OLAMAZ MI? OLABILIR!

Elele - - EDİTÖR -

Bir günü yaz, sonraki günü kış bir sonbahar… Kişilik bölünmesi bildiğin yaşadığı. Ne giyeceğini, ne yiyeceğini ve en önemlisi ne hissedeceğini bilemeyen bir grup insanız şu son günlerde sayesinde. Tam da böyle bir zamanda yapılan İstanbul Moda Haftası uzaktan bakıldığında bir karnaval gibiydi. Günler öncesinden kombinlerini hazırlayan blogger’ların ve moda takipçilerinin planını yağmur biraz bozdu galiba. Mix&match oldu sana yazlık şort, kışlık mont... Belki de iyi oldu ne dersiniz? Moda Haftası notlarını bizim için Alexander Kokoskeriya tuttu. Türk tasarımcılarının gün geçtikçe daha da büyülü atmosferler yarattığı podyumun önünde ve arkasında emek veren herkesi tekrar kutluyoruz. Detayları sayfa; 110’da bulabilirsiniz.

Kapağımızda Melisa Şenolsun var. Evet daha 20’lerinde, şeker mi şeker ve kendisinin farkında olanlardan... İçi hep çocuk dışı hep çelik kalacaklardan sanki. Yani bir yandan oyun oynamayı seviyor, eğleniyor, kahkahalar atıyor ama belli bir mesafede de tutmayı başarıyor herkesi. Benim için ilk izlenim bu; röportajı okuduğunuzda bakalım siz onun hakkında ne düşüneceksiniz... Sayfa; 46’da.

İşte benim konum! Kahve! Bayılırım. Günde en az beş fincan... Daha da abarttığım oluyor ama kokusu bile yetiyor. Bildiğin iyi geliyor. Ha kahveden anlar

mısın derseniz... İyi kahveyi tanırım ama hepsi bu. Ben; nasıl yapılır, nereden öğrenilir, iyi kahve nerede içilir diye düşünüp dururken, Yazı İşleri Müdürümüz Filiz yine yollara düşmüş (ona araştırmak olsun; koşuyor!). Bu işi gerçekten bilenleri, hatta bunu işi haline getirenleri bulmuş. Mis kokulu sohbetler sayfa; 62’de... Bir fincan kahve eşliğinde okuyun.

Sonbaharı sevin. Şehir hiç olmadığı kadar güzel bu günlerde. Her yer sanat, her yer konser, hiçbiri mi olmadı kitapçılar sanki yağmurlu günler için var.

Yağmur ve kahve kokusunun hayatınızda bol olduğu bir ay olmasını diliyorum... Güzel olmaz mı? Olabilir!

Sevgiyle...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.