YArGıLAMA HuKuKuNDA TABII HAKIM

Bu şizofrenik tarihçe, çoğulcu toplumun çeşitli kesimleri açısından dengeli, adil ve akılcı düzen kurup sürdürmek amacının değil; hukuk ve yargının siyasi iktidar ve güç odaklarınca muhaliflere ve farklı olanlara karşı operasyon aygıtı olarak kullanılmak

Güncel Hukkuk - - SIYASET - HUKUK - YARGı - LI EL a M M M maM

evletin yargılama işlevini yerine getirirken uyması gereken kuralları ve izlemesi gereken yöntemleri konu edinen yargılama hukuku, bilindiği üzere, temel hak ve özgürlüklerin önemli bir güvencesi, devletin demokratikleşmesinin esaslı bir unsuru ve göstergesidir. Diğer ifade ile ve özellikle ceza yargılaması hukuku; tarih boyunca insan hakları ve özgürlükleri mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır ve gelişmesi de ona paralel bir seyir izlemiştir. Bu gelişmede bir yandan doktrin, diğer yandan ulusal ve uluslararası pozitif hukuk ve öte yandan yargısal içtihatlar, birbirlerini beslemişlerdir. Yargılama hukukunun anayasallığı, yasallığı ve birçok konuda uluslarüstülüğü de bu öneminden kaynaklanmaktadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi gibi uluslararası düzenlemeler, yargılama hukukunun temel kurallarını kapsamlarına almış;1982 tarihli Anayasamız ise 9. maddesinde yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağını, 138. maddesinde hakimlerin görevlerinde bağımsız olduklarını, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vereceklerini, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemeler ve hakimlere emir ve talimat veremeyeceğini, tavsiye ve telkinde bulunamayacağını belirtmiş, 142. maddesinde mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğini emretmiştir. Anayasa bununla kalmamış, 141. maddesinde, duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olmasına dair muhakeme hukukunun bazı temel kurallarına yer verdiği gibi, Temel Haklar ve Ödevler kısmında özellikle ceza yargılaması ile ilgili kurallar koymuştur (15, 17, 19, 20, 21, 22, 23, 28, 32, 36, 37, 38, 39. maddeleri).

İnsan haklarına dayalı demokratik hukuk devletinde yargılama hukukunun billurlaşmış özü, birçok alt öğelerden oluşan adil yargılama ilkesidir ki, bu alt öğelerden birisi tabii hakim (olağan hakim) ilkesidir. Bireyin hukuk güvenliğini, toplumun yargı erkine güvenini sağlamaya dönük tabii hakim kavramı, yargılanacak uyuşmazlığın gerçekleşmesinden, suçun işlenmesinden önce kanunla görev, yetki ve yargılama usulleri belirlenerek kurulmuş mahkemede görev yapmakta olan hakimi ifade eder. Görüldüğü üzere tabii hakim ilkesi iki ana özelliği taşımaktadır. Bunlardan ilki, kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulünün kanunla belirlenmiş olmasıdır ki, bu, yargılama hukukunun genel kuralıdır. Tabii hakim ilkesinin ikinci ve asıl özgün ana özelliği ise öncedenliktir, sözü edilen kanunla belirlemenin somut dava konusundan önce ve onunla illiyet bağı olmaksızın yapılmış olması, mahkemenin kurulmuş ve hakiminin de tayin edilmiş bulunmasıdır.

Böylece tabii hakim ilkesi ile, kişilerin hangi mahkemede hangi usullerle yargılanacağını önceden bilmelerinin sağlanacağı, bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde bağımsız ve tarafsız hakimler tarafından yargılanma haklarının güvence altına alınacağı, yürütme erkinin ve yargı idaresinin müdahalesinin önleneceği umulmaktadır.

Tabii hakim ilkesini destekleyen ve hakim bağımsızlığı ile tarafsızlığını sağlama amacını taşıyan azledilemezlik, resen emekli edilemezlik, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlık (Hakimlik Teminatı, Any.139/1.md.) ve diğer birçok özlük hak, durum ve görevlerinin kanunla belirlenir olması (Any.140.md.) kurallarını da hatırlatmak isterim.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.