YAŞAM

Kahve içmeden ayılamayanlar, yaratıcılığını konuşturmak için kahveden medet umanlar, bir keyif aracı olarak kullananlar, gün içinde kahve üzerine kahve tüketmeye bayılanlar... Onlardan çok var! Bir de kahveye araç değil, amaç olarak bakanlar, işi gücü kah

Elele - - EDİTÖR - RÖPORTAJ: FİLİZ ŞEREF FOTOĞRAF: NURDAN USTA

Kahveyi bir keyif aracı olarak kullananların dışında işi gücü kahve olan kadınları bulduk.

ASLI YAMAN, ULUSLARARASI KAHVE EĞİTMENİ, 38

“KAHVE, ULAŞMAK ISTEDIĞIM HIKAYELERE DOĞRU YEPYENI BIR PENCERE AÇTI”

İşletme bölümünde yüksek lisansını yaptıktan sonra kahve sektörüne John’s Coffee ile adımını atan Aslı Yaman, Rusya’da bugün en büyük nitelikli kahve üreticisi olarak bilinen Soyuz Coffee Roasting’de üretim direktörü olarak kariyerine devam etmiş. O, bu sektörde aslında dünyaca tanınan bir isim. 2014 yılında İtalya’da düzenlenen Dünya Kahve Demleme Yarışması’nın birincisi, Nitelikli Kahveciler Birliği’nin (Specialty Coffee Association) dünyadaki sayılı eğitmenlerinden biri. Aynı zamanda ortağı Hanife Özyurt Pekkip ile kurduğu Kimma markası vesilesiyle kahve üretiminde kadın gücünü destekleyen projeler yapıyor. Bu projeler kapsamında Ruanda başta olmak üzere kahvenin yetiştiği bölgelerdeki bazı çiftlikler ile çalışıyor. Türkiye’de ve yurt dışında kahve ile ilgili eğitimler vermeye devam ediyor.

Kahve sizin için tam olarak ne anlama geliyor?

Hiç bitmeyen bir deneyim ve yolculuk.

En iyi kahve demleme konusunda uluslararası bir ödülünüz var. Katılmaya nasıl karar verdiniz?

Aslında her şey şampiyon olmuş, sektörün ünlü baristaları ile tanışıp onlarla sohbet ederken başladı. Bulunduğum konum dolayısıyla çok farklı ve herkesin kolayca erişemediği bazı özel proje kahvelerine ulaşıyordum ve çiftçilerle tanışınca onların hikayesini dünya sahnesine taşımak istedim. Ilkinde şanssızlıklar olunca ikinci sene tekrar katıldım ve Dünya Kahve Demleme yarışmasında dünya üçüncüsü oldum. Bu o zamana kadar bir Türk’ü bırakın bir kadın yarışmacının elde ettiği en yüksek dereceydi. Kullandığım kahve Hawaii’nin Kau bölgesinden ve 580 metre gibi düşük rakımda yetişen, ama kendine has mikro iklim koşullarına sahip natürel kırmızı borbon Arabica çekirdeğiydi. Üreticisi yine bir kadındı ve onun hikayesini dünya arenasına taşıyabilmek benim için çok heyecan vericiydi. Kahve kariyerimdeki en büyük amacım iyi bir kahve elçisi olabilmek ve yarışmalar bu zorlu yolu kolaylaştırabiliyor.

Kahve konusunda bize verebileceğiniz sırlar olmalı...

Her zaman çekirdek kahveyi tercih edin çünkü öğütülmüş kahve çok kısa bir süre içerisinde okside olur, yani bayatlar. Her zaman kısa sürede tüketeceğiniz kadar kahve alın; örneğin haftalık olarak. Paketini açtıktan sonra hava almayan, direkt güneş ışığı görmeyen, serin, koku olmayan bir ortamda saklayın. Genellikle yüzeyi yağlı olarak kavrulmuş çekirdeklerden sakının. Bu kahveler acı tatları daha baskın hale getirir. Demlerken ise kahvenize uygun olan demleme metodunu seçmelisiniz. Mutlaka kokusuz, şeffaf renge sahip, sert olmayan su ile demleyin. 95 derece ve üzeri olan çok yüksek sıcaklıklarda demleme yaparsanız acı tonda olabilir. Çekirdek kahve kullandığınız zaman iyi bir öğütücü ile kahvenizi öğütün.

Kahveyle şu an içinde bulunduğunuz ilişki konusunda durum güncellemesi yapabilir misiniz?

Kahve, ulaşmak istediğim hikayelere doğru yepyeni bir pencere açtı ve bu dünyaya yine gelsem yine kahvenin merkezinde olmak isterdim. Dünyanın pek çok farklı bölgesini ve insanlarını görme, tanıma fırsatını yakaladım. Bu yolculuk halen devam ediyor.

En sevdiğiniz kahve keyfi rotalarınız?

Kahve tarlalarının olduğu coğrafyalar ve kahve sunumunun en güzel şekilde yapıldığı San Francisco, New York, Boston, Stokholm, Londra ve Seul.

Günde kaç kahve içiyorsunuz?

Tadımlar haricinde ortalama üç bardak içiyorum.

Kahve yanında mutlaka...

Güzel sohbet.

Kahve yanında asla...

Sigara.

En sevdiğiniz kahve çeşidi?

Favorim Kenya kahveleri. En sevdiğim demleme metodu ise manuel demleme yöntemi olan Chemex.

OYLUM YÜKSEL, KAHVE DÜKKANI SAHİBİ, 38

“KAHVENIN BIRLEŞTIRICI BIR GÜCÜ OLDUĞUNA INANIYORUM”

Gazetecilik bölümü mezunu olan, 13 yıl medya planlama ajanslarında çalışan Oylum Yüksel, evlendikten sonra eşi Onur Yüksel ile birlikte dünyayı keşfetmeye daha fazla vakit ayıracakları, daha çok üretip, daha az tüketecekleri yeni bir yaşam şekline geçmeye karar vermişler. Ardından pek çok adım atmışlar; şu anda bayaiyi.com aktif olarak devam ederken son adımları Balat Coffee&Guide olmuş.

Basit bir soruyla başlayalım: Kahve nedir?

Kahve ağacının meyve çekirdeklerini kavurup, öğüttükten sonra demleyerek bu içeceği yapmak, bence dünyadaki en leziz buluşlardan biri. Kahve, her sabah uyandırma servisim, her yemekten sonra rahatlatıcım, konsantrasyon gerektiren her işimde en büyük yardımcım.

Kahveye sizin yüklediğiniz anlam ne zaman ve ne şekilde bunun bir iş haline gelmesine sebep oldu?

Kahvenin birleştirici bir gücü olduğuna inanıyorum. Sadece iyi kahve içmek; yola çıkmak, uzaklara gitmek için yeterli bir sebep bizim için. Bizim gibi düşünen insanlarla Balat’ta kahve dükkanımızda buluşmayı hedefledik. Bizim amacımız bir yandan da Balat’ın tarihi değerlerini tanıtmak, Balat’ı keşfe gelen herkesin Türkçe ya da Ingilizce bilgi almak için uğrayabileceği, haritamızdan faydalanarak Balat sokaklarını daha kolay gezebileceği bir buluşma merkezi olmaktı.

Bir de ‘kahve bahane sosyal sorumluluk şahane’ dediğiniz bir projeniz var...

Gelirinin tamamı Balatlı çocukların eğitiminde kullanılmak üzere, hikayeli Balat fotoğraf turları ve workshoplar düzenlemeye başladık.

Kahveyle olan bağınız nasıl bir farkındalığa ulaştırdı sizi?

Bir kahve çekirdeğinden muhteşem ile berbat arasında binlerce tat çıkartabilirsiniz. O muhteşem tadı bulmak için deneyeceğiniz yöntemler bir yol hikayesi aslında. Diğer taraftan nitelikli kahve tüketmek daha yüksek ekonomik seviye gerektirirken, kahve ağaçlarının düşük ekonomik düzeye sahip ekvator kuşağı ülkelerinde yetişmesi oldukça ironik. Nitelikli kahveye duyulan ilgi sonucu insanların içtiği kahvenin nasıl geldiğini sorgulaması, Orta Amerika ve Orta Afrika ülkelerinin kahve konusunda sömürülmesinin durmasını sağlar umarım.

Ya dünya üzerinde kahve diye bir şey olmasaydı...

Herhalde kahve çekirdeklerini yer, üzerine de bir bardak su içerdim.

Günde kaç kahve içiyorsunuz?

Ortalama sekiz fincan.

Kahve yanında mutlaka...

Iyi müzik, kitap, dergi ya da sohbet. Dükkanımızda arka fonda daima eşimin hazırladığı Coffee Playlist çalmakta. Sohbeti yanında getirmeyen içinse biz hep oradayız.

En sevdiğiniz kahve çeşidi?

Daha gövdeli, daha az narenciye ve floral notları olan, single espresso’dan hazırlanmış porselen fincanda bir Americano daima ilk tercihim.

BİLLUR SAATÇİ BLOGGER, 36

“GUNUNKAHVESI HESABIMI DAHA ÇOK SEVIYOR OLABILIRIM”

Uluslararası ilişkiler bölümü mezunu olan Billur Saatçi, Instagram’da kendi adıyla olduğu kadar gününkahvesi hesabı ile de dikkat çekiyor. Beş yıl kurumsal hayatta kaldıktan sonra, offnegiysem. com’u daha profesyonel bir yere taşımak adına işi bıraktığını ve bloglarının başına geçtiğini söylüyor.

Kahvenin sizin sözlüğünüzdeki tanımını öğrenebilir miyiz?

Benim için kahve güne mutlu başlamak, çalışırken yaratıcı olmak, eşlik eden olsun olmasın her anından zevk aldığım ve bunu yaparken #gununkahvesi etiketiyle Instagram’da paylaşarak herkesi bu zevke ortak ettiğim vazgeçilmezim.

Kahveye sizin yüklediğiniz anlam ne zaman ve ne şekilde bir sosyal medya hesabına dönüşmesine vesile oldu?

Henüz Instagram yokken kendi stilimi paylaştığım offnegiysem. com blog sayfamda, yaşam stilimin de bir uzantısı olarak; hazırladığım sofra düzeni ve kahve sunumları paylaşıyordum. Offnegiysem adı altında paylaştığım kahve fotoğrafları çoğaldıkça, artık odalarını ayırmam gerektiğini düşündüm ve gununkahvesi. com’u açtım. Instagram’la beraber yine bu iki ayrı ve yoğun paylaşım yaptığım tutkum için de gununkahvesi hesabını açtım.

Peki bu hesap hangi amaca hizmet ediyor?

Bolca ilham vermeye çalışan bir hesap. Gununkahvesi hesabındaki tüm fotoğraflar bana ait ama #gununkahvesi hashtag’ine tıkladığınızda yüzbinlerce fotoğraf paylaşıldığını görebilirsiniz. Kendi çektiğim #gununkahvesi fotoğrafları online’da kalmayıp, geçen yıl Istanbul Kahve Festivali’nde bir sergiyle, anlamlı da bir sosyal sorumluluk projesine dönüşmüştü. birsilgibirkalem.org projesi için satışa çıkarılan fotoğrafların tüm geliri Anadolu’daki ihtiyaç sahibi okullara destek oldu. Yine kahve fotoğraflarımda kullandığım fincanların, tabakların bir kısmı da, garagesale’de birsilgibirkalem ve TOG vakfı için desteğe vesile oldu.

İsminize ait hesaptan daha çok moda ağırlıklı paylaşımlar yapıyorsunuz. Moda tutkunuz ve kahve tutkunuz arasında ne gibi benzerlikler var?

Ikisi de aslında beni yansıtan, kurgu olmayan samimi paylaşımlar yaptığım iki hesabım. Minik de bir itiraf; gununkahvesi hesabımı azıcık daha çok seviyor olabilirim.

Kahveyle şu an içinde bulunduğunuz ilişki konusunda durum güncellemesi yapabilir misiniz?

Onsuz güne başlayamıyor, gün içinde birbirimize kaliteli bir vakit ayırmazsak bunalıma giriyorum; bir gün değil birkaç saat görmezsem peşine düştüğüm tutkulu bir ilişki.

Kahvenin modası da oluyor mu?

Olmaz mı? Her beğendiğimiz kahve karesinin altında ince düşünülmüş bir styling var aslında. Zaten kahvenin fotoğrafını paylaşmak başlı başına bir moda Instagram’da.

En sevdiğiniz kahve keyfi rotalarınız?

Topağacı’nda Son ve Petra, Balat’ta Coffee&Guide ve Coffee Department, Teşvikiye’de House Cafe.

Günde kaç kahve içiyorsunuz?

En az üç.

Kahve yanında mutlaka...

Tatlı bir şeyler.

En sevdiğiniz kahve çeşidi?

Americano ve cold brew.

EBRU YOLVER, RESSAM, 39

“KAHVE, KEYIFLE KULLANDIĞIM BIR BOYA”

Güzel sanatlar fakültesinden mezun olduktan sonra tasarımcı kimliğiyle öne çıkan Ebru Yolver, bir yandan kreatif direktörlük diğer yandan resim ile ilgilenerek kariyerinde kreatif olan her şeyi kucaklamaya karar vermiş. Bir sene önce kahve ile yaptığı resimleri ile açtığı sergiyle dikkatimizi çeken sanatçı, bir yandan resim yapmaya devam ederken diğer yandan Pera Sanat Merkezi’nde sanat ve tasarım eğitmenliği yapıyor.

Kahve deyince...

Kahve keyif, kahve anlatım, kahve sanat.

Kahve resim için pek duymadığımız oldukça ilginç bir materyal. Kahve ile sanatı birleştirme noktasına sizi ne getirdi?

Ben Türkiye’de bir ilki başlattım, 2002 yılında kahveyi ilk olarak tabloya uyarlayıp resimlerini sergiledim. Tasarım eğitimi de aldığım için, resimde de sınırlı kalmayı sevmiyorum. Kahve, yeni malzeme, materyaller arayışıyla ortaya çıkan, keyifle kullandığım bir boya halini aldı.

Neden öznesi kahve olan bir sergi açmayı tercih ettiniz?

Mis gibi kokusu olan, çalışırken keyif veren bir malzeme kahve. Bana ait bir teknikte geliştirip çalışmalarıma devam ediyorum.

Peki kahve bu resimlerde nasıl bir görev yükleniyor?

Özel bir malzeme benim için, değişik efektler alınabiliyor, zevkle çalışılabiliyor, değişik tonlar ve dokular yaratarak vermek istediğim mesajı güçlendirebiliyor.

Bunun örnekleri dünyada da var değil mi? Siz hangi noktada resimlerinize farklılık katıyorsunuz?

Ben kahve ile çalışmaya başladığımda araştırmıştım ve o zaman bulduğum kaynaklarda Balzac’ın bazı yazılarını kahve ile yazdığına ve Uzakdoğu’da kahve ile sanatsal çalışmalar yapıldığına dair bilgilere rastlamıştım. Ayrıca çok eskiden mimarlıkta ve güzel sanatlar projelerinde zeminlere renk vermek için kullanılırmış. Benim farkım tabloya aktarmam ve anlatımlarımda dışavurumumda en iyi yardımcı malzemelerimden biri olması.

Kahve ile aranız, resminize malzeme olması dışında nasıl?

Aslında resimlerimde çok daha fazla tüketiyorum diyebilirim. Içim olarak Türk kahvesi ya da hafif kahveleri deneyebiliyorum. Kahve ile yapılmış değişik lezzetleri tatmayı da severim.

En sevdiğiniz kahve keyfi rotalarınız?

Farklı, kendine has, lezzetli denemeler yapmış her mekanda deneyimleyebilirim kahveli lezzetleri.

Kahve yanında mutlaka...

Çikolata ya da tatlı bir şey veya likör.

Kahve yanında asla...

Tuzlu bir şey.

En sevdiğiniz kahve çeşidi?

Güzel ve lezzetli Türk kahvesi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.