Yarın geç olabilir

Bazen nedenini bilmediğimiz bir şekilde karşımızdakinden soğuruz, ona kötü davranmaya başlarız, bize nedensiz bir şekilde itici gelmeye başlar. Bu aslında karşımızdaki kişinin değil, bizim ona bakışımızın değişmesinden ibarettir.

Elele - - YAZAR -

“Sevdiğiniz özel kişiler ile aranıza para girmesin, iletişim kurun, ayda bir çayınızı koyup samimiyetle her şeyi konuşun.”

PEKİ BİZİM KARŞIMIZDAKİ KİŞİYE KARŞI

BAKIŞIMIZ NEDEN DEĞİŞİR? Yani sevgilimize, kocamıza ya da o her kimse neden birdenbire farklı bakmaya başlarız? Araştırmalar gösteriyor ki, bunun temel sebeplerinden bir tanesi para…

Aman sizin ilişkinizde aranıza para girmesin, içtiğiniz kahvenin tadı, yaşadığınız hayatın güzel enerjisi değişmesin.

BIR SABAH UYANDIM KI IFLAS ETMIŞIZ

SEVİNÇ, hayata bıcır bıcır bakan, şen şakrak iki oğlunu aslanlar gibi yetiştiren çalışan bir anneydi. Bir sabah beni arayarak, iflas ettik ve tüm mallarımıza haciz konulacak, dedi.

Sevinç neye uğradığını şaşırmıştı. Haciz de ne demekti! Gayet güzel bir hayat sürerken, istediği tatile giderken, çocuklarını yurt dışında yaz kamplarına gönderirken nereden gelmişti başlarına böyle bir şey? Kocası neden tek kelime bile etmemişti?

İşin içine girdikçe Sevinç öğrendi ki, aslında kocası son bir senedir iflas etme sürecinde olduklarını biliyordu fakat eşine tek bir kelime söylememişti. Sanki her şey normalmiş gibi yaşıyorlardı. Karısı üzülmesin, çocuklar kaygılanmasın diye kendi başına halletmeye çalışıyordu bütün bu olanları.

Halbuki bunu bir sene önce bilseydi, yapılabilecek çok şey vardı! Keşke karısına güvenip onunla hayatı paylaştığı gibi finansal konuları da paylaşsaydı…

Düzenli aylık bütçe toplantısı yapsalardı, ayda bir saat ayırıp, samimiyetle iletişim kursalardı, birbirlerine kredi sicillerini gösterseler, üzerine konuşsalardı, bütün bunlar yaşanmazdı.

Peki siz eşinizle ayda bir saat bütçe toplantısı yapıyor musunuz? Kendinizin ve eşinizin kredi raporunu aylık olarak inceliyor musunuz? Belki de şimdi tam zamanı. Aman dikkat, tatlı dilin önemini unutmayın.

SEVGILIMIN AILESINDEN DESTEK ALMALI MIYIM?

ESRA varını yoğunu, neyi varsa satıp kendi minik işletmesini kurmuş bir girişimci. Öyle çok büyük paralarla da büyümemiş. Ailesi güngörmüş, nezih ve sevecen bir aile.

Rıfat ise Anadolu’nun zengin ailelerinden birinin oğlu. Büyük bir fabrikaları var, kendisi de işin başında.

Esra işini büyütmek istiyor fakat yeterli sermayesi yok. Sevgilisi Rıfat’ın babası diyor ki, kızım gel sana biz verelim parayı, işini büyüt. Sizce Esra bu parayı müstakbel kayınpederinden almalı mı almamalı mı?

Esra bana geldi, danıştı. Bende ona hislerini sordum. Özgürlük senin için ne derece önemli dedim. Hayattaki en önemli değerim dedi. O zaman alma dedim. Çünkü doğru fikir, plan ve doğru ekip olduğu sürece girişimcilerin, özellikle de kadın girişimcilerin para bulamamasına imkan yok.

Derin bir oh çekti, rahatladı ama şunu da ekledim; “Şayet kayınpederin bunu saygısızlık olarak nitelendirecekse ihtiyacın olan paranın bir miktarını, diyelim ihtiyacın 100 liraysa bunun 20 lirasını kendisinden alabilirsin.’’ Böylece hem ona saygısızlık etmemiş olursun hem de başın dik bir şekilde kendini ispatlamış olarak yoluna devam edersin.

Peki sizin sevgilinizin veya eşinizin finansal durumu sizinkine denk mi? Bu aranızda bir sorun teşkil ediyor mu? Sorularınızı bana yazabilirsiniz.

EŞIMI KAYBETTIM

TÜLAY eşini kaybettikten sonra kendini çok mutsuz, değersiz hissediyordu. Yaşam amacını kaybetmişti. Çocukları vardı ama onlar da kendi dünyalarında, kendi hayatlarını anlamlandırmaya çalışıyordu. Bu büyük manevi kayıp ve duygusal dünyanın üzerine bir de maddi hayat baskısı gelmişti. Geçim konusu vardı elbette. Evet geçinebiliyordu ama alıştığı hayattan çok daha farklı bir nitelikte yaşama geçmişti artık Tülay.

Eşinden kalma birkaç mülkü vardı ama bir de birikmiş borç çıkmıştı ortaya. Tülay 67 yıllık hayatında hiç hesap kitap yapmamış, ne borç ödemiş, ne de bütçe planlamıştı.

Bir sabah bana geldi, hemen oturduk, aldık elimize kağıdı kalemi ve nereye ne kadar borcu var listeledik. Sonra elindeki mülk ve varlıkları da listeledik ki ona güç versin, rahat nefes alsın. Ev, araba, mücevherat… Ne varsa güle oynaya yazdık. Hızımızı alamadık, çocuklarının para durumlarına da el attık. Ev kredisi, araba kredisi, kredi kartı, kredili mevduat hesabı, arkadaşlara olan borçlar… Nereye ne borcunuz var yazın dedik.

Yaptığımız bu varlık ve borç listesi Tülay’a çok iyi geldi. En azından artık elinde avucunda ne var ne yok iyi biliyor, kendini güçlü ve plan yapmaya hazır hissediyordu.

Peki ya sizin elinizde sahip olduklarınızın ve yükümlü olduğunuz her şeyin listesi var mı? Hadi ne bekliyorsunuz, alın kağıdı kalemi elinize. Konuyla ilgili sorusu olan varsa, ben yanı başınızdayım.

Sevdiğiniz özel kişiler ile aranıza para girmesin, iletişim kurun, ayda bir çayınızı koyup samimiyetle her şeyi konuşun.

ÖZLEM DENİZMEN

ÖZLEM DENİZMEN’İN TÜM YAZILARI İÇİN elele.com.tr/ blog

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.