Koriş’e gel!

Elele - - RÖPORTAJ -

oyuna giderdim. Öyle bir aşkla tiyatroya bağlıydım. Sonra konservatuvar sınavlarına da girdim, birinci aşamayı geçtim ama ikinci aşamada takıldım. Bir daha da girmedim. Bir an önce sektöre girmek istiyordum. Derken kendimi İzmir Devlet Tiyatrosu’nda figüranlık yaparken buldum. Hep derler ya “Ben oyunculuğa perde açıp kapatmayla başladım” diye. Öyle bir şey olmadı ama dekor taşımışlığımız vardır. 20 yaşında İstanbul’a geldim. Hatta hiç unutmam, masaüstü bilgisayarım vardı İzmir’de. Ailemden para almayacağım diye inat edip onu sattım, İstanbul’a böyle geldim. Birkaç denemeden sonra ‘Lise Defteri’ dizisinde oynamaya başladım.

o dönem ingiltere’ye gitmişsiniz. oyunculuk dersleri bilinçli bir seçim miydi yoksa hayat önünüzde o kapıları mı açtı?

Dil eğitimi için gitmiştim İngiltere’ye aslında ama dokuz ay sonra kapı kapıyı açtı, derken İngiltere’de akademik eğitim almak için bir okula girdim ve Brighton ile Londra’da oyunculuk dersleri aldım. İngiltere’de çok ünlü oyuncuların okulunda okumadım ama çok şey kazandım. Çok devamsızlığım da oldu tabii hatta bursum gitti elimden bu yüzden. 2009’da geri döndüm. O dönem İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda oyunlara başladım. Gündüzleri cast direktörlüğünde menajerlik yapıyor, akşamları oyuna gidiyordum. Sonra cast

NUrDAN USTA

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.