RUJ

Elele - - GÜZELLİK -

ruj, FransızCa’da kırmızı anlamına gElEn ‘rougE’ kElimEsindEn gEliyor.

60’lı yıllara kadar sadece kırmızı renkte üretilen rujun tarihi Mezopotamya’ya kadar uzanıyor. Mezopotamyalı kadınlar yarı değerli mücevherleri öğüterek dudaklarını renklendirirdi. Mısırlılar karıştırdıkları çeşitli yağları kızıl kurşun ve demir oksitle renklendirip dudaklarını boyardı. Kleopatra’nın rujları kırmızı renkli böceklerden elde ediliyordu. Ancak zehirli maddelerin bilmeden eklendiği karışımlar ölümlere de neden oldu, hatta ‘ölümcül öpücük’ tanımına ilk kez bu dönemde rastlanıyor. Katı ruj, Endülüslü doktor ve eczacı Abu al-Qasim al-Zahrawi tarafından bulundu ancak Ortaçağ’da ruj kullanımı kilise tarafından yasaklandı. Rujun popülerlik kazanması 16’ncı yüzyılda İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth ve onun yakın çevresindeki kadınların kullanımına kadar uzanıyor ve balmumu ile çeşitli bitkilerin

50’Lİ YILLARDA

KIRMIZI RUJ SEKSAPALİTENİN SİMGESİ OLDU. BU YILLAR AYNI ZAMANDA MARILYN MONROE VE AVA

GARDNER GİBİ KÜLT GÜZELLERİN,

DOLAYISIYLA HOLLYWOOD’UN DA

ALTIN ÇAĞIYDI.

MASKARA MaSkara kullanımı da antik Mısır’a kadar uzanıyor. Mezopotamyalı kadınlar gözlerine sürme çekerdi. İlk maskara 1913’te Fransız kimyager ve parfümer Eugene Rimmel tarafından yaratıldı. Maskara kelimesi İtalyancada maske anlamına gelen ‘maschera’ kelimesinden geliyor. Modern maskara T. L. Williams tarafından kız kardeşi Mabel için 1913’te yapıldı ve kömür tozuyla vazelinin karıştırılmasıyla elde edildi. Williams postayla bu yeni ürününü satmaya başladı, kız kardeşinin adını verdiği şirketi ise bugün kozmetik devlerinden biri; Maybelline. Maskara ile rimel arasında o günlerde farklar vardı. Rimel sadece topak halde bulunuyordu ve ıslatılmış fırça ile sürülüyordu. Bugün kullandığımız anlamda maskarayı 1957 tarihinde Helena Rubinstein geliştirdi.

OJE MıSırlılar tırnak rengini toplumsal sınıfları birbirinden ayırmak için kullanıyordu. Nefertiti’nin el ve ayak tırnaklarını koyu kırmızıya, Kleopatra’nın ise vişne rengine boyadığı günümüze kadar gelen söylentiler arasında. Alt sınıfa mensup kadınlar ne yazık ki sadece soluk renkleri kullanabiliyordu. Çin soyluları M.Ö 3000’lerde tırnaklarını parlak gösterebilmek için Arap reçinesi, yumurta akı, jelatin ve balmumu kullanırdı. Sıradan Çinlilerin tırnaklarına aynı işlemi yapmaları ise yasaklanmıştı ve tıpkı Mısırlılar gibi tırnak renkleri hangi sınıfa ait olduklarını gösteriyordu. Koyu kırmızı, altın rengi ve parlak gri çağlar boyunca Çinliler için asaletin simgesiydi. 1800’lerde kadınlar tırnaklarını kırmızı yağ ile boyardı. Törpünün keşfi ise 19’uncu yüzyılda diş doktorlarının kullandığı aletlerden esinlenen bir doktor tarafından yapıldı. Fransız manikürü 30’lu yıllarda moda oldu. Ojenin nasıl bulunduğuna dair birçok söylenti var. Bunlardan biri de 30’lu yıllarda Helen Neushaefer adlı bir ev kadınının ojeyi bulduğu üzerine. Neushaefer, eşinin boyalarını vernikle karıştırmış ve ortaya ojenin prototipi çıkıvermiş.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.