Kuzu kuzu erKeKLer

Elele - - İLİŞKİ -

Başlık yanlış anlaşılmasın kuzu erkekler derken her şeye ‘evet’ diyen

sessiz, sakin erkeklerden değil annesinin her zaman küçük oğlu olarak kalacak erkeklerden bahsediyoruz. ‘Anasının kuzusu’ tabiriyle tanıdığımız bu erkekler, annesinden ayrılıp sizin etkiniz altına

girdiğinde ise vay halinize!

değeri, oğlunun yaşamına ekleyerek sahiplenmeye devam etmek istiyor.”

BAtsın şu oEDıpus KomplEKsi!

Evet mutlaka duymuşsunuzdur, böyle bir sorun var ve erkek annelerinin neredeyse hepsinde bize göre bu kompleks olması ihtimali çok yüksek. Oedipus Kompleksi adını, Sophokles’in meşhur Oedipus Tragedyası’ndaki, annesiyle evlenen Oedipus’un öyküsünden alıyor. Freud tarafından 4-5 yaşları arasındaki erkek çocuklarda babayı kendine rakip olarak görme ve annesinin gözdesi olma şeklindeki davranış tarzını belirtmek için kullanılıyor. Ayşegül Denizci, “Freud’un Oedipus Kompleksi diye tanımladığı gelişimsel durum, erkek çocuğun arzu nesnesini annesi olarak hayal etmesi. Yani babasını yok ederek annesine kendisinin sahip olması. Sağlıklı bir gelişim açısından, erkek çocuğun bunu başaramaması gerekiyor. Bahsettiğimiz yaşlar 4-7 yaş civarı. Hatta Psikanalist Melanie Klein’a göre daha da öncesi. Bu kadar küçük bir çocuğun kendisini dünyaya getirmiş kocaman bir kadının sevgilisi olması çocuğa bir yandan büyük bir güç veriyor ancak diğer yandan da müthiş bir yetersizlik duygusu hissettiriyor. Öyle ya, babası kocaman kendisi ise küçücük. Burada anne ile babanın ilişkisi sağlıklı ve gönüllü bir ilişkiyse çocuk anneyi ele geçiremiyor ve kendi yaşıtlarıyla beraber gelişimini sağlıklı olarak tamamlıyor. Aksi durumda ise ikilem ve bölünme ile gelişmesi duraklıyor. Annenin oğluna bir sahip gibi davranması ve kendi sözünden çıkmamak üzere yetiştirmesi oğulun hem olgunlaşması hem de karşı cinsle sağlıklı bir ilişki kurmasını olanaksızlaştırıyor. Kendi eşleriyle sağlıksız ilişkileri olan anneler, duygusal haz ve doyumu oğulları üzerinden aldıkları için oğlunu kaybetme korkusu ile hareket ediyorlar” diyor.

AnAlıK HAKKı DiyE Bir şEy vAr!

Erkek annelerinin bir kısmı yerlere, göklere koyamadıkları oğullarına bir türlü uygun bir eş beğenemezler. Aslında istedikleri kendilerine rakip olmayacak, onların sözünü dinleyecek bir kız bulmaktır. Yoksa sürekli oğluna gelini kötüleyip devre dışı bırakma mücadelesi ile hayatını heba edecektir. Oğlu bekarsa ve yeni bir kızla tanıştıysa bu annenin işi çok ama çok zordur. Bir kere biricik oğlunu ele geçiren bu düşmanı önce sindirmek gerekir, sindirilmeyecek kadar akıllı, kariyer sahibi ya da güzel bir gelin adayı ise en zor olanıdır. En güçlü silahı olan ‘analık hakkı’nı tek kurşunluk bir hak olarak gören bu anne, sadece oğlunun ilişkisine değil aynı zamanda yaşadığı evden arkadaşlarına kadar her şeye burnunu sokuyorsa, bu anneye biz diyecek bir şey bulamıyoruz. Bakalım Ayşe Denizci ne diyor? Denizci, “Bu anne, aşırı kontrolcü ve aşırı müdahaleci bir annedir. Hele ki oğlunun hayatı ya da ev yaşamı konusunda böyle bir talebi yoksa ve bu durumdan şikayet ettiği halde annesine söz geçiremiyorsa, durum giderek katlanılmaz boyutlara gelecektir. Bu durumda oğul bu kuşatıcı, boğan anneden kendini kurtarması için çatışmacı ve dominant bir eş bulacaktır” diyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.