MEME KANSERI TEDAVISINDE YENILIKLER

Meme KANSerI teDAVISINDe ArtıK KIşISelleştIrIlmIş HeDeFe YöNelIK teDAVIlerle YüKSeK BAşArı orANlArı elDe eDIlIYor. TeDAVININ KıSA SüreDe SoNUçlANmASı IçIN KANSerIN erKeN eVreDe teSPIt eDIlmeSI BüYüK öNem tAşıYor.

Elele - - SAĞLIK -

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ’NDEN PROF. DR. YEŞİM ERALP İLE MEME KANSERİNİN TEDAVİSİNİ KONUŞTUK.

Prof. Dr. Eralp, tedavide son yıllarda yaşanan gelişmeleri anlattı.

Meme kanserinin tedavisinde son yıllarda nasıl gelişmeler elde edildi?

Son yıllarda genetik tanı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesiyle beraber, kanserli hücrelerin tıpkı bir bilgisayar beyni gibi elektronik yollarla yönetilen bir sistem olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla biz biliyoruz ki, artık patolojik olarak aynı tipte görünen iki meme kanseri aslında farklı davranışlar sergileyebiliyor. İşte bu farklı davranışları hedefleyerek, her hasta için ayrı ayrı planlanarak uygulanan tedavilere, ‘hedefe yönelik tedavi’ veya ‘kişiselleştirilmiş tedavi’ diyoruz. Yani her kanser hastasına, içinde bulunduğu mevcut kanser dokusundaki farklı özelliklere göre hastaya özel biçilerek giydirilen ‘haute couture’ tarzı tedaviler uygulamak anlamına geliyor. Örneğin, geçtiğimiz günlerde ülkemizde kullanımı yeni onaylanan bir ilaç kanserli hücrelerin gelişimini durdurmaya, kanserin yayılmasını engellemeye yardımcı oluyor. Bu gelişme, onkolojik tedavilerin geldiği noktayı ortaya koyması açısından çok önemli.

Medikal tedavinin aşamaları ve başarı oranları nasil?

Meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 70-80’i erken evrelerde yakalanabiliyor ve şifa olasılığı var. Tümörün sadece meme dokusu ve koltuk altı lenf nodlarına yayıldığı Evre 1-2 kanserde cerrahi tedavi ön planda oluyor. Ancak cerrahi tedavide hedeflenen yaklaşım sadece kitlenin çıkarılması olduğu için meme boyutu küçük veya kitlesi oransal olarak daha büyük olan hastalarda cerrahi öncesi kemoterapi yaparak kitleyi küçültebiliyoruz. Bu şekilde küçülen tümörü ameliyat sırasında güvenilir sınırlarla çıkartmak daha kolay olabiliyor. Cerrahinin ardından patoloji raporlarına bakarak, hastalığın yayılım durumu, derecesi, hareketliliği, hastalığın lenf nodlarına yayılıp yayılmadığı, tümör çapı ve birtakım genetik faktörlere bakarak uygun şekilde kemoterapi ve radyoterapi seçenekleri uygulanıyor. Bu gibi durumlarda şifa olasılığı kanserin yapısına bağlı olarak yüzde 75-90 arasında değişiyor. Memedeki tümörün çok büyük olduğu veya koltuk altı lenf nodlarına çok yayıldığı durumlarda ise (Evre 3 hastalık) kemoterapi ve diğer tedavi yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla şifa oranı yüzde 50-80 arasında gerçekleşiyor. Fakat geri kalan yüzde 20’lik grupta hastalık ileri evrede karşımıza çıkabiliyor. İleri evrede hastalık olduğu zaman tam şifadan bahsedemiyoruz belki ama, doğru ve akılcı tedavilerle hastalarımızın uzun yıllar sağ kalmasını sağlayabiliyoruz.

Gelecek yıllarda meme kanseri tedavisinde nasıl gelişmeler bekliyorsunuz?

Daha uzun süreçteki hedefimiz her kanserin ayrı ayrı genetik haritasının çıkarılarak, her hastanın kendi taşıdığı kansere özgü tedavi yöntemi ile tedavi edilmesini sağlamak. Bu şekilde her hasta için kanserin içerdiği genetik özellikler, hastalığın vücuttaki yaygınlığı, evresi ve tedavi özelliklerini içeren üç boyutlu bir bilgi teknolojisi ağı oluşturmak söz konusu olabilecektir. Bunu bir adım daha öteye taşıyabilirsek, uluslararası bilgi paylaşımı sayesinde her hastanın hekimiyle birlikte kendisi için özel tedavilere nerede olursa olsun kolaylıkla ulaşma şansına sahip olabilmesi sağlanabilecek.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.