Tekno-Yaşam

Tepemizde tükenmeden parlayan, kullanılması zararsız, temiz ve kullanım maliyetleri sürekli azalan bir enerji kaynağı varken çocuklarımızın geleceğini tehlikeye atmak niye?

Evim - - Içindekiler - MAHMUT KARSLIOĞLU / www.mkars@chip.com.tr

Ev bütçesini tutturmak ve ayın sonunu getirmek her

zaman o kadar kolay olmayabilir. Harcamalarınıza ne kadar dikkat ederseniz edin; su, elektrik ve doğalgaz gibi faturalarınızı ödemekten kaçmanız mümkün değil. Üstelik bu tip mecburi standart harcamalar için alınacak önlemler de ne yazık ki geçici olmaktan öteye geçemiyor. Çünkü ilk gelen zam ile bütün planlar yine bozuluyor. İlk olarak ampulleri tasarruflu olanlarla değiştirip, doğalgazı kısarak oturma ile başlayan serüven ikinci zamdan sonra sizi daha az televizyon izlemeye, çamaşır ve bulaşık makinesini kullanma aralıklarınızı genişletmeye ve kullanmadığınız odalardaki petekleri kapatmaya itebilir. Yaşam konforunuz sürekli azalırken bu durum karşısında elinizden bir şey gelmemesi de oldukça sinir bozucudur. Çünkü bir süre sonra tedbirlerin tükeneceğini ve daha fazla ödemeye zorunlu olacağınızı bilirsiniz. Ancak kısa vadede olmasa da bu durumu değiştirmek artık elimizde. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) onaylaması ile şu an yürürlükte olan ‘’Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliği’ne göre herkesin lisans almadan 500 kilovata kadar kendi elektriğini üretmesi ve hatta ihtiyaç fazlasını tekrar şebekeye geri satması mümkün. Günümüzde bu konuda hizmet veren firmaların sayısı da oldukça fazla. Peki hep hayalini kurduğumuz bu özgürlüğe kavuşmanın maliyeti ne kadar ve buna kavuşmak için neler yapmak gerekiyor? Dünyada güneşten elektrik üretiminde lider olan Almanya’ya göre % 60 daha fazla güneş alan ülkemizin hemen her bölgesi güneş alımı

açısından şanslı. Üstelik ihtiyaç fazlasını üretip şebekeye geri satmak da mümkün. Diyelim ki 150 m2 bir evde yaşıyorsunuz. Bu evin çatısının yaklaşık 105 m2’sinin güneşe baktığı düşünülürse (1 kW için 7 m2 yer gerekmektedir) 15 kW gücünde fotovoltaik güneş paneline sahip bir güneş enerjisi tesisi kurdurabilirsiniz. 7 saat güneş alan bir günde kazancınız 95kWh

olacaktır. Standart bir bir gün içinde bir evin 10 kWh enerji tükettiği varsayılırsa o gün için 105-10=95 kWh sisteme ihtiyaç

fazlası enerji verebilirsiniz. Havanın bulutlu olduğu ve sadece 4 saat güneş alındığı bir günde bile 45 kWh elektrik artırılabilir. Bir ay içinde bu iki durumun eşit ağırlıkta olduğu düşünülürse güneş enerjisi için devletten alınacak destek bedeli aylık 515 TL.’nin üzerinde olacaktır. Ayrıca aylık ödemeniz gereken 100 TL.’lik elektrik faturasını da ödemeniz gerekmeyecektir. Büyük bir sitede oturuyorsanız kurulacak daha büyük bir tesis ile edilecek kârın artacağını da unutmamak gerekiyor.

Gelelim ilk kurulum maliyetlerine. Kurulumu ile birlikte 10.000 TL. ile 15.000 TL. arasında değişebilen ilk kurulum maliyetleri, ilk bakışta yüksek gibi görünse de kullanım oranlarına göre kendini 7-8 yılda amorti edecektir. Sonrasında ise ücretsiz elektrik kullanımı avantajının yanı sıra ülkenin enerji ihtiyacını hafifleteceğiniz için santrallere olan ihtiyaç da ortadan kalkacaktır. Hiçbir avantajı olmadığı varsayılsa bile çocuk sahibi ebeveynler olarak sadece onlara temiz bir yaşam çevresi bırakmak için bu sistemi kullanmayı düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çevreye hiçbir zararı olmayan, tükenmeyen ve bakım maliyetleri diğerlerine kıyasla inanılmaz düşük olan bu sistemleri satın almasanız bile en azından değerlendirmeniz dileği ile...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.