rkiye nin Adalet Sorunu

İktidar çatışmalarının dahi adli merciler üzerinden görüldüğü bir ülkede güvenilir ve kalıcı bir hukuksal barış kurmak olanaksız hale gelir

Güncel Hukkuk - - SIYASET - HUKUK - YARGı - usta a alat utlu akiU

münün şekli adalet imgesine güvenen herkesin, hakkı elde etmede karşılaşacağı zorlu gerçeklik alanı, maddi adalet olanaklarını sanallaştırıyor.

Bazı durumlarda mahkeme hükmünün gerçekliği ile o hükme kaynaklık eden hakkın maddi ya da somut karşılığı gerçekte olmayabiliyor. Kısacası hakkı kâğıt üzerinde tespit ve teslim eden mahkeme hükmünün gerçek hayatta herhangi bir karşılığı bulunmayabiliyor.

Önüne gelen her konuda bilgi ve deneyim sahibi olması beklenemeyecek bir birey olan yargıcın dava sürecinin yönetimine özgülenmesi, nesnel yargılama koşulları içinde ve hakhukuk alanının uçsuz bucaksızlığında muğlâklaşır. Yargıçtan gerçekten “Hâkim” olması, hukuksal sorunu maddi anlamda da çözen “özne yargıç” konumu bekleyen yurttaşın eline bin bir zahmetle tutuşturulan haklılık payesinin bazen hiçbir anlamı olmayabiliyor.

Bu ikilemler hakkın tespiti ve dağıtımında yargısal alan dışında başka sorunlara da odaklanmayı zorunlu kılıyor. Davalaşma oranlarındaki önlenemeyen ve bu gidişle önlenemeyecek olan artışın altında başka toplumsal sorunların yattığını artık görmeliyiz. Zira bu ve benzeri veriler hukuku tetikleyen alt yapı sorunlarına, bu sorunları oluşturan nedensellik bağlarına odaklanmayı gerektiriyor.

İronik biçimde daha çok tersi geçerliyse de, hukuku düşünmek yargısal alanı aşan bir sorumluluk alanını, sosyal adaleti çağrıştıran eşitlikçi makro önlem ve imkânları akla getiriyor. Hukuka biçilen yaşam alanı, sözü aşan, somut bir eylem-hizmet alanını gerektiriyor. Hukuksal sorunların mahkemenin kuru sözüne, uyanık bir adli retoriğe indirgendiği yerlerde hukukun romantik dışavurumundan başka bir sonuç elde edilemez.

Adaletsizliğin Boyutları

Dünya genelinde ve Türkiye özelinde adalet sorunları birçok toplumsal dengesizlikten kaynaklanıyor. Gelir paylaşımındaki uçurumdan, kaynakların, araçların ve imkânların tekelleşmesi yoluyla refahın yaygınlaştırılamaması gibi çok boyutlu sorunlarla yüzleşmek gerekiyor. Eğitim ve geçim olanaklarının yapay sınırlılığı, bilginin dolaşım yollarının yetersiz kullanımı, cinsler arasında maddi varlığın kadın zararına dengesiz dağılımı, sosyal sınıflar arasındaki yukarı geçişlerin zayıflığı, kendini ifade ve eylem olanaklarının kısırlaştırılması, örgütlü ve sivil toplum kapasitesinin cılızlığı ve verimsizliğine kadar birçok unsur adaletsizliğin boyutlarını artırıyor. Bu ve diğer toplumsal ve bireysel sorunlar sürekli olarak davalaşma yoluyla yargı mercilerinin önüne taşınıyor.

Bu aynı zamanda yoksunlaşma yapılarına yol açarak her türlü yoksulluk alanlarının yaşam bulmasıyla sonuçlanıyor. Yoksulluk birçok hayat alanını etkileyerek adaletsizliğin yay-

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.