PORSELEN MAKYAJ

Elele - - GÜZELLİK -

avrupa’da orta çağ, rönEsans vE Endüstri dEvriminE kadar gEçEn dönEmdE sıradan insanlar,

dışarıda tarımsal işlerde çalışmak zorundaydı, soyluların ise böyle bir zorunluluğu yoktu, dolayısıyla ten rengi sınıfsal bir göstergeydi. Soylu kadınlar güneşten uzak durur, toplumsal hayatta rol oynamazdı. Soylular ten renklerini beyazlatmak için pudra ya da arsenik karışımlı beyaz kurşun kullanırlardı ve bu sayede daha da aristokrat bir görünüm elde ettiklerini düşünüyorlardı. İngiltere’de I. Elizabeth yüzünü beyaz kurşunla boyardı. O tarihte Japonya’daki geyşalar ise yüzlerini pirinç tozundan elde ettikleri pudralarla beyazlatırdı. 19’uncu yüzyıla kadar, yüz beyazlatmada, içinde karbonat, hidroksit ve kurşun oksit bulunan özel bir karışım kullanıldı. 19’uncu yüzyılda bu ölümcül karışımın yerine, içinde çinko oksit bulunan yeni bir yüz pudrası kullanılmaya başlandı. 20’li yıllarda sinemanın da etkisiyle beyaz ten modası kaybolsa da porselen makyaj bugün de farklı şekillerde kullanılıyor.

BÜYÜK BRİTANYA VE İRLANDA BİRLEŞİK

KRALLIĞI KRALİÇESİ VICTORIA TOPUKLU AYAKKABI Topukların moda dünyasına ilk adımı atması M.Ö 200’e uzanıyor. Romalı aktörler için yapılan ve ‘kothorni’ adı verilen ahşap ve mantardan yapılan platform ayakkabılar sahneye çıkıyor. Antik Yunan tiyatrosunda da önemli karakterleri öne çıkarmak için topuklu ayakkabılar yapılmış. 1600’lerde erkek ayakkabılarında da topuklara rastlanıyor. Bir kadın boyunu uzatması için ilk kez topuklu giydiğinde takvimler 1533 yılını gösteriyordu. Floransa’nın en ünlü ailelerinden Medici’lerin 14 yaşındaki kızı Catherine de Medici düğününde olduğundan beş santimetre daha uzun görünmek için giymiş. Bu ayakkabının yaratıcısı olarak da dahi ressam Leonardo da Vinci gösteriliyor. Bu ayakkabı modeli de aynı korselerde ya da porselen makyajda olduğu gibi sınıfsal bir işaret olarak algılandı; çünkü işçi sınıfının hem kullanışsız ve pahalı olan bu ayakkabıyı alacak gücü yoktu hem de bu ayakkabıyla çalışması doğal olarak mümkün değildi. Kırmızı rengi bir statü göstergesi olarak ilk kullanan kişinin Christian Louboutin olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Fransız Kralı XIV Louis de kırmızı topuklu ayakkabı giyiyordu ve doğal olarak asaletin göstergesiydi. 18’inci yüzyılda ayakkabı modası denince akla Paris geliyordu ve zarif topuklu ayakkabılara rağbet çoktu. Marie Antoniette 1793’de idama giderken beş santimetrelik topuklular giymiş. Kadınlar 50’li yıllarda cazibelerine cazibe katacak yeni bir oyuncakla tanıştı: Stiletto… İtalya’da başlayan bu salgın, hem yüksek hem de iğne kadar ince topuklar aracılığıyla kadınlar arasında hızla yayıldı. Fransa’da tasarımcı Charles Jourdan stiletto’larıyla haklı bir üne sahip oldu. Günümüzde araştırmalar her 10 kadından dördünün topuklu ayakkabıdan vazgeçemediğini gösteriyor.

FRANSA KRALI

XIV. LOUIS

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.