HER ŞEYE RAĞMEN yaşamaya değer!

İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na yapılan bombalı saldırıdan, tsunamiden ve trafik kazasından şans eseri kurtulan bir kadının hikayesi bu.

Elele - - YAŞAM -

ONUN YAŞADIKLARI İÇİN ÖLÜMLE DALGA GEÇMEK DE DİYEBİLİRSİNİZ, UĞURSUZLUK DA…

O ise hayatın kendisine başka bir yön vermek için bu virajları önüne koyduğunu düşünüyor… 2003 yılında İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na yapılan bombalı saldırıdan ve 2004 yılının sonunda Güney Asya’yı vuran tsunami faciasından kıl payı kurtuluyor, üzerine bindiği taksinin hurdaya döndüğü bir trafik kazası yaşıyor. 1975 yılının eylül ayında kendi deyimiyle ‘müzisyen ve kendi çapında ünlü’ bir aileye doğduğunu söyleyen Banu Alagöz, önce Işık Lisesi’ni ardından Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nü bitiriyor. Sonrasında özel bir televizyon kanalında önce danışman sonra da genel yayın yönetmenliği yapıyor. Fakat hayat bir noktada tıkanıyor onun için. “2003 yılının sonlarında aşırı çalışmak ve sorumluluk almaktan dolayı psikolojik olarak yıpranmıştım. Biz idealist annelerin kızlarıyız. İlk öğrendiğimiz şey kendi başımıza, ayaklarımızın üzerinde durabilmek. Bazen bunu çok fazla ciddiye alıyoruz ve biz olmadığımızda üzerimize yıkılacak bir hayat inşa ediyoruz. Ben de aynen bunu yaptım sanırım. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle çok ünlü bir psikologdan randevu aldım. Adam beni sadece 15 dakika dinledikten sonra teşhisimi koyup önündeki reçeteye altı aylık ilaç tedavisini yazıverdi. ‘İlk kutu bittiğinde gel, tedavine başlayalım’ dedi.” Psikiyatrın yanından çıktığında Alagöz kapıda durmuş bir süre. O an bir karar vermiş; ya kendini kandırmaya devam edip kendinde temel bir bozukluk olduğuna ve bunun ilaçlarla, tedavilerle çözüleceğine ikna olacak ya da hayatında bir şeylerin yanlış gittiğini ve aslında sadece birkaç yanlış seçimin onu bu noktaya getirdiğini fark edecek... “Ben ikincisini yaptım” diyor. Önce ilişkisini, sonra işini bırakmış. Arkasından da yeni arayışlar başlamış. Hayat her zaman boş bir otobanda konforlu bir araba ile yolculuk yapmak değil. Karşımıza büyük talihsizlikler çıkabiliyor ama onun karşısına bir değil tam üç kez çıkıyor. İlki; 20 Kasım 2003’te İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na yapılan bombalı saldırı. “İngiltere’den bir iş teklifi almıştım ve bir haftalığına İngiltere’ye gidecektim. Perşembe günü saat 11.00’de konsolosluğa vize belgelerimi teslim etmem gerekiyordu. Bir gün önce Etiler’de ailemin evindeydim. Koltukta uyuyakalmışım, randevuya geç kaldım. Yoldayken konsolosluğa bombalı saldırı olduğunu öğrendim. Galatasaray’daki evimin camları tuzla

Gülru İncu

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.