Değişiyoruz, karışıyoruz!

Elele - - EDİTÖR -

Neşeniz eksik olmasın…

Her on yılda bir dünya zihinsel ve duygusal bir değişime giriyor. Bu nedenle 70’ler, 80’ler ve 90’lar apayrı ruhlara sahip. Peki 2010’ların neyinden bahsedilecek sizce ileride? Yani hani 80’ler denildiğinde ‘peace’ yazılı tişörtler; 90’lar denildiğinde deri ceketli ‘pop’ karakterler geliyor ya aklımıza ilk. ‘2010’lu yıllarda…’ diye başlayan cümleler hangi fotoğrafı hatırlatacak bize ilk dersiniz? Bana sorarsanız ‘karmaşa’ yılları bunlar. Her şey bir arada, her desen, her renk, her tarz. Zamansız ve tanımsız bir moda anlayışı; kuralsız bir yaşam… Gece davetine spor ayakkabı ile gitmek gibi bir şey artık hayat çünkü ya da pırıltılı zarif bir elbisenin üzerine deri ceket giyecek kadar dik kafalı! Ve bir haber; sonbahar-kış sezonu için yeni tasarımlar bir bir podyumdan geçti ve gördük ki bizim ‘karmaşık’ ruh hali bir süre daha devam edecek. İçinde olduğumuz için farkında olmadığımız ama yıllar sonra dönüp baktığımızda 2010’lar olarak adlandıracağımız şu yıllarda, bana sorarsanız bir tarihe, yeni bir devre, bir değişime şahitlik ediyoruz… Kendimize uzaktan bakmaya çalışıyorum zaman zaman… Fikirlerini rahatça söyleyebilen, çalışan, güçlü kadınlara dönüştük ama hiç olmadığımız kadar kızgınız; eşitsizliklere, şiddete… Nedeni şu; farkındayız! Bilmek çoğu zaman daha çok acıtıyor galiba. Yapabileceklerimizi biliyoruz artık ve bu dünyanın buna izin vermeyişi kırıyor bizi. Bu ayın psikoloji konusu Othello Sendromu; her gün şiddet haberleri okuyarak başlıyoruz ya güne, hani delice kıskançlıklar, sevgi arsızlıkları var ya sürekli çevremizde; bu bir hastalık evet. Tedavi etmeliyiz kendimizi ve çevremizdekileri… Gelelim bizim bu ay yaptıklarımıza! Biz de ‘karışık’tık biraz. Dışarıda güneş bizi çağırırken, Instagram’da her gün deniz kenarından yüklenmiş onlarca fotoğrafa maruz kalırken ‘yaz kokulu bir dergi hazırlamak çok kolay oldu’ diyemeyeceğim. Ama keyfini çıkarmayı başardık sanırım… Eğlendik; madem tatilde değiliz, dergimiz tatil koksun, yazı uzatsın dedik. Yani biz ağustos sayımızda sezonu açmadık. Çünkü henüz bitmemeli; yapacak birkaç küçük işimiz var! Sevgili Elele ekibi bu lafım size; bu son şansımız galiba… Ağustosta o ayaklar suya değmeli artık.

Unutmayın, hayalleriniz bitmediği sürece hayat size hep keyif verecek!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.