KENTSEL DÖNÜŞÜM AMA NASIL?

İstanbul gibi metropoller için tüm şehri ilgilendiren konular son derece önemli. Kentsel dönüşüm de bunlardan biri.

Evim - - Elektrİklİ Süpürge - EMRE ÖZGÜDER / emreozguder.gmail.com

Kentsel dönüşüm, kulağımızın çok alıştığı, bu yüzden de belki de gerektiği kadar ciddiye almadığımız, her benzer operasyon gibi biraz da içi boşaltılıp başka şekilde doldurulduğundan ciddiye almamak da çok da haksız olmadığımız bir konu. Üstünde ne kadar çok çalışıldığını bilmiyorum, emeği geçenlere saygım sonsuz, ancak çok ciddi sorunları olduğunu görüyorum. Bu sorunların kimi Kentsel Dönüşüm Hukuku altında, ciddi bir bölümü de ilgili İmar

Kanunları altında toplanabilir, ama asıl sorun bence bizlerin “ev” ve “kent” kavramlarıyla ilgili garip tutumlarımız

dan kaynaklanıyor. Sonuçları açısından hepimizi fazlasıyla ilgilendiren bu konu, evet, böyle sevimli bir derginin konusu olmamalı belki. Keşke, işin bu taraflarını geride bırakabilmiş ve güzelden konuşuyor olsaydık. Belki Kadıköy ilçesinde yaşayanlar daha çok ilgilenecek, çünkü onlar şimdi tam da bunun merkezinde duruyorlar, ancak öte yandan bu durum Deprem Yönetmeliği öncesi inşa edilmiş bir binada yaşayan herkesi fazlasıyla ilgilendirebilir. Mesele, gerekli veya gereksiz çürük raporu alınarak binaların yıkılması ve yerine depreme dayanıklı yeni binalar yapılmasından ibaret. Tabii bu yeni binaların yapımını üstlenecek inşaat firmalarına gerek duyuluyor, iş, bina sakinlerinin kendi başlarına altından kalkabilecekleri bir boyutta değil. Haliyle inşaat firmaları bunu bir kazanç karşılığında yapacakları için de buna uygun bir imar kanunu oluşturulmuş durumda. Her bina yenilenirken, yeni yapılan daireler biraz küçülüyor, bina biraz büyüyor ve sonuçta inşaat firmasına da birkaç daire kar olarak kalıyor. Sistem özetle böyle çalışıyor. Güzel olan, bu yenileme sırasında çok büyük sıkıntı olan otopark, güvenlik açısından çok önemli olan yangın merdiveni, yeşil alan ve ağaçlandırma konuları ve tabii ki deprem güvenliği sorunu çözülmüş oluyor, bunlar gerçekten de çok değerli. Sıkıntılı konulardan biri, sistem, tamamen kendince karmaşık sayılabilecek, çok iyi mevzuat bilmeyi gerektiren bir matematik hesabına, metrekare hesabına dayanıyor. Herkes, en

güzel cephesi olan, en güzel mutfağı ve banyosu olan ve en çok metrekareyi veren inşaat firmalarının peşinde koşuyor. Mimari bürolar bazı tip projeler geliştirmiş durumda, her emsal için üç aşağı beş yukarı tip projeler hazır. Metrekare harisliğine arsalara göre geri çekme payları ve benzeri kurallar da eklenince sistemin işlemesi için de yapılacak çok bir şey yok zaten. Anladığım, kimse üç, beş metrekare daha küçük olsun varsın, ama çalışan bir evim olsun istemiyor, istiyorlar

ki şu kadar metrekare bir evim olsun. Mesela bu metrekare cambazlığı sonucunda gelişmiş olan bir tür merdiven var. Asansörün karşısından düz dört basamakla başlayan, yarım daire dönerek devam eden ve yine düz dört basamakla üst kata ulaşan merdivenler bunlar. Bu tür merdivenlere alıcı gözle bakarsanız siz de fark edeceksiniz korkuluklarının dengesizliğini. Herkes gibi siz de, canım neyse, merdiven işte, diyebilirsiniz. Bu tabii bu sistemin yarattığı sonuçlardan sadece birisi, her binada hemen hemen aynı olan alüminyum korkuluklar ve bu çirkin merdivenler. Talep edilen metrekare hesabını tuttururken, öte yandan da inşaat firmasının maliyetlerini buna rağmen bir dengede tutabilmesi için mutfakların git gide küçülüyor olması da başka bir sonuç mesela. İnşaatın en maliyetli metrekareleri mutfaklar olduğu için, projelerde mutfaklar küçülüyor ve yerine, anlamsızca, salonlar büyüyor. Daire planları, hak etseler de etmeseler de emlak piyasasının sevdiği tanımların altını dolduracak biçimde planlanıyor. Çok sevilen 3+1 profiline uymak için planlanan 3. odalar, evet, dört duvarları, bir pencere ve bir kapıları olduğu için oda tanımına uymakla birlikte, ben çoğuna tek kişilik bir yatak ve iki kapaklı bir dolap yerleştirmeyi bile beceremiyorum. Neyse, iyi tarafından bakalım, her anne, babanın kendi özeli bir banyosu ve giysi odası var artık. İnsanların sıkıntıya düşecekleri bir durumun oluşmamasını ummak dışında çok bir yararım olamıyor, bir de evlerin her şeye rağmen daha iyi işlemelerini sağlamaya çalışıyorum. Bu sefer biraz dertlerimi paylaştım, gelecek sefer bulduğum çareleri konuşuruz, herkesin işine yarayacak şeyler var aralarında.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.