uyanmış oluyor ve arabanın arka koltuğunda kıvrıldığı yerden doğrulup günün ilk ‘Günaydın’ını mırıldanıyor. Ona karşılığım memleketi Üsküp’ten geliyor ‘Sana da günaydın Lokçam’. Makyaj ve saç karavanında kendimize gelmeye çalışırken Özgürcan (Çevik) elinde bize aldığı kahvelerle belirip akşam arkadaşlarıyla yaşadığı komiklikleri anlatıyor. Ankara Sanat Tiyatrosu’nda tiyatro yaparken çok mutluydu ama burada söz verdik bu diziyle onu da mutlu edeceğiz. Sahne aralarında Ayşen Gruda mutlaka ilginç bir hikaye bulup bize enerji veriyor, pür dikkat onu dinliyoruz, bir ara rolüne konsantre olmaya çalışan Engin Hoca’nın (Alkan) bol ödüllü oyunu, ‘Şark Dişçisi’ni yönetir gibi ciddiyetle çalışmasına dikkat kesilip yaptığı mimiklerle ‘Muhtar Muhiddin’ karakterine kapılıp, bu karakterin fenomen olacağının dedikodusunu yapıyoruz. Bülent (İşbilen), yönetmen koltuğundan yanımıza sıkça gelip en ince detaylarla ne yapmamız gerektiğini anlatıyor, “Oscar’ı aldığımda ilk sana teşekkür edeceğim sayende bu kadar iyi oynayabiliyoruz” diyorum, ekip “Tubacım henüz dizilere Oscar vermiyorlar ama Emmy ödüllerinde ful yanındayız” diye dalga geçiyor benimle. Görüntü yönetmenimiz Bülent Özer, set arasında daha önceki tecrübelerinden İngiliz ekipler ve Amerikalılar arasındaki çalışma farklılıklarını anlatıyor, sayesinde İngilizlere sempatimiz artıyor. Mahalledeki psikiyatri muayenehanesinin bahçesi nefis erik ağaçlarıyla dolu. Set arasında tırmanıp yemeğe yeni başlayan Civan’a erik topluyorum, sahne arasında ezip iki ara bir derede yediriyorum. Zehra (Çelenk), yazdığı senaryonun bu kadar neşeli hayat bulmasından memnun, her gün yanımızda ve bitmek tükenmek bilmeyen sorularımıza cevap veriyor. İzlediğim 2-3 diziden biri olan ‘Bir Kadın Bir Erkek’ dizisiyle şahaneler yaratmış yapımcımız Müge Turalı ve idari yapımcı Melda (Yalçın) sete geldikçe Fox TV’den gelen haberleri veriyorlar bize, yaşasın kanalımız da bizim kadar heyecanlı. İşte böyle geçen günlerin ardından çok neşeliyim ama güç derman kalmadı bende... Yorgunluğa rağmen garip bir huzur ve mutluluk halindeyim. Hayatımda olmadığım kadar gurur duyuyorum böyle bir işte, böyle bir kadroyla oynadığım için. Hayat bence basit de güzel; fazla atraksiyona olduğun yerde mutluysan hiç gerek yok. Ben artık kurduğum bu hayatta çok mutluyum...

BiR çOCuğuNA yEMEK yEDiRip, DiğERiyLE OyuN OyNARKEN pOZ VEREBiLEN KADIN TuBA ÜNSAL.

KIZI LEyLA’yA DOğuM

GÜNÜ pASTASINI yEDiREN MiRGÜN CABAS VE pASTAyA SuLANAN KEDi TEpSi.

CiVAN MERT’i öğLE uyKuSuNA yATIRAN

AMCA SERDAR CABAS. pAZAR GEZMESi, çiçEKLERi, OğLu, SEVGiLiSi VE EN MuTLu HALiyLE TuBA ÜNSAL.

‘RuHuMuN AyNASI’ SETiNDE ERiK AğACI BuLuNCA çOCuKLARINA MARMELAT yApMAK içiN MERDiVEN TEpELERiNDEN AğACA uZANAN TuBA ÜNSAL.

TuBA ÜNSAL’IN

KéRASTASE iLE yApTIğI iş

BiRLiği içiN çEKiLEN ‘ANNE’ fOTOğRAfINI SEVEN CiVAN

MERT.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.