HUZUR SADELİKTE SAKLI

Belki de hafif bir hayat için sadeleşmenin özeti iki şey üzerine kurulu; gösterişten ve fazlalıktan kaçınmak.

Evim - - Evcİlİk -

Son trend raporları sadeliğin mutluluk getireceğine işaret ediyor. Tüketimin olmadığı, dolayısıyla ekonominin durduğu bir dünya düşünmek elbette mümkün değil. Ancak her şeye yetişmeye çalışmakla geçen hayat karmaşasının da insanları artık yorduğu bir gerçek. Tahminen insanları bu yorucu noktaya ağırlıklı olarak iletişim araçları getirdi; e-postalar, web siteleri, sosyal medya, televizyon, haberler, gazeteler, reklamlar, hatta gizli reklamlar derken herkesin kafası da yaşamları gibi, evleri gibi doldu, taştı. Şimdi hayatlar, içinde pek çok şey olan ama neyin nerede olduğu belli olmayan ardiyelere benziyor. Bazıları için huzur sadelikte saklı; ama sadeleşmek de kolay değil!

İşte şimdi sadeleşmeye bir yerinden başlamak isteyenler için yeni bir yıl başlıyor.

Bir tarafta tüketimi körükleyen yenilikler, öte yanda hayatın uyum göstermek zorunda olduğumuz uygulamaları… “Nasıl olacak bu iş?” diye düşünenler, bir kararla yaşamlarının en azından bir kısmını hafifletebilirler. Hafif bir hayatın yolu, sakin bir ev hayatından geçiyor. Çünkü dönüp dolaşıp geldiğimiz yer yine evimiz.

Gittikçe hareketlenen değil de, gittikçe sadeleşenş bir dekorasyony y yaklaşımını benimsemek tahminim gerçekçi bir tavsiye olacaktır.

Tabii basite ulaşmak aslında en zor olanı; üstelik kimsenin yaşamı kimseninkine benzemediği için, sadelik herkesin kendi başına, kendi ihtiyaçları doğrultusunda ve kendi bildiği yöntemlerle ulaşabileceği bir nokta. Dünyanın kalkınma konusunda pek çok şeyi hallet- miş toplumları bile, yaklaşık yüz yıl önce yaşamış Amerikalı eğitimci ve şair Jessie Sampter’ın

sözüne şimdi geliyor. Öte yandan, dünyada sadece batının icatları varmış, trendleri belirleyenler kuralları koyarmış düşünceleriyle aslında en yanlış manevrayı yapıyoruz. Yüzyıllardır sadece dekorasyon anlayışı değil, bir yaşam mottosu olarak, kalabalıktan ve lüzumsuz olan her şeyden arınmış, sadeliği ve sakinliği ilke edinen Uzakdoğu dünyasına yüzümüzü çevirsek yeter. Uzakdoğu’dan alacağımız ilhamla, hangi stili yaşam tarzımıza yakıştırıyorsak, ona hizmet eden

zirvesidir”

“Sadelik medeniyetin

doğal malzemeler, yormayan renkler, estetik ama bir o kadar da az eşya ile evimizi daha nefes alınır hale getirebiliriz

gibi geliyor bana. Aslında belki de sadeleşmenin özeti bu; onların da inandığı bu iki şey üzerine kurulu; gösterişten ve fazlalıktan kaçınmak… Hemen aklınıza bomboş bir ev gelmesin. Bir zamanların tutumluluk günlerine ancak nostaljik hikayelerde rastlayabiliriz artık, ama şimdilerde çok şeye sahip olmak yerine daha az ve daha kaliteli şeye sahip olmanın makbul olduğunu düşünenler var. Yani daha az almak, ama alınca da iyisini al- mak… Çok eşya ile özgürce kullanılabilecekla alanları daraltmak yerine,ye göz yormayan dozunda boşluklarbo oluşturmak kulağa hiç fenafe gelmiyor değil mi? Böylecele evdeki eşyaların değeri dahad çok gün ışığına çıkacak; birb şömine, bir kanepe ya da birb yatak başıyla oluşturulmuş odako noktaları kendini gösterecek;r bakınca ayırt etmesi kolay,l kullanımı kolay, düzenlenmesim kolay bir yaşam alanı bizi bekliyor olacak.

- -

Villeroy Boch

asligibinet@gmail.com

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.