ASLIHAN IŞIN

Evim - - Evcİlİk -

Son yıllarda hayatımızda renklere ilgili ne çok şey değişti. “Kırmızının çok bağırmayan bir tonu” demiyoruz da, mercan kırmızısı diyoruz mesela. “Bejden biraz daha koyu” demiyoruz da, kese kağıdı diyoruz. Yani artık sadece yeşil, sarı, mavi demiyoruz da, aslında eskiden beri bildiğimiz renkleri, yine eskiden beri bildiğimiz şeylerin adlarıyla çağırıyoruz. Bunun bir sebebi boya firmalarının yaptıkları atılım; o kadar çok ara renk icat ettiler, o kadar çok zevke yönelik renk kombinasyonları ürettiler ki, bu renkleri en doğru şekilde anlatmak için tam olarak neye benzediklerini söylemek, hatta herkesin bildiği günlük yaşamdan bir şeylere benzeterek ifade etmek herkese iyi ve kolay geldi. İnci beyazını bilmeyen var mıydı mesela, yoktu. Bal peteğini? Ya da yanık portakalı? Ama kimsenin aklına daha önce bu renkleri bu şekilde ifade etmek gelmemişti. Diğer bir sebep ev dekorasyonunun ulaşılabilir bir zevk olmaya başlaması; butik dükkanlar, yapı marketler, internet üzerinden satış yapan büyük firmalar ile küçük üreticiler gibi pek çok alışveriş kanalı, sınırsız seçeneği evlerini kullanışlı hale getirmek ve zevkli bir şekilde döşemek isteyenlerin önlerine serdiler. Böylece evle ilgili olan her şey eskisinden çok daha kolay satın alınabilir oldu; var olan eşyaları değiştirmek için yirmi sene beklemek iki nesil öncede kaldı. Kolay değiştirebilme ve sahip olabilme kavramları ev hayatına girince renk uyumu da lüks olmaktan çıktı ve renkler başrollerden birini kaptı. Kimi zaman asıl tercihleri farkına varmak için geçmesi gereken yıllar ve olgunlaşması gere- ken zevkler hayatımıza bir süreliğine hükmeder ya, işte artık o dönemde renklerle ilgili yapılan yanlış tercihlerin telafisi kolay hale geldi. Eskiden enerjik bir oturma odası istediğini sanıp tüm seçimlerini sarıdan yana kullananlar, artık daha dingin bir ev yaşamı istediklerini fark ettiklerinde her şeyi mavinin huzurlu tonlarına dönüştürmekte zorlanmıyorlar. Kırmızı orman meyveleri deyince herkes ne olduğunu anlıyor şimdi. Kahverengi, hardal denirdi de, karamel, tütün denmezdi örneğin. Grinin tonlarıyla ifade edilen taş ve kum renkleri, siyaha yakın olarak nitelenen kömür rengi gibi seçimlerin evin neresinde olmaları istendiği netleşti. Okyanus mavisi, bal peteği, limon çiçeği, azur mavisi, çimen yeşili, inci beyazı demek yetti. Ortaya, ressamın tuval üzerinde oynadığı sayısız desen oyunu gibi renkler çıkmış oldu. Renklerin tasarım ve dekorasyon alanında yaptığı bu devrim, renk ve desen ilişkisini de etkiledi tabii. Bir zamanlar hep belli bir yaş üzerindekilerin fularlarında, şemsiyelerinde, kravatlarında tercih ettikleri şal deseni örneğ ğin, koyu, karamsar tonların hakim miyetinde kalan makus talihinden k kurtuldu; onun gibi pek çok desen p pembelerle, portakallarla iyimserl lik kazandı. R Renklerle ilgili bu gelişme özgür r ruhlara yaradı; kim, evin neresind de, hangi duyguyu yaşamak istiy yorsa, renk kartelasına eklenen a ara renkler aracılığıyla bunu ifade e etmenin yolunu buldu. Öte yandan, e evler birbirlerine benzemekten kurt tuldular. Her şeyden önce renkler e evleri doğayla, neşeyle, tazelikle ve h huzurla doldurdular!

Laura Ashley.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.