Ağır depresyonlArA yol AçAbilir

Elele - - PSİKOLOJİ - Sonuç olarak; öncelikle bilmeniz gereken, her takıntı bir obsesyon değildir. Ve sonra şunu unutmayın; zihninizi yormayın, canınızı sıkmayın, ufak tefek şeyleri takıntı yapmayın!

Obsesyon tedavi edilmediğinde, bazen kişinin tüm gününü ve dolayısıyla tüm hayatını etkileyecek şekilde ilerleyebiliyor. Kirlenmemek için hiç evden çıkmama, tüm gününü eşyalarını yıkayarak geçirme, takıntılar nedeniyle işinden olma, 6-7 saat banyoda kalma gibi şiddetli vakalar sık görülen durumlar... Bu rahatsızlığın kötü bir tarafı da zaman zaman yakınmalar azalsa da kısa sürede tekrar edebilmesi ihtimali. Bir takıntı geçerken başka

bir takıntı başlayabiliyor. Obsesyon, zihni aşırı derecede yoran bir hastalık ve uzmanlar hastalık belirtilerinin oluşturduğu sıkıntının hayatı çekilmez bir eziyet haline getirerek intihara kadar götürebilen ağır depresyonlara yol açabildiğini söylüyor. Hastalığın tedavi

olmadan kendi kendine geçme olasılığı ise çok düşük.

nAsıl yAklAşmAlı?

Endişe bozukluğu olan yakınlarımızla sağlıklı iletişim kurabilmek çok önemli. Psikiyatrist Dr. Rızvan Uçar, “Öncelikle hastaların takıntılarının, kendilerinin de istememelerine rağmen zihinlerine gelen düşünceler olduğu ve kendileri ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar onları, zihinlerinden çıkarmalarının kendi ellerinde olmadığı unutulmamalı. Kızmak, eleştirmek ve ‘yapma’ gibi kelimeler kullanmak hastalara yardımcı olmadığı gibi hastaların sıkıntılarını daha çok arttırarak durumun daha da kötüleşmesine neden olur. Unutmayın ki hastalar takıntılarından kurtulmayı sizden çok daha fazla ister. Öte yandan hasta yakınları hastalığın bir parçası da olmamalı. Örneğin emin olamama takıntısı olan hastaların sürekli onaylatma taleplerine yanıt verilmesi önemlidir” diyor.

TakınTılı mısınız?

Peki ya siz? Bu yazıyı okuduktan sonra belki de ‘işte ben’ dediniz belki de ‘obsesyona çeyrek var’ diye endişelenmeye başladınız. Öyleyse durum ileri boyuta geçmeden bir uzmana başvurmalısınız. Kendi obsesyonunun farkına varmak ve bunun üstüne gidip aşmaya çalışmak çok önemli, tabii burada ailenizin ve yakınlarınızın sergilediği tavır da önem taşıyor. Psikiyatrist Dr. Rızvan Uçar psikiyatriste başvurmanın önemli olduğunu ve sabırla, inatla tedaviye devam etmenin önemine değiniyor. Doç. Dr. Levent Sütçigil ise obsesif bozukluğun ilaç ve psikoterapi (konuşarak tedavi) olmak üzere iki türlü tedavisi olduğunu söylüyor. “Uygun olan, iki tedavinin birlikte uygulanması. Çok şiddetli olgularda ise beyin ameliyatı denemeleri var ve başarılı sonuçlar alınıyor.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.