KAHVENIN KıSA TArIHçESI

Evim - - Dosya -

1700’lerin başında Fransızlar kendi kahvelerini yetiştirmeye o kadar ilgi duydular ki Dijon yöresine ekmeye

kalkıştılar. Bu, bölgenin kahve yetiştirmek için çok soğuk olan iklimi nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı.

Kahve aşığı olan Kral XIV. Louis, kendisine bir kahve ağacı almanın peşine düştü. Neyse ki Java’da kahve ağacı yetiştirmede bir miktar başarılı olmuş olan Hollandalılar’ın krala bir iyilik borcu vardır ve kendisine, Asil Ağaç adını verdikleri bir kahve ağacı getirmeyi kabul ettiler. Kraliyet botanikçileri Avrupa’daki ilk serada ağaca bakıp büyüttüler ve dünyanın en çok ürün veren ağaçlarından biri

haline geldi; Amerika kıtasında ve başka yerlere ihraç edilen milyarlarca

Arabica ağacının babası oldu. Kahvenin şimdilerde Amerika kıtasında her yerde olduğunu düşünebilirsiniz, ancak kahve, Gabriel Mathieu de Clieu Fransa’daki Asil Ağaç’tan bir miktar tohum çalıp Atlantik okyanusunu geçip Martinique adasına

gidinceye kadar bu kıtada kök salmamıştı. Fransızlar kahve üretimini

yöredeki hatırı sayılır miktardaki topraklarıyla sınırlandırmaya çalıştılarsa

da kahvenin talebi yayılması önlenemeyecek kadar büyüktü. Francisco de Melo Palheta’nın Brezilya’ya kahve tohumlarını Fransız Guyana’sının eyalet valisinin karısını baştan çıkararak getirdiği söylenir. Brezilya’dan sonra sırada, ekonomileri bu üründen bolca yararlanan Kosta

Rika ve Kolombiya vardı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.