SAINT-REMYDE-PROVENCE

Elele - - SEYAHAT -

16’ncı yüzyılın ünlü kahini Nostradamus’un doğduğu kent SaintRemy-De-Provence, Cote d’Azur’un lüks görünümlü kalabalığından kaçmak isteyen Fransızların gözdesi. Çeşmeleri, sakin sokakları, avluları, evleri ve her biri içinde küçük bir dünyayı barındıran hediyelik eşya dükkanlarıyla adeta zamanın durduğu bu yere Arles’dan ya da Avignon’dan otobüsle gidebilirsiniz. Taş evleri çepeçevre saran sarmaşıklar Provans’ın kalbindeki bu sakin kasabaya daha masalsı bir hava veriyor. Öyle ki çoğu sokakta sadece ağustos böceklerinin şarkılarıyla çeşmelerden akan suyun sesini duyuyorsunuz ve Fransız ressamlarının Provans’ı neden bu kadar çok sevdiğini anlıyorsunuz. Saint-RemyDe-Provence’da görebileceğiniz pek çok yer var ama en önemlisi Vincent Van Gogh’un ölmeden önce yani 1889-1890 yılları arasında kaldığı ve 150’den fazla resim yaptığı Saint-Paul de Mausole Manastırı’nın psikiyatri kliniği. Kliniğe çıkan yolda büyük ustanın ‘Yıldızlı Gece’, ‘İrisler’, ‘Zeytin Ağaçları’ gibi Saint Remy’de yaptığı ünlü resimlerin kopyalarını görüyorsunuz ve bu hazırlığın ardından vardığınız klinikte Van Gogh’un demir parmaklıklı odasını, yatağını, hasır sandalyesini, çalışma masasını, üzerinde fırçasını temizlediği şövalesini görmek biraz hüzün veriyor insana. ziyaretçi alıyor. Köy araç trafiğine kapalı, bu yüzden otobüsle ya da arabayla ancak köyün girişine kadar gidebiliyorsunuz. Köyde iki müze, bir katedral, birbirinden otantik restoranlar, kafeler ve alışveriş dükkanları var. Dokuzuncu yüzyıldan kalan ve dönemin devasa silahlarını görebileceğiniz Chateau des Baux, gerçekten çok etkileyici. Sanki bir köşe başında zırhlı şövalyelerle karşılaşacakmış gibi hissediyorsunuz. Zeytin ağaçları, lavantalar ve biberiyelerle çevrili LesBaux-De Provence, bölgenin en pahalı butik otellerine de ev sahipliği yapıyor. Keçi peyniri ve lavantalı muhallebi yemeden dönmeyin.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.