GERÇEKLIĞIN YENI TANIMI BU OLABILIR

Hepimizin en önemli gereksiniminin mutluluk olduğunu düşünüyorum. Nasıl mutlu olacaksanız o yoldan gidin, kim ne derse desin.

Evim - - Elektrİklİ Süpürge -

Herhalde artık kimse Pinterest veya benzerlerine göz atmadan doğum günü pastası bile sipariş etmiyordur. Ben çok şikâyetçi değilim aslına bakarsanız, sadece konu komşunun evinde gördükleriyle yetinmelerindense, biraz daha fazlasını araştırmış olmaları benim işimi biraz daha kolaylaştırıyor. Çok geniş bir kaynak bu, milyonlarca örnek var, dünyanın dört bir tarafından üstelik. Tabii öte yandan bu tek mecra da değil, bunun gibi birçok platforma ulaşmak mümkün. Ancak yine de küçük bir şikâyetim var, nazikçe ölçek sorunu diye adlandırabilirim bu sorunu veya özensiz araştırma da diyebilirim. Çünkü şöyle bir durumla gerçekten çok sık karşılaşıyorum, bir kişinin bile zor kullanabildiği bir merdiven var evde, yenilemek, değiştirmek istiyorlar, açıp arama satırına sadece merdiven yazıyorlar. Doğal olarak Galler Prensinin malikânesinden Pentagon’un giriş merdivenlerine kadar birçok örnek çıkıyor karşılarına. Ve yine doğal olarak da en heybetli merdivenleri beğenip sonra da bana gösteriyorlar, bu tür bir tasarım bizi çok mutlu eder, diye. Resme bakıyorum, ilk sahanlıktan sonra iki kola ayrılıp, bununla da yetinmeyip alt kattaki ilk basamaklara doğru mükemmel bir trompet eğrisiyle yayılarak genişleyen bir merdiven görüyorum. Bir süre gördüğüm resimdeki bazı ayrıntılardan söz ediyor olabilecekleri olasılığı üzerine kafa yoruyorum, ama bu tür kompozisyonlar aslında birer bütündür, pek ayrıştırmaya da gelmezler ya, sonra biraz konuşunca anlıyorum ki merdivenin bütününden söz ediyorlar. Ama, diyorum, yerimiz bu anlamda çok müsait değil bizim; elimden gelen en mütevazı tanım bu oluyor. O, gösterdikleri merdiven, değil o eve, o binanın tamamına bile sığmaz. Bir de bu boyutta bir merdivenden çatı katına çıkamazsınız, bu tür bir merdiven en azından büyük bir konser salonunun, kendi kadar büyük fuayesine çıkıyor olabilir en azından. Kısaca bu tür bir merdiven örneğinden yola çıkarak hiçbir şey yapamazsınız, böyle bir resmi görmemiş olmak daha avantajlı olabilir normalde. Bu tür bir arama yapılacağı zaman konuyu iyi toplayacak birkaç yardımcı sözcüğü daha arama satırına yazmakta yarar vardır, hiç aklınız karışmamış olur bu sayede. Evet, gerçekler her zaman çok sevimli olmayabiliyorlar, ama maalesef evlerimizin merdivenleri için ayrılan alanlar normalde zar zor bir gemici merdiveni sığacak ölçüde oldukları için, bu gerçekle, arama faslına geçmeden yüzleşmekte fazlasıyla yarar görüyorum. Aynı şekilde en az 50-60 metrekare mutfaklardan da, 5-6 metre tavan yüksekliği olan sanayi devrimi az sonrası depo binalarından da feyz almaya çalışmak işleri maalesef daha da zora sokuyor sanki. Çoğu zaman, bana gösterilen resimlerde, işin ana ruhunu veren mekânın ta kendisi oluyor. Yani mimari zaten mekânı tanımlamış oluyor, güllerle donatılmış bir bahçeye bakan, çok yüksek, kemerli pencereler, tarihi tavan süslemeleri, iki üç kişinin rahat rahat içine sığabileceği, şömine denmez öylelerine, büyük bir ocak. Bu tür bir mekânda beğendiğiniz hiçbir nesne veya kompozisyonu alıp ortalama bir apartman dairesine tabii ki taşıyamazsınız. Bu yüzden doğru resimlerle işe başlamak çok önemlidir, doğru aramayı yapmak bu yüzden şart. Normalde yaşamakta olduğunuz daire kadar bir giysi odası hayali kurmak, o resimde gördüklerinizden yola çıkmak hiç de iyi bir fikir olmayabilir. Sadece beyaz gömleklerin, üstelik de oldukça seyrek asılı olduğu bir dolabı beğenmek çok normal, ama emin olun ki sizin rengârenk giysi repertuarınızla beraber bu işin de rengi tamamen değişecektir. İmgeler çok büyük bir değerde yaşamımızda. Neredeyse gerçekleri değil, bir vaatler dünyasını yaşıyoruz sıklıkla. Bazen asıl derdimizin pratik, kullanışlı ve rahat bir ortam değil de, her ne kadar böyle olması gerektiğini söylesek de, sadece Instagramda iyi poz veren evler olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu bir tehlike mi, bilmiyorum, olabilir veya öte yandan gerçekliğin yeni tanımı da olabilir. Asıl olan bireylerin mutluluğudur ve bunun sonucu olarak da mutlu bir toplumdur, bu seçimlerimiz eğer bunu sağlayacaksa, o zaman neden olmasın. Ben, sonuç olarak, güler yüzlü, birbirine saygılı, mutlu insanlarla yaşamak istiyorum sadece. Mutlu sokaklar görmek istiyorum. Evlerin pencerelerinden beyaz, donuk ışıklar değil, sıcak, mutlu aydınlıklar dökülsün istiyorum yollara. Hepimizin en önemli gereksiniminin de bu olduğunu düşünüyorum. Kısacası nasıl mutlu olacaksanız o yoldan gidin, kim ne derse desin.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.