HIKÂYESI OLAN ÜRÜNLER

İyi bir kurgudan aldığımız tadı bize verebilen ürünler de, mekânlar da var.

Evim - - Elektrİklİ Süpürge -

Bilmiyorum, hiç kulağınıza çalındı mı, hikâyesi olan ürünler veya hikâyesi olan mekânlar, diye deyimler duyuyorum. Pazarlamada, perakendede malın bir hikâyesi olması, son zamanların bir kuramıdır. Kuramıdır, diyorum, çünkü gerçekten de bunu bir metot olarak işleyen birçok strateji biliyorum. Hemen her perakende kuramının öncelikle etik olup olmadığını değerlendirmek gerekir. Daha doğrusu, kuramlar tabii ki etik bir düşünce yapısıyla ortaya atılırlar, ancak bu yöntemleri kullananların ahlak anlayışlarına bunun tabii çok yararı yoktur. Bir hikâye oluşturma yöntemine de tasarım açısından baktığınızda, doğal olarak kulağa hoş geliyor. Eğer bir tasarımın, bu bir abajur tasarımı olabilir, bir lokantanın toplam tasarımı da olabilir, arkasında bir hikâye varsa, kullanıcısına bunu hissettirmek çok doğru ve tasarımı güçlendiren bir katkıdır. Bu anlatılan hikâyenin gerçek olması da gerekmez üstelik. Okuduğumuz hikâyeler nasıl tam anlamıyla gerçeklere dayanmıyorsa, bir tasarımın hikâyesinin de bundan bir farkı olmayacaktır şüphesiz. Önemli olan kurgusunun kaliteli olmasıdır, okuduğumuz hikâyeleri de böyle seçmiyor muyuz? O zaman akla hemen gelen soru, tasarımcının da iyi bir yazar gibi kurgusunu ne denli iyi işlediğidir. Muhakkak ki iyi bir kurgudan aldığımız tadı bize verebilen ürünler de, mekânlar da var. İşini ciddiye alan, işini seven insanların ortaya koydukları sonuçlar her zaman biraz eğitimli bir damakta güzel bir tat bırakıyor. Fakat ne olursa olsun bu işleri kötü niyetle yapanlar, biraz kendini uyanık sananlar, biraz kurnazca iş yapanlar da hiç azımsanmayacak kadar var bu piyasada. Onların yaptığı tabii iyi bir hikâyeden çok, uydurma ve yalan üzerine kurulu. Hepimizin İtalyan sandığı markalar yok mu, bu iyi bir kurgu değil bence. Nasıl her küçük ve dar bütçeli iş “butik” değilse, her İtalyanca marka da iyi sayılmaz. Hepiniz çok iyi bilirsiniz, bazı eşyalarınızın anıları vardır, onlara farklı yaklaşırsınız, değerleri bambaşkadır. Şöyle biraz uzaklaşıp nesnel bir gözle baksanız, size bile çirkin, anlamsız gelebilecek nesneler, eğer bir hikâyenin kahramanlarıysa, onlardan hiçbir zaman vazgeçemezsiniz. Eski eşyalara, antikaya düşkünlüğümüz de çoğunlukla bundandır. Arkalarındaki gerçek hikâyeler tam anlamıyla bizim kendi anılarımıza dayanmasa da, onları, temsil ettikleri dönem, o dönemin bizde bıraktığı etki veya bizim o dönem yaşadıklarımızı bize hatırlatmaları açısından severiz. Ama öyle bir mobilya aldıktan sonra, bu da benim büyükbabamın çalışma masası gibi bir yalan uydurmayı düşünmeyiz. Asıl olan bizim o eşyayla aramızda kurduğumuz bağ ve yakınlıktır, bundan fayda sağlamaya çalışmak değildir hedefimizdeki. Eğer öyle bir düşünceyle hareket ediyorsak, o zaman bundan çok da ahlaklı bir iş yapıyormuşuz gibi bir sonuç çıkmaz, bu bir dolandırıcılık olur en fazla. Biliyorsunuz, birçok sanki eskiymiş havası yaratan mobilyaya da rastlayabilirsiniz, o meşhur “yaşanmışlık duygusu” olan mobilyalardan söz ediyorum. İçinde –mış eki geçen bir duygu ne kadar gerçek olabilir ki zaten. Bunun gibi birçok –mış gibi yapan ürün var çevremizde. Bunlara bir de böyle davranan insanlar sahip olunca, çevremiz çok sahteleşiyor. Bunları anlatmamın nedeni, biraz daha gözümüzü açıp öyle hareket etmemiz gerektiğini düşünmem. Bir tasarım, izleyicisine birçok mesaj verir. Tasarım aşamasında da, kullanıcı olarak da bu mesajları iyi anlamak önemlidir. Farkında olmadan sizi hiç anlatmayan, sizi hiç temsil etmeyen ürünler kullanmaya başlayabilirsiniz. Bu, her şeyden önce sizi de derinden mutsuz edecektir, hâlbuki yaşamdaki amacımız bu değildir. Bir hikâye kitabından neler bekliyorsanız, satın alma aşamasında ihtiyacınız olan ürünlerden de bunları beklemelisiniz. Bir yazarı nasıl dürüst, samimi buluyorsanız, bir tasarımcıdan, bir markadan da bunları beklemeye hakkınız olduğunu unutmamalısınız. Her ürünün hikâyesi çok da sıra dışı olmak zorunda değildir. Sizi de etkilemiş buna benzer filmler vardır elbette, sadece sıradan bir yaşamın, sıradan bir kesitini anlatan. Yönetmenin samimiyeti, dürüstlüğü, duruluğu etkileyicidir böyle filmlerde. Burada kurabildiğimiz yakınlığın benzerini çevremize yerleştirdiğimiz ürünlerden de bekleyebiliriz. Her zaman önerdiğim gibi bir göz atmanızı isteyeceğim tekrar çevrenize. Bu açıdan baktığınızda siz de aradaki farkı yaşayacaksınız. Kimsenin sehpasıyla, abajuruyla arasının açılmasını tabii istemem, ancak bu değerleri de ayırt etmekte yarar var. Bugün mevcut olanlar için değil belki, ama gelecek olanlar için faydalı olabilir.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.