SEVTAP ÖZALTUN

Mücadeleci derya

Elele - - ELELE ÖZEL -

‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ dizisinde çekti dikkatleri üzerine. Ağır makyajından ve kostümlerinden sıyrılıp duru güzelliğiyle ‘Ulan İstanbul’da çıktı karışımıza. Dizinin esas kızlarından biri olan Sevtap Özaltun, Derya karakterine can veriyor.

‘Ulan İstanbul’ ekibiyle yolunuz nasıl kesişti?

Ben ekibe son dakikada dahil oldum. ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’de oynadığım karakter dolayısıyla biraz önyargıları varmış ama kırmam uzun sürmedi.

Nasıl bir karakter?

Enerjisi çok yüksek, güçlü bir kız, hayata sıkı sıkı tutunabilecek kapasitede. Naif bir tarafı da var ama güçlü tarafı ağır basıyor. Kısaca yaşamayı seven, enerjisi yüksek, mücadeleci biri. Bodrum’da doğmuş büyümüş, annesini erken yaşta kaybetmiş, oyuncu olmaya karar vermiş ve İstanbul’a gelmiş. Babası, Kandemir’in istemeden payı olduğu işlemediği bir suçtan dolayı hapse girmiş. Derya’nın yolu da bu noktada tesadüfler zinciriyle Kandemir’le kesişiyor. Babasının hapse girmesinin sebebinin onlar olduğunu öğreniyor. Hiçbir kötü niyetleri olmadığını da anlıyor kısa sürede ve çeteye dahil oluyor.

Senaryoda sizi en çok etkileyen şey ne?

Eğlenceli ve aynı zamanda içinde aksiyon var. Bir de, bir tutam dram… İçinde çok dramatik hikayeler var aslında, bir yerde boş vermişler ve ‘Ulan İstanbul ben seni yeneceğim’ diye hayatla mücadeleye koyulmuşlar. Tatlı tatlı, hayatı çok ciddiye almadan, hem kendileri hem de başka insanlar için yaşayan bir ekip olmuşlar. Senaryonun ritmi gerçekten çok güzel, seyirci izlerken hiç sıkılmayacak…

Hayattan en büyük isteğiniz ne?

Huzur.

Ne yapıyorsunuz huzur bulmak için?

Evimde bir köşem var, oraya geçip müzik dinliyorum. Daha sessiz sakin ama çok da soyutlanmadan yaşamaya çalıştığım bir dönemdeyim. Çünkü her gün sete gidiyoruz ve konsantrasyonumuz biraz bozulabiliyor. Sıyrılmak için kaçmayı tercih ediyorum.

En sevmediğiniz huyunuz ne?

Takıntılıyım.

En çok neye takılırsınız?

Çok net verebileceğim örnekler yok. Çünkü takıntılar genelde beni yoran şeyler, karşımdaki insanları değil.

Mesleğinizle ilgili takıntılarınız var mı?

Olmaz mı? Hiç beğenmem ki kendimi. Mesela artık yönetmenimiz monitörden izletmiyor bana sahnelerimi. Çünkü izlediğim an “Allah kahretsin” diyorum. Ve bu çok rahatsız edici bir şey. Yönetmen zaten işi bilir ve o oldu diyorsa üzerine bu kadar gitmenin anlamı olmaz ama ben kendimi epey hırpalıyorum ve bu özelliğimden kurtulmaya çalışıyorum.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.