EzA uHAKE EsI uKuKun A DELIL vE İspAt

Çağımızda dile getirilmiş olan “düşman ceza hukuku”nda da “hukuk” yoktur; adında hukuk kelimesine yer verilmiş olsa da! Çağımızda, devlet iktidarını elinde tutan veya buna ortak olan kişilerin kendi ikballeri veya iktidarları için “düşman” olarak gördükl

Güncel Hukkuk - - SIYASET - HUKUK - YARGı - ProF. Dr. SErAp KEsKIn KIzIroğLu m M M M M M M M M

olan, hukuka uygunluk niteliği de bulunan her delili dikkate alması ödevi vardır. Ceza yargıcının serbest delil değerlendirmesine dayalı vicdani kanaati hiç kuşkusuz keyfiliği demek değildir. Mantık yasalarıyla, bilimsel verilerle, deneyim kurallarıyla bağlılık, ceza yargıcının delil değerlendirmesindeki serbestliğinin akılcıllığın dışında kalmamasını zorunlu kılar. Ceza yargıcı, fiilin ya da failin gerçekliği konusunda şüpheye rağmen, kararında bunların gerçekliğini kabul ederse hükmedilen mahkumiyet kararının temelinde kanunun amaçladığı kanaat bulunmamaktadır. Bu noktada, şüpheden sanık yararlanır, diğer deyişle şüpheyle kimse mahkum edilemez ilkesine aykırılık oluşur ve hüküm bozulur.

Bu cümleden hareketle varsayımsal çıkarımlar delil olamazlar. Ceza yargıcının kanaatinin oluşumu matematik yasalara değil, tarihsel bir olaya dayanmakta olup, gördüğü iş de bir fen bilimcinin değil, tarihçinin işlevine benzemektedir. Ancak tarihçi, araştırmaları sonucunda varsayımlarla yetinebilirken ceza yargıcı varsayımlara dayanarak hüküm kuramaz. Tüm bu hususlar ceza davasını açmakla yetkili ve görevli iddia makamı olan savcılık için de geçerlidir. Örneğin, savcılık makamı, başkaları arasındaki konuşmalarda adı geçen şüphelinin bizzat tarafı olmadığı ve her yöne çekilebilecek içerikteki bu konuşmalardan bilimsel ve de hukuksal bir temel taşımayan, ancak salt kişisel yorum niteliği taşıyabilecek varsayımda bulunarak suçlama yapamaz.

5271 sayılı CMK.’nun 170. maddesinin 4. fıkrasına göre savcılık, iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayları mevcut delillerle ilişkilendirerek açıklamak zorundadır. Savcılık, iddianamede anlattığı olayların gerçeklikte, hakikaten böyle oluştuğuna dair somut ve şüpheden arık delil göstermek zorundadır. Hukuka uygun somut delillerle ilişkilendirme yapılmadan, salt olay anlatımı yapmak, yalnızca gerçek olduğuna inanılan olayların anlatımını yapmak demek olur. Bu da salt varsayımdır; ispat değildir. Hukuksal çıkarımlar ve kararlar, somut delillere muhtaç ve onlara dayanmak zorundadırlar.

Ceza yargıcının duruşmada tartışılmış hukuka uygun yol-

5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinin 4. fıkrasına göre savcılık, iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayları mevcut delillerle ilişkilendirerek açıklamak zorundadır. Savcılık, iddianamede anlattığı olayların gerçeklikte, hakikaten böyle oluştuğuna dair somut ve şüpheden arık delil göstermek zorundadır

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.