AYAKLARINIZIN DİBİNDE BİR SÜRÜ HİKAYE VAR!

Tüm sorular ve yanıtları aslında her zaman bizimle birlikte dolaşıyor. Asıl mesele rastladığımızda onları tanımak.

Evim - - Elektrİklİ Süpürge - EMRE ÖZGÜDER

Garip bir kuşku bu, fakat ne zaman, anlatacağıma benzer bir şeylerle karşılaşsam, bu kuşkuya kapılıyorum ki bu tür durumlara da çok nadir rastladığımı da söyleyemeyeceğim açıkçası. Bugün yine yolda yürürken başıma geldi. Bu durumun bende yarattığı ruh haline bir isim de koymaya çalışıyorum bir yandan, ancak henüz istediğim kadar güçlü bir isim bulamadım, belki yardımcı olursunuz, tabii siz de benzer bir kaygıyı yaşıyorsanız.

Ben, hep hızlı yürümek zorundayımdır, hep bir acelem olması da gerekmez, öyle ağır ağır yürüyemem.

Yürümeye başladıktan belli bir süre sonra belli bir hıza erişiyorum, o zamandan sonra nadiren ileriye bakarım, daha çok yere bakarım. Bugüne kadar yerden topladığım bozuk para miktarına inanamazsınız. Üstünde Atatürk olan bir şeyi yerde bırakmak olmaz, bize böyle öğretildi. Yere baktığınızda çok daha dikkatli seçebilirsiniz yolunuza çıkanları, benim sevdiğim de bir oyundur bu, gördüklerim bana çok değişik düşünceler çağrıştırır. Bugün de üniversiteye yürürken, öğrencilerimi bekletmemek için daha da hızlanmış oluyorum, yine yoluma o ambalajlardan çıktı. Hemen her ürünün galiba böyle bir çeşidi var, bugün rastladığımın üzerinde “% 25 daha fazla” yazıyordu.

Ben, % şu kadar daha fazla yazan ürünlerden nefret ediyorum. Neden, diye soruyorum kendime, neden şimdi daha fazla? Dün neden eksikti de bugün daha fazla?

Yani düne kadar aldıklarım hep %25 eksikmiş aslında, şimdi tamamlamışlar. Bu, o demek değil mi? Bu durumdan birkaç sonuç çıkartmak mümkün oluyor. Ürün satmıyor, daha cazip hale getirmek istiyorlar, bu durumda ucuzlatmak, içinde çırpındığımız ekonomik model uyarınca, bir yenilgi kabul edileceğinden fiyatını indirmiyorlar ürünü fazlalaştırıyorlar. Şu da olabilir belki, diye düşünüyorum, ürün n stokları planlanan düzeyin üstüne çıktı,, malı eritmek istiyorlar, ürünün miktarını ı çoğaltarak çöplerinden kurtuluyorlar. Bu u tür bir durumla karşılaştığımda o ürün ve e uzantısında da o marka için güvensizlik duymaya başlıyorum. Bana sunulan her daha fazla şeye memnuniyetle, kısa günün kârı olarak bakacağımdan yola çıkıyorlar, diye anlıyorum bu tutumu. Bir de şöyle bir durum daha var, bu % bilmem ne kadar fazla verilen ürünlerden benim hiç ilgi alanıma giren de yok.

Evet, haklısınız, beni çok da ilgilendirmeyen bu ürünler için belki biraz haddini aşan bir tepki bu duyduğum,

ama prensipte can sıkıcı bir durum yine de. Mesela bana benzincide hiçbir zaman bırakın % 25’i, % 1 daha fazla benzin verdikleri bile olmadı; ekmek için de aynı şeyi söyleyebilirim, hatta ekmek bir de azalıyor, sadece ambalajı olmadığı için üstüne yazamıyorlar, aynı paraya şimdi %10 daha az, diye. Kahve? Hiç rastlamadım. En çok bu yöntem atıştırmalıklarda oluyor anladığım kadarıyla. Yani % 25 daha fazla olduğu zaman, size bir yararı olmadığı gibi aksine zararı daha fazla oluyordur, korkarım. Biz bu hilelerle daha ne kadar yaşamak zorundayız acaba. Bazen gerçekten bu düşüncelere takılıp kalıyorum, beni ürkütüyorlar. Diyeceksiniz ki, yahu o kadar da değil, zaman zaman deterjanda da oluyor bu dediğin, fena mı aynı paraya üç makine daha fazla çamaşır yıkıyoruz, ne var bunda. Hayır, dediğim gibi ben şunu anlıyorum, bugüne kadar hep eksik almışız o zaman, buna içerliyorum. Öte yandan da keşke tek derdimiz bu olsa tabii, almayız olur, biter.

Bazen kafam çok karışıyor işte, dert edilecek şeyler değiller bunlar

belki de, ama o kadar çok bu anlamda çılgınca işle karşılaşıyorum ki yollarda yürürken, ister istemez aklıma takılıyor. Sokaklar bizlerden bilgilerle dolu. Her zaman şuna inanıyorum, tüm sorular ve yanıtları her zaman bizimle birlikte dolaşıyorlar aslında. Asıl mesele onlara rastladığımızda o onları tanıyabilmek. Öyle şeyler dikkatimi ç çekiyor ki mesela hanımefendiler fazlasıyla sa saç lastiği, toka ve beyler de fazlasıyla tarak k kaybediyorlar. Hoş beyefendilerin hala yanla larında tarak taşıyacak kadar özenli ve bak kımlı olmalarına için için sevinmediğimi de s söyleyemem. Ayaklarınızın dibinde bir sürü h hikâye var, ara sıra dikkatle bakın bence.

/ emreozguder.gmail.com

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.