EVLERİMİZ SADECE BİRER BARINAK DEĞİLLERDİR

Huzur, dediğimiz; güven, dediğimiz budur, güzel çocuklar bu evlerde yetişirler, güzel aşklar bu evlerdedir.

Evim - - Elektrİklİ Süpürge -

Yaşamın tek bir ilacı vardır, o da umuttur. Yaşam, sanki dert değilmiş gibi gelir, deva gerektirmez, diye biliriz, öyle değildir. Yaşam, sıkı bir kavgadır, hiç de kolay değildir. Hemen herkes bunu bir ara hisseder. Herkes kendine bir ara bu soruları sorar; burada benim ne işim var, tüm bunlar ne için, ben neden varım. Kolay sorular da değillerdir. Ama birçoğumuz yaşamı severiz. Şikâyetimiz çoktur. Ama yaşam kolay vazgeçilecek bir şey değildir. Yaşam, tüm şeylerin toplamıdır. Tek bir çareyle ayakta kalırız, umutla. Böyle somut bir şey gibi söz ediyoruz umuttan, neredeyse elle tutulabilir bir şeymiş gibi anlatıyoruz, ama hiç de öyle değildir. Umut, düş sever, ama düş değildir. Umut, çok ciddi bir şeydir, içi doludur. Gerçek umut, bilgi gerektirir, deneyim ve matematik gerektirir. Sadece bunlara da sahip olmak yetmez, daha fazlası da gerekir. Umut, kristal kadar net bir ortam gerektirir. Şartlar yerine gelmemişse, umut görünmez, onu bulamazsınız. En ufak bulanıklık onu görünmez yapar. Sadece aklınız çok temiz ve netse onu görebilirsiniz. Çok büyük bir zenginliktir. Tüm biriktirdiklerinizden daha fazlasını size bir anda getirebilecek kadar büyük bir zenginliktir. Umut, çok güçlüdür. Tek başınıza binlerce kişi edebilirsiniz, bir dünya edebilirsiniz. Onu moralle karıştırmamalısınız, onu özgüvenle karıştırmamalısınız, o, bambaşkadır. Umut, aileniz gibidir, ananız, babanızdır, sevgiliniz, evladınızdır. Onu hiçbir şekilde kaybetmemeniz gerekir, o, sizi evlat, ana, baba, sevgili yapandır. Kaybederseniz, sizden geriye sadece bir beden kalır, madde kalır. Umut, çıplak gözle rahat seçilir. Aynaya bakmanız yeterlidir, umudunuz varsa, onu görürsünüz. Bazen şımarırsınız, herkes bazen şımarır, umudunuz olup olmadığını umursamazsınız. Umut, alınganlık etmeyecek kadar büyüktür, size küsmez, size kızmaz, intikam peşinde hiç koşmaz, sizi sınamaz. Tam gerek duyduğunuzda, eğer aklınız temizse, onu yine bulursunuz. O, hep vardır, sadece siz onun olup olmadığını önemsememişsinizdir, aklınıza gelmemiştir. O, sizi bilir, buna alınmaz. Umut, duygusal değildir. Umut, yaşama dair bir güçtür, sadece yaşama ve şimdiki zamana aittir, ne sonrasıyla ne de öncesiyle ilgilidir. Umut, öğreticidir. Size yarının gücünü, bugünü taşıyabilmeniz için verir. Geçmişinizin acılarının yerine, umut, sizin geleceğinizi şekillendirir, size bunu öğretir. Umut, size boş vaatlerde bulunmaz, fırtınanın birazdan biteceğini değil, zor şartlarda nasıl yol alacağınızı söyler. Umut, çoğuldur. Tek katlı bir umut olmaz. Sakın onu iyimserlikle karıştırmayın, hiçbir alakaları yoktur. İyimserlik acelecidir; umut, sabırla beklemeyi gerektirir. Sakın onun gerçekleri gizlediğini düşünmeyin, o, bir yalan değildir, o, bir kolaylaştırıcı veya dayanıklılık iksiri değildir. Dertlerinizi yok etmez, yokmuş gibi de göstermez; o, size bunlarla başa çıkmanın adresini söyleyebilir sadece. Şans, umut değildir. Hepimizin umutlarına yoğunlaşması gereken bir zamandayız. Umut, bir yaşama içgüdüsü olarak hepimizin gereksinimidir. Söylemesi çok kolaydır, ancak umudunuzu yitirmeyin. Evlerimiz, umutlarımızı yerleştirdiğimiz yerlerdir. Etrafınıza bu gözle bakın lütfen; her odasında, her köşesinde sizin umutlarınız vardır. Sadece sizin de değil, birlikte bu yaşamı geçirdiklerinizin de umutları oradadır. Hiç tahmin bile edemeyeceğiniz küçücük çocuklarınızın umutlarıyla kaplıdır her yer. Bu nedenledir ki, evimi çok özledim veya evim gibisi var mı, denir. Evlerimiz, bizleri anlatırlar, yaşamlarımızı, yaşamda kalma biçimlerimizi anlatırlar. Evlerimiz, sadece birer barınak değillerdir. Bizler, barınmanın ötesinde, tümüyle bizi anlatan mekânlar ararız, onları kurmaya çalışırız. Belki bazen kapılırız başka hayallere, ama asıl olan her zaman, başkalarına değil, ev dediğimiz yerin tadı sadece kendimize kendimizi nasıl anlattığımızdadır. Huzur, dediğimiz; güven, dediğimiz budur, güzel çocuklar bu evlerde yetişirler, güzel aşklar bu evlerdedir. Hiç kimse yokken gidin evinize. Birazdan herkes geldiğinde neler olacağını hayal edin. Evinizin nasıl bir bütün olduğuna yoğunlaşın, bırakın modayı, eğilimleri bir kenara, gerçeğe bakın. Herkesin umutlarını görebiliyor musunuz, ona bakın.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.