Evcilik

Zamanında sadece soyluların takip edebildiği moda dünyasını sallayan desenler, stillerin de favorileri oldu.

Evim - - Içindekiler - ASLIHAN IŞIN asli@asligibi.net

Kazayağı “Pied-de-poule”

1900’lü yıllarda İngiliz ve Fransız soylular giysileri için, dönemin en popüler deseni kazayağını tercih ederlerdi. Onlarca yıl aristokratların kumaşı olan kazayağının İngilizce adı “dogtooth” ve “houndstooth” olmakla birlikte, dünyaya Fransızca adı “pied-de-poule” ile yayıldı. 1920’li yıllarda Coco Chanel, erkeklerin gardıroplarını fetheden bu deseni kadınlar için yaptığı tasarımlarda kullanınca kazayağı ününe ün kattı. Christian Dior 1947 yılında New Look koleksiyonu ile moda dünyasını salladığı yıl çıkardığı Miss Dior parfümünün şişesinde ve kutusunda kazayağı desenini kullandı. Kazayağı, özellikle siyah beyaz ikilisi ile 1960’lı yılların favori deseni oldu. Ve moda dünyasında popüler olduğu her dönem, dekorasyon dünyasını da etkisi altına aldı. O günlerde çağdaş moda akımlarının öncüsüydü; şimdi retro tasarımların kraliçesi haline geldi.

Manzara baskılı kanvas “Toile de Jouy”

Bir Fransız klasiği olarak bilinen kır ve av sahnesi desenli kumaşlar, 1700’lü yıllarda aristokrat ailelerin vazgeçilmez desenleri arasına girdi. Orijinal adı “Toile de Jouy” olan bu manzara baskılı kanvas kumaşlar, aslen 18.yüzyılın ortalarında İrlanda’da üretilmeye başlanmıştı. Sonra hızla

www.jonathanadler.com İngiltere’de ve Fransa’da popüler oldu. Fransa’da ilk olarak Jouy kasabasında, Christophe Phillippe Oberkampf adlı bir Fransız tarafından üretildi. Desenlerde çiçekler, kuşlar, kır evleri, ağaçlar ile piknik ya da av sahneleri resmedildi. Öyle çok sevildi ki, 1970’ lerde aynı kasabada bu kumaşa ithafen bir müze bile kurul- - du. Çoğunlukla döşemelik k ve perdelik olarak kullanılan, n, tekrarlı resim baskıyla dokunmuş kumaşlar, dekorasyon dünyasında zamanla bir tarza dönüştü. Masalları andıran desenler bugün klasik, romantik ve kır evi stilleri için özel seçeneklerden biri haline geldi.

Ekose “Tartan”

Kullanımı Kraliçe Viktorya döneminde yaygınlaşan ekose, İskoçya’da farklı bölgelerde, farklı aileleri temsil etmek üzere 16. yüzyıldan itibaren ortaya çıktı. Bu yüzden sayısız çeşidi bulunan ekose, 18.yüzyılda İskoçya’nın ulusal sembolü olan giysiye dönüştü. Ekosenin orijinal İskoç adı “tartan”, kimi kaynaklara göre Fransızca “tiretaine” sözcüğünden, başka bir görüşe göre İspanyolca “tartana” sözünden türedi. 70’li yılların sonu, 80’li yılların başında ekose en popüler günlerini yaşadı. Yıllar içinde ekosenin moda ve dekorasyonda kullanılmadığı alan kalmadı. Orijinali yünlü kumaştan dokunan ekose; pamuklu, keten, her tür kumaşa uygulandı. Ahşap mobilya ağırlıklı İngiliz stili ve kır stillerinde bir numaralı tercih haline geldi.

Gül “English Rose”

Güller İngilizlerin hayatına 17.yüzyılda girdi. İngilizler, sömürgeleri olan Hindistan’dan getirilen çiçek desenli kumaşlardan çok etkilendi ve dönemin yaratıcı kesimi “chintz” adı verilen bu kumaşları dekorasyonda kullanmaya başladı. Gül zamanla, İngilizler’in aristokratlığı ve asaleti ile özdeşleşen, ekosedense sonra en çok benimsenen desen oldu ve ‘English Rose’ adıylay anılmaya başlandı. Önceleri seramik ve porselene uygulanmaya başlandı; zamanla aristokrat İngilizlerin ü ünlü çay takımlarını ve tabaklarını, d daha sonra banyoda lavaboların nı, küvetlerini süsledi. 1820’li yıllarda S Staffordshire’daki atölyeler bu dese seni seramikte o kadar çok kullanm maya başladılar ki, güller desen olara rak Viktoryen stilinin de tamamlayıcı un unsurlarından biri haline geldi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.