Röportaj

Türkiye’nin en cesur, en fit isimleri denilince Eliz Sakuçoğlu listenin en tepesine yerleşiyor. İlk kez bir kapak çekimi için objektifin karşısına geçen Sakuçoğlu, hem fiziğiyle hem enerjisiyle hem de anlattıklarıyla bizi de büyüledi.

Formsante - - İÇİNDEKİLER -

Eliz Sakuçoğlu'nun fitness, beslenme ve bakım rutinlerini öğrendik

Sporu severek yapan ve hayat tarzı haline getiren kadınlardan Eliz Sakuçoğlu, instagramda en çok takip edilen isimlerden biri. Neredeyse kusursuz fiziğini sergilediği fotoğrafları görünce “Kesin ağzına hiçbir şey sürmüyordur” veya “Bu da yiyip yiyip kilo almayanlardan demek ki” demeniz normal. Biz de tanışana kadar Eliz Sakuçoğlu’nun formunun sırrını çok merak ediyorduk. Çekim sırasında sohbet ederken öğrendik ki Eliz de kilo alabiliyormuş, hatta şu anda olduğundan 20 kilo fazlasına çıkabiliyormuş. Peki eski bedenine nasıl kavuşmuş? Bunun cevabı röportamızda... BUNDAN BIR BUÇUK YIL ÖNCE YAKLAŞIK 20 KILO FAZLANIZ VARMIŞ, ŞU ANKI FIT HALINIZI GÖRÜNCE INSAN INANAMIYOR. NASIL GEÇIRDINIZ BU SÜRECI? Kolay bir süreçti desem yalan olur… Düşünsenize önceden canım ne isterse yiyip içebilen biriydim ve hep aynı kiloda kalıyordum sonra bir anda her şey değişti. Vücudum ödem toplamaya başladı, kilom durmadan hızlıca arttı, uyku uyuyamaz oldum, egzersiz yapmak işkenceye dönüşmüştü, güçsüz ve halsizdim... Bir gariplik olduğunu fark edip doktora gittiğimde hipotrioidi tanısı kondu. Bu sefer bedenim resmen bana meydan okuyordu! Beyin gücüyle tedaviye inanan biri olarak önce ruhumu iyileştirdiğim bir süreçten geçtim :)

O dönemde spora hiç ara vermedim gerçi ama önceliğim o değildi. Ruhen kendimi sağlıklı hissettiğimde 68 kiloya ulaşmıştım ve o gün bedenim ile mücadelem başladı, sürekli farklı egzersiz programları deneyerek bedenimin verdiği tepkilere göre ayrıca beslenmemi de ona göre yeniden şekillendirmeye başladım. Mesela brokoli, lahanagiller, baklagiller, marul, domates, kırmızı et gibi birçok gıdayı kesmek durumda kaldım çünkü ne zaman onları tüketsem vücudumun ödem yaptığını fark ediyordum. Egzersiz yaparken de aynı şey geçerliydi; özellikle bacak bölgemi uzun bir süre nerdeyse hiç çalıştırmadım. Çünkü en ödemli bölgem bacaklarım, en çok da dizlerim ve ayak bileklerim şişiyordu. Bu yüzden sadece düzenli yürüyüşler yaptım. Zaman zaman o yürüyüşler bile işkenceye dönüşüyordu ağrıdan. Ama zoru pek bir severim, pes etmek diye bir şey lügatımda yoktur benim. Uzun lafın kısası hiçbir uzmanı dinlemedim. Geçici diyetler yapmadan sadece kendi iç sesimi, bedenimi dinleyerek 1,5 sene sonunda yine eski ideal kiloma kavuştum. Merak edenler için şu an 50 kiloyum. Beslenmeme dikkat ettiğimde düzenli spor yaptığımda -2, tatil modunda ise +2 fark ediyor :)

NE TIP EGZERSIZLER YAPTINIZ?

Neler yapmadım ki :) Crossfit, pilates, spinning, kickbox, yürüyüşler ve koşular... Genetik olarak iyi bir kas yapısına sahibim, bunu egzersiz yapmaya başladığımda fark ettim. Hangi tür sporu yapsam hemen sonuç alıyorum ancak görüntü itibariyle çok kaslı olmayı kadınsı bulmuyorum. O zaman da olduğu gibi her daim fit ve lean (ince) olmayı hedefliyordum, bunun için de

"Kulağa garİp gelebİlİr ama kickbox benİm medİtasyonum, tüm negatİf enerjİlerden arınıp pozİtİf enerjİyle dolup taşıyorum." Eliz Sakuçoğlu

yaptığım tüm egzersizler arasında bana bugüne kadar en uygun olanı pilates ve kickbox oldu. Şimdilerde bir de yoga eklendi.

PILATES EN SEVDIĞINIZ MI?

Pilates sevdamı bilmeyen kalmamıştır. Klasik pilatesten ziyade functional cardio pilates yapmayı tercih ediyorum. İnce uzun güçlü kaslar, esnek ve sağlıklı bir vücut için harika bir egzersiz yöntemi. Eğitmenlerim konusunda da çok şanslıydım, senelerdir aynı ikiliyle çalışıyorum. Kickbox’da kendimi kaybediyorum, çocukluğumdan gelen dövüş sanatlarına özel bir merakım var. Yedi-sekizli yaşlarında diğer kızlar bale veya dans dersleri alırken ben karate ve taekwondo dersleri alıyordum. Kulağa garip gelebilir ama kickbox benim meditasyonum, tüm negatif enerjilerden arınıp pozitif enerjiyle dolup taşıyorum. Ayrıca şahane oblik kaslarınız oluşuyor... Ancak crossfitin ise hiç bana göre olmadığını fark ettim. O dönem yaklaşık iki ay boyunca haftanın üç günü ikişer saat yaptığım idmanlar sonucu kas kütlem inanılmaz arttı, hiç estetik durmadığını düşündüğüm bir vücudum oldu. Sonrasında o kasları yeniden küçültmek zor oldu. O dönem de, şimdi de hala haftanın üç-dört günü kardiyo yapan biri olarak, genellikle 30-35 dakikalık koşular yapıyorum. Spinning, sıkıcı koşulara çok keyifli bir alternatif yaratıyor. Tüm vücut antrenmanı olması ile beraber 45 dakikada inanılmaz kalori yaktırıyor ve güne zinde, enerjik başlamanızı sağlıyor. Ayrıca cross trainer veya koşu bandında edindiğiniz kasları spinning ile daha kolay ediniyorsunuz, özellikle bacak ve kalça için müthiş bir egzersiz sadece burada da yine vites ağırlıkları vs çok önemli.

ŞU AN KAÇ KILO-BOYDASINIZ VE NASIL KORUYORSUNUZ?

Bu sorunun cevabını çok merak ediyorlar :) Boyum 1,68 ve 50 kiloyum. Aslında pesketeryanım diyebilirim. Yani sadece balık, süt, süt ürünleri ve bol yeşillik tüketiyorum. Kırmızı et ve tavuk eti nadiren yiyorum ya da mecbur kaldığımda. Hep böyle miydim, elbet değildim. Rahatsızlığımdan sonra beslenme ile ilgili çok kitap okudum araştırdım. Kan gruplarına göre beslenme yöntemi çok dikkatimi çekmişti. Benim kan grubum AB rh+, dünya popülasyonunun sadece yüzde 5'inde olan ve en son eklenen kan grubuymuş. Himalayalar’dan çıkmış ve bu kan grubuna sahip insanların sadece balık, yeşillik ve süt ürünleri tüketmesi beden sağlığı için çok önemliymiş. Bu şekilde beslenerek kilo verdim diyebilirim.

TEMIZ BESLENMEYE DIKKAT EDER MISINIZ?

Normalinde evet ancak asıl kilit kelime denge! Hayatımızın her alanında olduğu gibi beslenmemizde de denge çok

önemli. Beni takip edenler bilir sağlıklı beslenirim ama yeri geldi mi büyük bir fastfood junkie de olabilirim. Bir çikolata/ tatlı canavarı olduğum da pek iyi bilinir. Yani hayat kısa, o an canım pizza veya dondurma, hatta ikisini aynı anda çekiyorsa hiç affetmem.

ELIZ SAKUÇOĞLU’NUN BUZDOLABINDA NELER OLUR?

Süt, yumurta, peynir, zeytin, ton balığı, enginar, baby ıspanak, dere otu, maydonoz, havuç, salatalık, mantar, kuşkonmaz.

HANGI BESINLERI MUTFAĞINIZA ALMAZSINIZ?

Ekmek haricinde her şeyi alırım desem...

ALMANYA DOĞUMLU OLDUĞUNUZ IÇIN DISIPLINLI MISINIZDIR?

Kesinlikle! Başarı için Alman disiplini şart... Dakiklik, bugünün işini yarına ertelememek, kurallara uymak, prensiplerimden ve kendimden ödün vermemek, çalışmaktan kaçmamak ve yaptığım işi severek yapmak bunlar beni ben yapan şeyler...

TAKINTILARINIZ VAR MIDIR; SPOR, BESLENME VE MODA KONUSUNDA?

Tipik bir başak burcu olmamdan ziyade üstüne üstelik dört evim başakta; bende takıntının alası var :) Ama mümkün olduğunca törpülemeye çalışıyorum kendimi; kimseye zararım yok sadece hayatı ara ara kendime zorlaştırıyorum.

INSTAGRAMDA BU KADAR ÇOK TAKIPÇINIZIN OLMASINI NEYE BAĞLIYORSUNUZ?

Bu soruyu aslında bana değil onlara sormanız gerekir... Ben de bilmiyorum ki, orası benim güzel enerjiler verip, fazlasıyla güzel geri dönüşler alıp beslendiğim küçük mutlu dünyam. Gelen yorumlara bakarak değerlendirirsek en çok güçlü duruşumu, haddini bilmez gülüşlerimi, kendime has giyim tarzımı, spor aşkımı, fit oluşumu, hayatı çok seviyor olmamı, farklı enerjimi dile getiriyorlar.

OLUMSUZ YORUMLAR SIZI ETKILIYOR MU?

Sosyal medya, bilgi hazinenizi genişletmek ve vizyonunuzu büyütmek için kullanılabiliyor ya da istismar edilebiliyor. Düşünmek, bir şeyler hissetmek doğamızda var ve maalesef zaman zaman kıskançlık, hasetlik, öfke, hırs gibi duygular bizi ele geçiriyor. Her şeyin bir yin ve bir yang'i var. Doğa ve evrende her şeyin karşıtlık ilişkileri içinde yürüdüğünü biliriz. Siz ne zaman iyiyi aramaya başlarsanız onu bulursunuz. Sosyal medya beraberinde birçok riski de getiriyor ancak burada önemli olan sizin algınız dolayısıyla hayır beni etkilemiyor ama ağır küfür/ hakaret içerikli paylaşımları sistem otomatik siliyor. Silmediklerini de ben siliyor ve o şahısları blokluyorum, bunun da en doğal hakkım olduğunu düşünüyorum.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.