şAnGHAy

Tasarımlarının neredeyse her detayında izlerine rastladığımız bir şehri altı yıl orada yaşayan birinden daha iyi başka kim anlatabilirdi ki? Takılarına bayıldığımız Begüm Kıroğlu, Şanghay’ı anlatıyor.

ELLE (Turkey) - - EDITO - YAZI: SERLİ GAZER BOYACI

Begüm Khan markasının kurucusu Begüm Kıroğlu kendisine daima ilham veren şehri anlattı

Begüm Khan markasının kodlarını Uzak Doğu oluşturuyor ama özellikle de Şanghay. Tasarımcı Begüm Kıroğlu’nun altı yıl yaşadığı, yüksek lisansını yaptığı ve hala sık sık gittiği bir ilham vahası bu şehir. “Şanghay’a gelmiş olan herkesin saklayacak bir şeyi vardır...” lafı buranın gizemli ve mistik havasını anlatmaya yetmiyor. Bu noktada devreye Begüm giriyor. ELLE: Şanghay şehrine ilk ne zaman, ne için gittiniz? BEGÜM KIROĞLU:

İlk kez üniversiteyi bitirdiğimde, Çin kültürü üzerine yüksek lisans yapmak için gittim ve altı sene orada yaşadım. ELLE: Burayı en güzel nasıl tarif edersiniz? B.K.: Şanghay’a ilk geldiğimde şehrin dina-

mizminden, hareketliliğinden, insanlarından, buraya gelenlerin yeni fikirlere açık olmasından, şehrin hem modern hem de oryantal havasından çok etkilenmiştim. Her şeyin mümkün olabileceği, insanların kendilerini baştan yaratabileceği, yaratıcı enerjisinin çok yüksek olduğu bir yer burası. ELLE: Şehri gezmek için ideal bir günün programını yapar mısınız? B.K.:

Bence Şanghay’ın en etkileyici ve keyifli sokakları, eski Fransız mahallesi olan French Concession. Minik dar sokakların içinde komünizm döneminin tipik Çin evleri Lane House’ların yanında, 20’li yıllarda yapılmış Çin etkili Fransız köşkleri bulunuyor. Her sokakta antikacılar, yüzyıllık büyük ağaçlar, dim sum satan arabacılar, motorlar ve eski yıllardan kalan bir gizem var. Şanghay “art deco” döneminde, bütün Avrupalıların, Rusların yaşadığı günlerde bir laf söylenirmiş: “Şanghay’a gelmiş olan herkesin saklayacak bir şeyi vardır...” ELLE: Favori adresleriniz nereler? B.K.: Şanghay Müzesi dünyadaki en önemli Blue-Blanc koleksiyonuna sahip müzelerden biri olarak çok etkileyici. Yuyuan

Bahçeleri, Dongtai antika pazarı, kocaman bir pasajın tamamının kumaşçılar ve aynı gün içinde istediğinizi diken terzilerle dolu olduğu Fabric Market, French Concession’ın içindeki Ferguson Lane’deki kafeler... ELLE: Bu şehir size hangi açılardan ilham veriyor? Tasarımlarınıza nasıl yansıyor?

B.K.: Şehrin insan ve fikir sirkülasyonu çok hızlı. Buraya her sene sanki yeni insanlar yeni fikirlerle geliyorlar. Bu da çok ilham verici. Kimse hiçbir girişiminizi veya fikrinizi saçma ya da riskli bulmuyor. Yaşlanan Avrupa toplumunun düşünce yapısına göre çok ilham verici ve cesaretlendirici. Ayrıca şehrin tarihi, Uzak Doğu’nun renkleri, coğrafyanın vahşiliği, Asya’nın gizemi yaratıcılık anlamında beni çok etkiliyor. Blue-Blanc bir vazonun üstündeki horoz formu, Tibet halısının üstündeki bir kaplan şekli, Yasak Şehrin duvarının yeşil tonu, Çin kültüründe uzun hayatın sembolü olan kaplumbağa, Çin sanatında kullanılmış böcek formları gibi detaylar tasarımlarımda tekrar hayat buluyorlar. ELLE: Şanghay’ı beş sıfatla tanımlayacak olsanız? B.K.: Genç, dinamik, çılgın, cesur ve yaratıcı. ELLE: Ne almadan dönmemeli? Birkaç adres rica etsek. B.K.: Shanghai Tang’den klasik Çin elbisesi qipao’lar, genç tasarımcı Ms. Min’den çağdaşlaştırılmış Çin kültürünün esintilerini taşıyan kıyafetler, Songfang Tea House’un mavi tene-

Begüm Kıroğlu

Yuyuan Bahçeleri Tai chi yapan insanlar

Yuyuan Bahçeleri

Dongtai antika pazarı

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.