ÇıNAR OSkAY’ıN İSTANbUL’U

Elele - - RÖPORTAJ -

İstanbul’un cinsiyetinin ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Bir teorim var bununla ilgili. Bazen bir yabancıya anlattığımda boş boş yüzüme bakabiliyor. Benim İstanbul’la bir aşk ilişkim var sanki. Duygusal bir etkileşim var. Sadece romantik bir ilişkide hissedilebilecek şeyleri yaşatıyor. Mutlu ediyor, hayran hayran seyrettiriyor, gülümsetiyor… Farklı saatleri, ışığı, halleri var. Kızıyorsun, bağırıp çağırıyorsun trafiğine, bunalıp terk etmek istiyorsun. Sonra köpek gibi geri geliyorsun… Bu öyle Portland’da filan, her yerde olacak iş değil. Uzun süre ilişkim olmadığı zaman şehirle kurduğum bu ilişki o boşluğu hissettirmiyor sanki. Neyse siz de tuhaf bakmaya başladınız.

İstanbul’da gitmeyi en sevdiğiniz mekanlar?

Evime yakın olduğu, çalışanlarını, çaldığı müziği sevdiğim ve yabancı bir ülkedeymiş gibi medenice sosyalleşebildiğim için Lucca’ya gidiyorum. Rakıyı, bir gazeteci klasiği olduğu için Beyoğlu Yakup’ta içerim. Beyoğlu benim evimdir, son yıllarda iyice bitirmeye çalışıyorlar. İnatla Ece’ye, Off Pera’ya uğrarım. Gece hızımı alamazsam Aztek, Şamdan, Reina ayırt etmem, gider, sıkı bir İstanbullu gibi her yerde sonuna kadar eğlenirim.

Yalnız başına İstanbul’da en çok ne yapmaktan, nereye gitmekten keyif alırsınız?

İstiklal’de yürüyüp de kendimi iyi hissetmediğim olmadı. Çok ciddiyim. Bir kere bile. Arnavutköy’de oturduğum için sahilde her gün yürüyorum. Son zamanlarda bazen vapura atlayıp Anadolu yakasında, Kandilli’den Üsküdar’a doğru yürüyorum. İki saat kadar sürüyor. Akşam saatlerinde Salacak’tan görülen Tarihi Yarımada, Taksim, Beşiktaş silüeti çok etkileyicidir.

İstanbul’daki en yeni keşif durağınız?

Büyükada’da muhteşem manzarası olan ve insanı Amalfi’de gibi hissettiren Eski Bağlar Koyu ve tepedeki restoranı…

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.