Psikoloji

Dünyanın her yerinde, kadınlar yıllardır hakları için mücadele ediyor. Ancak günümüzde bu gittikçe daha da artmaya başladı. İşimizde, ilişkilerimizde bir yere gelmek için çok çaba harcıyoruz. Mecliste bebeğini emziren milletvekilinden, evde iş bölümü iste

Formsante - - İÇİNDEKİLER - Elif Ergün Tuncer

Yeni nesil kadınlar hakkını arıyor!

Kadın hakları, yüzyılların çözülemeyen sorunu. Ama günümüzde, hayattaki, toplumdaki rollerimiz arttığından dolayı, haklarımızı edinmek ve savunmak için daha çok çaba göstermek zorundayız. Bu arada iyi bir eş, iyi bir anne, iyi bir evlat, iyi bir çalışan, iyi bir dost olmaya çalışırken ister istemez yıpranıyoruz… Klinik Psikolog İrem Alişanoğlu Polat ile ‘yeni nesil kadınlar’ı konuştuk…. [S ] ÇALIŞAN KADINLAR ESKIDEN AZINLIKTAYKEN, ARTIK KENDI AYAKLARI ÜZERINDE DURABILEN, EVDEKI TAMIRAT GIBI ‘ERKEK IŞLERINI’ BILE YAPAN KADINLAR VAR. BU DA AKLIMIZA ERIL VE DIŞIL ENERJIYI GETIRIYOR. BU DENGEDEN BIRAZ BAHSEDER MISINIZ? ‘Erkek işi’ ve ‘kadın işi’ gibi cinsiyetçi tabirler sık kullandığımız ama aslında toplumun ve kültürlerin bireylere dayattığı kavramlar. Herkes, ilgisi ve becerisi dahilinde her şeyi yapabilir. Çağ değişiyor, bireysel ve toplumsal dönüşümün de artık kaçınılmaz olduğunu fark etmek önemli. Kimsenin, ötekine üstün olmadığı bir düzen, hem erkekler hem de kadınlar için daha avantajlı aslında. Üstünlük, beraberinde; itaat etme, boyun eğme, yönetme, zulmetme gibi olguları da getiriyor. Bu da kimsenin bir işine yaramıyor.

[S ] BAHSETTIĞIMIZ ROL ÇATIŞMASININ, YANI KADININ ERKEKLERIN DE YAPABILECEĞI HER ŞEYIN ALTINDAN KALKMAK ISTEMESININ, SOSYAL VE PSIKOLOJIK YANSIMASI NASIL OLUYOR? Kadınlar açısından bu muazzam bir dönüşüm yolculuğu. Fakat birden olması, hele ki kendi aile kültüründe hiç görmeden bu sürecin radikal bir şekilde olması, içselleştirmeyi zorlaştıracaktır. Okumak, araştırmak, paylaşmak, gözlemlemek bireyi güçlendirir. Toplum açısından, henüz alışılmadık bir durum olduğu için değişim ve dönüşüm süreci bireyleri etkileyecektir. Fakat bu süreçte bireylerin bilinçlenmesi adına sosyal sorumluluk projeleri ve kitle eğitimleri devreye girmeli. Bu rolü kim veriyor? Kuralı kim koyuyor? Neden kadın ve erkek rol ayrımı var? Bunu nasıl öğrendik? gibi alanları, bireyler öğrenirlerse ve fark ederlerse, zaman için çatışma, keyifli bir düzene dönecektir. Bu aynı zamanda ebeveynlerin oğullarını ‘paşa oğlum’ diye büyütmemeleri, kızlarını da eve hizmet etmekten başka bir misyonu olmayan birey olarak yetiştirmemelerini de beraberinde getirir. Toplumun en değerli mihenk taşı aile. Her şey oradan başlamalı. S [ ] EVIMIZDE, IŞIMIZE, IKILI ILIŞKILERDE YA DA ÇOCUKLU HAYATTA, HIRS NEREYE KADAR OLMALI? Burada hırs kavramını nasıl algıladığımız önemli. Eğer bu kavramı zorluklara karşı azimli, metanetli, tutkulu olmak gibi algılıyorsak, bu duygu bizi motive eder ve hedefimize odaklanmamıza imkan sağlar. Dolayısıyla bize eşlik etmesi çok güzel. Ne zaman ki bu kelime, kibir, kıskançlık, nefsinin kölesi olmak anlamlarını taşır; işte o zaman birey için çok yıkıcı olacaktır. [S ] ÇALIŞAN KADINLAR IŞ-EV DENGESINI KURMAK IÇIN YOĞUN ÇABA SARF EDIYOR. BIR DE

BUNLARA ÇOCUK EKLENDI MI, BU ÜÇGENI IDARE ETMEK ZORLAŞIYOR. BU DENGEYI DÜZGÜN BIR ŞEKILDE KURAMAYAN KADINLAR DA KENDINI ÇOK YIPRATIYOR. BUNUN IÇIN NE ÖNERIRSINIZ? Bir kadının pek çok rolü var hayatta. Hem de çok güzel sıfatları var; evlat, anne, eş, dost, meslektaş gibi. Tüm bu alanlara yatırım yapmaya devam etmek, kendine alan açmak çok önemli. Mesafe almak nefes almaktır. Bazen evladını, eşini, işini, aileni özlemek, buluşma vakti geldiğinde şükran ve minnet duygusunun hissedilmesine imkan sağlar. Kimse mükemmel olamaz. İnsan doğası gereği zaafları olan bir canlı. Yeterince iyi olmaya odaklanmak bile oldukça rahatlatıcı olacaktır. [S ] DENGEYI DOĞRU KURMAK DENINCE BIR DE AKLIMIZA SON DÖNEMIN EN BÜYÜK SORUNLARINDAN BIRI OLAN MÜKEMMELIYETÇILIK GELIYOR. SORUN DIYORUZ ÇÜNKÜ ILERI BOYUTTA SAĞLIĞI BILE OLUMSUZ YÖNDE ETKILEYEBILIYOR. BU KONU HAKKINDAKI YORUMUNUZU ALABILIR MIYIZ? Mükemmelliyetçilik çok narsisistik, Tanrısal bir düşlem. Kim olabilmiş? İnsanoğlu ömrü boyunca ham olan ve hep pişecek bir canlı. Bunu kabule geçmek çok önemli. Daima daha güzel, başarılı, akıllı, zengin birileri olacak. Bunları düşünerek geçirilen zaman yerine kendini keşfetmek, anlamak, kabul etmek ve sevmek çok daha derin ve tatmin edici bir yolculuk. Yeterince iyi birey, anne, eş, evlat olmak önemli. Aksi takdirde, bu süreç bireyin kendisini mutsuzluğa mahkum eder. Geleceğe odaklanmaktan anı kaçırtır. Yapamayacağını düşündüğü her şeyden kaçınmasına neden olur. Bu katı, zorlayıcı, aşırı kuralcı tutum bir süre sonra yetersizlik ve değersizlik duygularını besler. Yani, adı güzel, kendi lanetli bir kavramdır bu. Yeterince iyi olabilme mücadelesi ise bütün sürecin anahtarı olacaktır.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.