SihiRli şapKalaR

Elele - - YAŞAM -

ElindE bir şapkayla, Hacopula pasajı’ndaki dükkanın tam kapısında karşılıyor bizi madam katıa. Öyle ki Butik Katia’dan daha içeri adam atarken bütün dükkanı kaplayan birbirinden büyüleyici şapkaların sihirli bir şekilde havada uçtuklarına ikna oluyorum. 58 yıllık bir dükkandayım. 1940’lı yıllarda Paris’ten gelmiş bir ustanın yanında henüz 12 yaşında işe başlayan annesinin seçtiği meslek, Katia Kiracı’yı o kadar büyülemiş ki annesinin dikiş yapan ellerini hafızasına kazıyarak şapka modelleri çizmeye başlamış. O yıllarda 35 kişilik bir atölyede imal edilen şapkalar bugün dükkanın arkasındaki odada sadece Madam Katia tarafından elde yapılıyor. Eskinin o şaşaalı dönemini anlatırken akşam ayrı sabah ayrı şapka takıldığını şimdi ise sadece düğün ya da nişanlar için şapka alındığını, yüreğine gizlediği hüznü bastırmaya çalışırcasına gülümseyerek anlatıyor. “O zamanlar şapka çok modaydı. Kadınlar şapka takmadan asla sokağa çıkmazdı. Beyoğlu ise şapkacı doluydu.” Hayattaki en büyük tutkusu olan şapkalara dair sessiz sitemini bir kez daha yüzünden okuyorum ve konuyu dağıtmak istercesine hemen soruyorum; “Madam Katia bu işi yapmasaydı ne yapıyor olurdu?” diye. 50 yılı aşkın süredir devam ettirdiği şapkacılıktan başka bir şey yaptığını hayal bile edemeyeceğini söyledikten sonra sözlerini şöyle tamamlıyor; “İşimi çok seviyorum. Eğer bir işi severek yapmazsan sonuç asla güzel çıkmaz.” Aldığı siparişin detayına ve yoğunluk durumuna göre bir şapka teslimini iki gün ile bir ay arasında hazırlayan Madam Katia yılda iki kez yurt dışına giderek malzemelerini Fransa’dan ve İtalya’dan bizzat seçiyor. Üstelik her bir modeli hala kendisi çizip kendisi tasarlıyor.

madam katIa butiğinde sergilediği şapkalarIn her birini bizzat elde

çalIşarak üretiyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.