ZIT DURUŞLAR

Sera Sade’nin stili, yönettiği sanat alanı gibi yaratıcı ve özgün

ELLE (Turkey) - - CONTENTS - YAZI: AYKUN TAŞDÖNER FOTOĞRAFLAR: MERT TERLİKSİZ

SİYAH BEYAZ GALERİ’NİN DİREKTÖRÜ SERA SADE’NİN STİLİ DE YÖNETTİĞİ BU SANAT ALANI GİBİ YARATICI VE KENDİNE ÖZGÜ.

Seçkin Pirim, Combas, Ardan Özmenoğlu, Nihat Kemankaşlı, Ebru Döşekçi… Liste uzayıp gidiyor ve birbirinden farklı disiplin, form ve motivasyonla işler üreten bu isimler aslında İstanbul’da henüz açılan hip bir galerinin bir araya getirdiği sanatçılar değil. Ankara’yı, bir dönemi anlatan Siyah Beyaz Galeri’nin direktörü Sera Sade’nin İstanbul’daki yaşam alanını ve stilini, bakış açısını en iyi özetleyen isimler. “Ankara’daki çocukluk yıllarımda sergileri için yurt veya şehir dışından gelen sanatçıları daima evimizde ağırlardık, böyle bir ortamda büyürken insanın geleceği de kendiliğinden şekilleniyor” diyerek her konuda ipucu veriyor zaten.

Şimdi hikayenin başına gidelim. Keskin formlara sahip olan heykeller, grafik detayları bol tablolarının önünde, Clare Waight Keller’ın birkaç sezon önce yarattığı Chloe kadınları gibi çıkıyor karşımıza Sera Sade. Çıplak ayakları, örülmüş saçları ve dantellerle bir dönemi temsil etmenin daha ötesinde belki de Yunan mitolojisinde anlatılan karakterler gibi biraz. İki kedisinin de ona eşlik etmesi sebebiyle kocaman kahkahalarla.

Geçmişin izinde

Sera Sade’nin stili de yarattığı kadınlar da az evvel isimleri geçen sanatçılar gibi birbirinden oldukça farklı. “Kimi zaman içimden bir Coco Chanel çıkıyor. Onu da özetleyen o maskülen parçaları bir araya getirmeyi ancak yine tıpkı onun gibi romantik durabilmeyi seviyorum.”

Siyah en sevdiği renk. “Dolabımın neredeyse tamamı siyah olabilir, İstanbul’da Oto Sanayi’deki ofisime ya da ayın yarısını geçirdiğim Ankara’daki galeriye giderken en çok tercih ettiğim renk. Sürekli seyahat halindeyim ve çalışırken pratik olmalıyım.” Aslında tıpkı bir üniforma gibi ancak sanatçılarla buluşmalar, toplantılar, fuar gezileri dışında Sade bu kez farklı bir kadın oluyor. “Desenlerle çalışmaya başladığım zaman tanıştığım ve kendisine hayran kaldığım Diane von Fürstenberg en sevdiğim tasarımcıların başında geliyor.”

Galeriyi, babası Faruk Sade’den devraldığında babasının ona söylediği bir sözü anımsıyor: “Kendi hatalarını yap.” Ancak ilham kaynakları arasında Coco Chanel ve Diane von Fürstenberg gibi iki güçlü kadın olan biri için en azından bir stil yaratırken pek hata yapabileceği söylenemez. İlham kaynakları Sade’nin stilinin detaylarında gizlenirken, içgüdüleriyle hareket ederek giyindiğini, yaratıcı olduğu kadar bağımsız hareket ettiğini söyleyebiliriz ve bunları yaparken çaba harcamıyor.

Sade’nin duruşunu tanımlayan stili de evinin duvarında asılı olan ve hayranlıkla izlediği tablolarla birebir uyuşuyor. Annesi ve babasının, 30’uncu yaş günü nedeniyle hediye ettikleri Fransız sanatçı Combas’nın tablosundaki desenler pek tabii Fürstenberg’in koleksiyonlarına da ilham olabilir.

En çok annesinden ilham alıyor, hatta çekimdeki karelerde giyindiği jean şort da annesine ait ancak siyahlarla çok haşır neşir olan Sade’nin renklenmesine en çok yardımcı olan bir diğer modaevi de Chloe. “Pudra tonlarını, pembeyi dolabıma alabilmeyi başarmamın sebebidir” diyor Chloe için. “Artık alışverişe çıkarken elim en çok renkli ve çiçekli parçalara gidiyor” diye de ekliyor. Dolabında diğer favoriler ise Yohji Yamamoto, Celine ve Cos. Her üçünün en çok kesimlerine ve heykelsi formlarına bayılıyor.

Tutkular

Söz konusu takılar olunca, kullanmaya kıyamadığı aile yadigarı saatleri İstanbullu tasarımcı ve markalar tamamlıyor. “der-liebling, Ela Cindoruk ve Nazan Pak’ın küpelerine, kolyelerine bayılıyorum. Seyahatlerimden de bolca takılarla döndüğüm oluyor, kendime bir şey hediye etmek istediğim zaman ilk tercihim genelde takı oluyor.”

Dünyanın farklı yerlerinden topladığı bir diğer şeyse kitaplar ama özellikle Küçük Prens. “Seyahat ettiğim onlarca farklı ülkeden, farklı dilden bir edisyon mevcut kütüphanemde.” Sanat kitaplarına ve plaklara şef olan eşi Murat Artukmaç’ın gastronomi kitapları ve bıçak koleksiyonu eşlik ediyor. “Yaşam alanımızda her ikimizi de anlatan şeylerin olması hoşumuza gidiyor” diyor.

Sera Sade’yi bugünlerde en çok heyecanlandıran iki şey var. Biri, kışın 35’inci yaşını kutlayacak Siyah Beyaz Galeri’de görkemli bir sergi düzenlemek. Bir diğeriyse, dört yıl önce keşfettiği ve bir anda tutkuya dönüşen kite surfing. Öyle ki ben bu satırları kaleme alırken o çoktan Urla’ya dalgalara ve rüzgara doğru dümen kırmaya başlamıştı.

Evde yer alan her bir tablonun farklı bir hikayesi, anısı var. Ardan Özmenoğlu’nun hediye ettiği iki eserden birisi de Faruk Sade’nin anısına...

Matisse’in çizgilerine Acne Studios eşlik ediyor.

Sera Sade’nin stilini tamamlayan ve hatta tanımlayan aksesuarı, çiçekli taçları. Kullanmaya kıyamadığı, anneannesinden yadigar saat de en sevdiği objelerden.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.