La La Land, Altın Küre ödüllerine sürpriz bir şekilde damgasını vurduktan sonra, 26 Şubat’ta verilecek olan Oscar ödüllerine 14 dalda aday gösterilerek rekor kırdı. Peki danslı, aşklı, müzikli La La Land’in herkesin gönlünde taht kurmasının ardında artık

Elele - - EKRAN -

Dünya politik değişimler, terör saldırıları ve çökmeye yüz tutan ekonomiler yüzünden sancılı bir dönemden geçerken eski müzikallere atıfta bulunan La La Land (Aşıklar Şehri), Oscar’ları kazanma olasılığı en yüksek aday hele ABD başkanlık seçimlerinde muhafazakarların zaferi olarak görülen Trump’ın seçilmesi hala hazmedilememişken. Sinemaya meraklı izleyiciler biliyordur, müzikal sinema önceleri ‘Büyük Buhran’ yıllarının etkilerini, sonraları da 2. Dünya Savaşı’nın tedavi edilmesi zor yaralarını sarmak için sinema seyircisinin kendini hayal dünyasının kollarına teslim ettiği bir tür olarak 30’lu yıllarda Hollywood sinemasına damgasını vurmuştu. Dans ve müzik eşliğinde seyirciye rengarenk aşklar sunan bu tür neredeyse 60’lı yıllara kadar bugün bile yıldız gibi parlayan klasikler çıkardı. 60’lı yıllar ise her şeyin yeniden sorgulandığı, hakim güç odaklarının bile önleyemediği devrimsel değişimlerin dönemiydi ve yeniden sorgulanan ‘gerçek’ ve ‘hayal’ kavramları bu gösterişli ama ‘gerçek olamayacak kadar kusursuz ve güzel’ türün de yavaş yavaş sonunu getirdi.

GÖSTERGELER NEYİ GÖSTERİR?

Bugün artık hepimiz çok iyi biliyoruz ki Akademi’nin seçimi asla sadece ‘başarılı’ yapımları ödüllendirmek değil. Onca kez aday gösterilmesine rağmen, Schindler’in Listesi’nde gördüğümüz gibi arkasına Yahudi lobisinin desteğini almadan heykeli kucaklayamayan bir Steven Spielberg gerçeği var önümüzde. Ortalık bunca toz dumanken müzikal bir filmin Oscar’ın en güçlü adayları arasında gösterilmesinin altında sosyo-politik nedenler aramak komplo teorisi mi? Aristo’nun dediği gibi hukuk ne kadar tutkudan arınmış mantık ise sinema da o kadar alt metninde politik değişimleri yansıtan bir sanat...

Gülru İncu

Bu ay Hayat Bazen Tatlıdır dizisinin güzel oyuncusu Birce Akalay’ın tarzına odaklandık. Zamanmekan sınırlaması YARGICI KÜPE tanımadan her zaman 31.92 rahatça giyebileceğiniz kadife bir elbise doğru renk ve kesimle şık bir davette dikkatleri üzerinize çekebilir; hele bordo, siyah ya da koyu yeşil olursa. Bilekte biten botlar ise retro esintiler taşıyor.

¨ MASSIMO DUTTI 449 NETWORK ¨ 729

(Black Swan) Natalie Portman’ı çok seviyorum, oyunculuğuna aşığım. Baleye çocukluğumdan beri hayranım. Bu film de bir balerinin hırsını ve tutkusunu çok iyi anlatıyor.

(To Rome with Love) Woody Allen aşığıyım; sanatını, dilini, anlatımını çok seviyorum. Bir gün filmlerinden birinde oynamayı çok istiyorum.

(Titanic) Çok güzel bir film, ne zaman izlesem kendimi Kate Winslet’ın yerine koyarım ve Leonardo DiCaprio ile oynadığımı hayal ederim.

¨

ZARA 229.95

¨

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.