Felsefesi OLAN tasarımlar

Doğal görüntü, sürdürülebilirlik ve inovasyon temelleri üzerine kurulu Tuba Ergin markası, çevreye duyarlı ve üretken kadınları mıknatıs gibi kendine çekiyor. Markanın içinde saklı olan felsefe ise alışılmadık güzelliği anlamaya yönelik bir algıya hizmet

Elele - - ESKİZ -

TEKSTIL VE MODA ILE UĞRAŞAN BIR AILESI OLUNCA INSANIN, bu mesleği yapmayı hayal etmesi çok normal değil mi? Tuba Ergin, çocukken tatil dönemlerinde uğradığı babasının atölyesinde kalıpları, kumaşları, aksesuarları, koleksiyon ve defile hazırlıklarını izlerken ne kadar büyülendiğini hala heyecanla hatırlıyor. Üstelik o yaşlarda eskiz defterini yanından hiç ayırmadığını da ekliyor. Keza en sevdiği aktivite de resim yapmak olunca, ilkokulda kişisel sergi açma başarısını bile elde etmiş. Yıllar geçip de üniversite zamanı gelince yaşadıklarını ise şu sözlerle özetliyor; ‘‘Benim jenerasyonumda moda tasarımı geçerli bir meslek olarak görülmediğinden önce işletme veya ekonomi okunur ondan sonra hala istek varsa ek olarak moda tasarımı eğitimi alınırdı. Buna rağmen benim aklımda hiçbir zaman başka bir alternatif olmadı. Bu branşa yoğun ilgimin ve resim yeteneğimin olduğunu gören ailemin de yönlendirmesiyle tasarımcı olma yolundaki serüvenim başladı.’’ 15 yaşında gittiği Chicago’da lise ve üniversite eğitimini tamamladıktan ve farklı markaların tasarım bölümlerinde staj yaptıktan sonra Türkiye’ye dönen tasarımcıya farklı bir kültürün içinde büyümenin oldukça katkısı olmuş. 2007 yılında kendi tasarım ofisi ve atölyesini kurduktan sonra Türkiye’nin en önemli markalarının yanı sıra İtalya, İspanya, Kanada, Fransa, Tunus ve Çin’de farklı firmalara da tasarımlar yapan Tuba Ergin, halen birçok firmaya marka danışmanlığı hizmeti vermeye devam ediyor. 2010 yılında kendi markası G.O.D.D (Garden of Denim Design)’ı kuran ve Vogue İtalya ve yakın zamanda kaybettiğimiz Franca Sozzani tarafından Türkiye’nin en iyi tasarımcılarından biri seçilip dergide ismine yer verilen Ergin, şu anda kendi adını taşıyan markasıyla yoluna devam ediyor. Markanın tasarımlarına Nişantaşı showroom’un yanı sıra Giziagate mağazasından ve tubaerginshop.com, lidyana.com, 365ist.com adreslerinden ulaşabilirsiniz. Şimdi Tuba Ergin markasını en ince detayına kadar kendinden dinleyelim...

MARKANIN TEMELİNDE...

Geçen yıl Future Imperfect Koleksiyonu’nu hazırlarken yaptığım araştırmalar sırasında öğrendiğim bir Japon felsefesi, tasarım konseptimi ve hatta hayata bakışımı çok güzel özetliyor. Wabi-Sabi adı verilen bu felsefe, Japon inanışına göre mükemmel olmayanın mükemmelliği ile doğmuş geleceğin tasarım anlayışını vurguluyor. Günümüzde fazlaca önem verilen cilalanmış, makyajlanmış yapay görüntülerin arasında bu felsefe insana nefes alma imkanı sağlıyor. Peki bu moda tasarımına nasıl mı uygulanır? Öncelikle yapay malzemeler kullanılmaz. Keten, koton, ipek gibi doğal elyaflar kullanılır. Formlarda asimetrik ve düzensiz görüntüler doğallığı yansıtır. Doku oyunlarıyla pürüzlü ve değişken yüzeyler yaratılır. Güzellik detaylara indikçe daha çok fark edilir, gizlidir. Klasik güzellik anlayışının bu felsefede yeri yoktur. Sadelik, doğallık, zahmetsiz şıklık ön plandadır.

İLHAM KAYNAKLARI

İnovasyon, sürdürülebilirlik ve bu iki unsurla beraber giyilebilirlik benim için çok önemli kavramlar. Teknoloji, yeni sanat akımları, kültürümüz ve tarih

sıkça beslendiğim kaynaklar; ancak koleksiyonlarımın ana ilham kaynağı doğa. Teknoloji, tasarım, bilim ne kadar ilerlese de doğada daha mükemmeli her zaman yer alıyor.

İLK TASARIM

Kısa haki rengi saten kargo pantolonumu Kopenhag’da bir kızın üzerinde gördüğümde aldığım manevi tatmini hayatımda sayılı olarak yaşamışımdır.

TUBA ERGİN KADINI

Cesur, şık, doğal, dinamik, üretken aynı zamanda çevreye duyarlı, farkındalığı yüksek şehirli kadını giydiriyorum. Benim için bu kadını giydirirken, ona sıra dışı alternatifler ve aynı zamanda gündüzden geceye taşıyabileceği kolay kombinlenecek tasarımlar sunmak çok önemli.

SON KOLEKSİYON

Son koleksiyonumun adı Biyomimikri veya Biyomimetik’ten türetilmiş olan BioMimique. Doğadan ilham alarak ya da doğayı taklit ederek insan problemleri ve ihtiyaçları için çözüm üreten bir disiplin bu. Bu kavram doğada bulunan organik kıvrımlar, bitki kesitlerinin parametrik desenleri, mikro biosfer, sıra dışı botanik türlerinden esinlenerek hazırladığım kuplar, kumaşlar ve grafiklerle koleksiyonun kalbinde bulunuyor. Koleksiyonumun başrolünde Hatay yöresinde özel dokunmuş ipek vualler ve saten gibi doğal ve ince kumaşlar, lazer kesimli ince deriler, akışkan yaz akşamı elbiseleri bulunuyor. Karpuz tohumlarından işlemelerle, yaz pastellerinden oluşan koleksiyonuma yine sürdürülebilir bir yorum kattım.

2017 İLKBAHAR/YAZ TRENDLERİ

Kırmızı ve pembenin tonlarını hem beraber hem ayrı ayrı her yerde göreceğiz. Asimetrik detaylar, geniş omuz vurgusu, 80’lerin metalik dokunuşları, maskulen- feminen oyunlara sıkça rastlayacağız.

STİL SAHİBİ KADIN

Kendi vücudunu, ruhunu tanıyan ve günlük ihtiyaçlarına göre modayı şekillendirebilen kadın stil sahibidir. Yaşam tarzı, alışkanlıkları, hobileri ve genel estetik anlayışı onu stil sahibi yapar.

ALIŞVERİŞ ROTASI

Sokak modası açısından zengin ve kozmopolit şehirler genelde tercihim. Tokyo ve Londra’yı özellikle bu konuda çok besleyici buluyorum.

SIRADAKİ!

TUstudio adını verdiğim yeni alt markam, 2017-2018 Sonbahar/Kış Koleksiyonu’nun tanıtımı ve satışı ile ilgili fuarlar ve seyahatler, danışmanlık ve bir sergi projesi... Dolayısıyla yoğun ama keyifli bir çalışma temposu içindeyim.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.