UĞUR POLAT

Modern robIn Hood

Elele - - ELELE ÖZEL -

Onun için fazla söze gerek yok. Can verdiği karakterler, hayata karşı duruşu, karizması… Uğur Polat gerçek hayatta yaşayan bir efsane. ‘Ulan İstanbul’da ise modern bir Robin Hood.

‘Ulan İstanbul’ nasıl bir hikaye anlatacak bize?

Kısaca bir dostluk ve dayanışma hikayesi. Benim oynadığım karakter Kandemir’in önderliğinde bir çetenin etrafında dönüyor. Çok sevimli, birbirine çok sıkı bağlı, neredeyse aile olmuş insanlar var hikayede. Yıllar sonra tekrar bir araya geliyorlar, bir amaçları var. Yoksuldan yana haksıza karşı bir eylem içindeler. Modern bir Robin Hood hikayesi aslında.

Bu çete nasıl bir araya geliyor?

Kandemir, başından geçen bir olay yüzünden yurt dışına kaçmış, ona yardım eden kişilerden biri de Kandemir yüzünden hapse girmiş. Hapse giren kişinin sağlık durumunun kötü olduğunu ve o koşullara dayanamayacağını bilen Kandemir de Türkiye’ye dönme kararı alıyor ve çeteyi topluyor.

Senaryoyu okuduktan sonra ne düşündünüz, nasıl ikna oldunuz?

Her şeyden önce eğlenceli bir hikaye. Üst üste ağır dramlarda oynamıştım ‘Ulan İstanbul’un eğlenceli kısmına takıldım biraz. İlk kez yazın çalışacağım, bir de bunu deneyeyim dedim. Şımarıklık yapmanın da alemi yok çünkü pek çok meslektaşımız işsiz, pek çok dizi bitiyor.

‘Ulan İstanbul sen mi büyüksün ben mi?’ dediğiniz anlar oluyor mu?

Yok, ben İstanbul’a yenildiğimi anladığım zamanlar kaçıyorum zaten buralardan. Yani şu içinde bulunduğumuz ortam ne kadar kaotik, ne kadar rahatsız edici baksanıza. Bir yandan güzel bir müzik duyuyoruz ama yanımızdan kamyon geçiyor. İşte ben böyle anlarda “Ulan İstanbul ben daha büyüğüm” diyorum ve kaçıyorum. Uzun süredir Kaş’ta yaşıyorum, orası daha dingin, daha sessiz, sakin, ufuk var, deniz var, oksijen var.

Hayattan isteyip de karşılığını alamadığınız bir şey var mı?

Kendi adıma yok ama bu ülke, halk ve toplum adına birtakım taleplerimiz oldu. Onları alamadığımız zaman hayal kırıklığı yaşıyoruz. Böyle sürecek diye de daha büyük bir hayal kırıklığı içindeyim.

Hayat boyu kendinizde törpülemek için uğraştığınız bir huyunuz var mı?

Sabırsızlığım. Çok sabırsızım, çok mükemmeliyetçiyim. Onlar olmayınca da üzülüyorum, hayal kırıklığına uğruyorum. Bu huylarımı törpülemem lazım ama bu yaşa geldim hala yapamadım.

Yeni nesilden beğendiğiniz oyuncular kimler?

Bizim ekibi çok beğeniyorum. İlker Kaleli ve İsmail Hacıoğlu’nu başarılı buluyorum. İlk aklıma gelenler bunlar ama çok yetenekli başka pek çok isim var.

Üniversitede gazeteciliği bıraktınız…

Evet, üçüncü sınıfta ayrıldım gazetecilikten, konservatuvara girdim.

Hiç acaba dediniz mi?

Hayır, hiç demedim.

Hangisi daha zor peki sizce?

Herhalde gazetecilik daha zordur. Bizim uzun bekleme süreleri dışında çok büyük dertlerimiz yok.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.