Çabasız mutluluk halleri

Elele - - EDİTÖR - Yaşamak değil, / Beni bu telaş öldürecek.’ * Bu yaz hepimize sakinlik getirsin. Huzur ve mutluluk peşinizi bırakmasın, siz de onların…

Çok çalışıyoruz, çok koşuyoruz… Herkesin kalbi kırık, güvenmek kolay değil… Hava çok soğuk ya da belki çok sıcak… Kalabalık yorucu, yalnızlık çekilmez... Öyle de olmuyor, böyle de… Şikayet edecek hep bir şeyler var! Mutlu olmak çok zor olmasa gerek aslında.

Karpuz kapuğu denize düştü; ya da kumsalda çekilen ayak fotoğrafları Instagram’a mı demeliydim! Kafamızda onca soru, endişe, bilinmezlik varken güneşin etkisiyle hormonlarımız var gücüyle çalışmaya ve mutluluk aşılamaya başladı. ‘Yazı neden seviyoruz?’un cevabı açık aslında... Kumsala uzandığınızda ya da ayaklarınız çimene değdiğinde ya da hafif esen bir rüzgarda hayal kurmak daha kolay; hayal kurmaktan korkmayın! Ama hayalleriniz için bir şeyler yapmanız gerektiğini de unutmayın.

Dergiyi neredeyse tamamlamak üzereydik. Kapak çekimimiz için Ceyda Düvenci ile Kilyos’ta bir araya geldik... Ayaklarımız tuza ve kuma bulandı! Enerjimiz tavan yaptı! Ama asıl beni heyecanlandıran Düvenci’nin röportajı oldu. Yazı İşleri Müdürümüz Filiz Şeref sorularını sorarken sessizce alanlarına sızdım... Kulak misafiri olmak istedim galiba; davetsizce. Hatta onları dinlemiyormuşum gibi görünmek için gözlerimi kapadım. Ama röportaj sırasında gözlerimin dolmasına, tüylerimin diken diken olmasına engel olamadım. Hayat dışarıdan göründüğü gibi değil çoğu zaman, ama onu nasıl göğüslediğimize bağlı olarak güzel ya da kötü! Gülümsemesiyle savaşı kazananlardan Ceyda Düvenci. Hayal kurmayı bilenlerden. Ben oradan dersimi alarak ayrıldım! Sayfa 46’da!

Haziran bu defa yaz ile ‘seçim’i de getirdi. Ve biz artık çok iyi biliyoruz ki kendi seçimlerimizi yaşıyoruz. Hiçbir şey tesadüf değil, hiçbir şey sürpriz değil... İşi bu defa bir bilene sorduk; Metin Hara ile hayatımızın seçim sonuçlarını konuştuk; biraz tedirgin edici belki ama iyi ya da kötü zihnimizin oyunlarını yaşıyoruz hep. Mutlu olmak zor değil ama öğrenmek gerek... Sayfa 84’te Yaprak Çetinkaya’nın röportajını okuyun. Küçük bir sorgulama yapacaksınız kendinize. Sonra da biraz değişim belki, bakış açınızda…

Bu yazın en güzel tarafı ne olacak biliyor musunuz? Kendimiz olacağız! Minimum makyaj, maksimum doğallık. Parmak arası terlikler, uçuşan etekler, beyaz ahşap yer döşemesi, mavi çerçeveli bir pencere. Benim için yazın sembolleri hep bunlar oldu. Bu senenin olayı da bu! Ruhu sıkışıklara inat, özgür bir yaz bizi bekliyor. Kasmadan, çabasız... Öyle içimizden geldiği gibi… Gelişigüzel... Sıcak ve içten! İşte aradığım yaz bulundu!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.