Heykel gibi

Alican İçöz, hissettiğini üstünde taşımak isteyen kadınlar için minimal ve güçlü takılar tasarlıyor.

ELLE (Turkey) - - RADAR - YAZI: SERLİ GAZER BOYACI FOTOĞRAF: MUSTAFA NURDOĞDU STYLING: ERKAN ALTUNAY

Yaratılan imajların ortaya çıkardığı etkiler Alican İçöz’ü tasarımcı olmaya iten bir güç oluyor zaman içinde. Hissettiğini yaşamaya karar verdiğinde Paris’teki Institut Français de la Mode’da okuyor. Maison Martin Margiela, Alexander McQueen ve Dior Homme’da çalışma fırsatı buluyor. Daha sonra kendi erkek koleksiyonunu hazırlıyor ve bu koleksiyon Paris, Tokyo, İstanbul gibi metropollerde satılıyor. Şimdiyse, bir kez daha, yeniden takı koleksiyonuyla karşımıza çıkıyor. ELLE: Modaya, tasarıma ve sanata olan ilginizi ne zaman, nasıl keşfettiniz? ALİCAN İÇÖZ: İlgim, estetikle bağlantılı her şeye... Bunu profesyonel olarak icra eden herkes gibi çok erken yaşta başladı ama adını koyup modaya yönelmem lise yıllarında oldu diyebilirim. ELLE: Neden aksesuar? A.İ.: Her parçanın bir heykel gibi ayrı bir bütünlüğü barındırması ve aksesuarın dünya üzerindeki fonksiyonsuz tek obje ve bir o kadar da vazgeçilmez olması beni çeken başlıca noktalar. ELLE: Koleksiyonu ve çizgisini nasıl tanımlarsınız? Çıkış noktanız neydi? A.İ.: Çıkış noktam çağdaş sanatçı John Baldessari ve heykeltıraş Cesar’ın kullandıkları doku ve tekniklerdi. Bunları kendi formlarımla ve daha önce uygulamadığım teknik ve elemanlarla birleştirdim. ELLE: Nasıl kadınları hayal ederek tasarım yapıyorsunuz?

A.İ.: Hissettiğini üstünde taşımak isteyen kadınlara diyeyim özetle. Yoksa özel bir fizik ya da kadın tipi hayal etmiyorum. ELLE: Paris ve İstanbul, size ve koleksiyonunuza ne tür şekillerde yansıyor? İki şehir size hangi açılardan ilham veriyor?

A.İ.: İstanbul tarihi ve kaotik haliyle, Paris de hayat stili, yüksek ve rafine kültür anlayışıyla bilinçaltıma elbet tezahür ediyor. Şu ya da bu şekilde diyerek kesin noktalar veremem ama şunu söyleyebilirim ki ikisi de kimlikleri çok kuvvetli şehirler. Bu iki şehirden de doğru referanslar alındığında ikisi de bence kaynak açısından son

suz. ELLE: Sizce dünya modası şu an nasıl bir evrede? A.İ.: Dünyanın içinde bulunduğu genel durum gibi karışık. Şu anki global endüstriyi de trend aşuresine benzetiyorum. Bunun da avantajları ve dezavantajları var tabii ki. ELLE: Modaya nasıl bir jenerasyon hükmediyor?

A.İ.: Her şey dijitale yönelik yapıldığı için birinci amaç, sosyal medyayı en çok kullanan jenerasyonu etkilemek. Dolayısıyla onların seçimleri ve beğenileri çok önemli.

Alican İçöz yeni koleksiyonundaki çıkış noktası olarak iki ünlü sanatçının kullandıkları doku ve teknikleri gösteriyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.