60’LARI

Elele - - YAZAR -

Yıllar geçiyor geçmesine

de geçmiş her daim tekerrür ediyor, özellikle de moda dünyasında.

Her sene modanın önde gelenleri içinde bulunduğumuz senelerde ne giymemiz gerektiğini

belirliyor ve biz de ona göre hareket ediyoruz. Bu

sene rüzgar 1960’lardan esiyor olsa gerek Gucci’si

Saint Laurent’i 60’ları burnumuza dayamaya başladı. Tamam akım olarak güzel, defilelerde izlemek de keyifli. Ama çok az kişi var ki bu tasarımları üzerinde taşırken kendini babaanne gibi hissetmesin. Audrey Hepburn zarafetine sahip olduğunuza eminseniz sorun yok ama tereddütünüz varsa

kullanmayın.

Şimdilerde birine yürümenin en iyi yolu Snapchat oldu. Instagram’dan like basmak, Twitter’dan takibe almak sıkıcı oldu. Snapchat’ten sutyeninizle beraber göğüslerinizi de gönderdiniz mi her şey hızlanıyor. Bir de bu aplikasyondan gönderilen mesajların 10 saniyede yok olma durumu var ya, herkesi daha rahat harekete zorluyor. Ama erkekler ne yapıyor biliyor musunuz, “Bakın şimdi üç dakika içinde bana memelerini yollayacak” diye iddiaya giriyorlar. Ve sizin sadece manitanız görsün diye gönderdiğiniz o fotoğrafa toplu halde bakıp sizinle dalga geçiyorlar. Hangi erkekler mi, ne bileyim canım belki sizinki yapmıyordur!

En sevmediğim kadınsal modalardan biri daha hortladı, transparan kıyafetler geri döndü. Bir tül yardımıyla göğüslerin halka arz edilmesine diyecek lafım yok ama genelde o bölgeler hiç de hoş olmayan parçalarla kapatılınca bir esprisi kalmıyor. Giyen kadınlar da bir şekilde ‘Of Tanrım, neredeyse çıplağım’ diye düşünmekten kendilerini alamıyorlar sanırım, sonucunda hiç cool olmuyorlar. Transparan kullanmanın en klişe ama en güzel yolu ceket içine giymek. Diğer türlü işin içine danteller girince pek hoş olmuyor doğrusu. Kim tasarlarsa tasarlasın.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.