BAğımsızlık vE TArAFsızlık BAğlAmınDA HAk OlArAk YArGı MEnsuBunun İFADE ÖzGürlüğü

AİHS kararları, uluslararası metinler ve Avrupa Savcıları Danışma Konseyi’nin görüşü bir arada değerlendirildiğinde yargı mensubunun ifade özgürlüğünün bulunduğu konusunda bir tereddüt yoktur

Güncel Hukkuk - - HAKEMLI MAKALE - Dr. OzAn ErCAn TAşkın Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı

1. GEnEl ÇErçEvE

İfade özgürlüğü hakkının nasıl kullanılacağı meselesi, konusu itibariyle gerek haber, gerek eleştiri, gerekse hiciv1 sahalarında belirgin bir içeriğe kavuşmuştur. Kişi söz konusu olduğundaysa genelde kamu görevlileri, özelde yargı mensupları bakımından ifade özgürlüğü hakkının kapsamı ve sınırlarının ne olduğu tartışılmaktadır. Hâkim ve savcıların (süje olarak), tarafsız ve bağımsız olmasıyla, örgütlenme ve ifade özgürlüğü haklarını kullanmaları arasındaki dengenin nasıl kurulacağı meselesine, son zamanlarda siyasetçiler ve akademisyenler ve bizzat yargı mensupları tarafından dikkat çekilmektedir.

2 Yargı mensupları, diğer vatandaşlar gibi siyasi faaliyette bulunabilirler mi? Mesleki örgütlere üye olabilirler mi? Güncel olaylara, devam edip gitmekte olan siyasal tartışmalara ve yapılmakta olan soruşturmalara veya görülmekte olan davalara ilişkin konuşabilirler mi? Yazı yazabilirler mi? Basın bülteni dağıtabilirler mi? Konferans ve halka açık toplantılarda konuşabilirler mi? Başka hâkim ve savcıların kararları hakkında değerlendirmede bulunabilirler mi?

3 Bağımsızlık ve tarafsızlık yargı mensubunun görevini layıkıyla yerine getirmesi bakımından korunması gereken hususlardır. Hâkimin bağımsızlığı, maddi ve şahsi bağımsızlık olmak üzere ikiye ayrılır. Emir almamayı içeren maddi bağımsızlık yanında, hâkimin kişisel bağımsızlığından; “mali güvence”, “azledilmeme”, “emekliye ayıramama”, “yer ve kürsü güvencesi”, özlük işlerinin bağımsız bir kurul tarafından yürütülmesi”, “mesleki eğitim olanaklarından yararlanma”, “ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkını kullanma” anlaşılır.

4 Yargı mensubu, bağımsızlık ve tarafsızlığa uygun davranmalıdır. Bu ilke, sadece hâkim ve savcıların yargısal görevi yerine getirirken uymaları gereken ve göreve yönelik bir referans mıdır? Yoksa bunun yanında uyulması gereken davranış kurallarına da mı işaret etmektedir? Başka bir ifadeyle, hâkim

5 ve savcıların, ifade özgürlüğü hakkını kullanmalarıyla ilgili olarak, süje olarak bulundukları beyanlarla, şahsi beyanları arasında, hakkın kullanılması bakımından bir fark bulunmalı mı- dır? Veyahut yargılama kamu adına gerçekleşen bir faaliyet olduğundan yargı mensubunun ifade özgürlüğü hakkından söz edilemez mi?

6 Genel kabule göre, hâkim ve savcıların, görevlerini yaparlarken sıkı kurallara bağlı olarak hareket etmeleri (örneğin gizlilik içerisinde), yargılamanın doğru şekilde yapılabilmesini ve kamu menfaatinin gerçekleşmesini sağlar. Böylece yargı men

7 subu, üzerine gelebilecek haksız tarafgirlik suçlamalarından da kurtulmuş olacaktır. Yargı mensubu, ofisinin dışında da ‘siyaseten tarafsız ve hukukun hizmetkârı’ olarak kalmalıdır. Yargı mensubu, etkin, adil ve tarafsız bir yargılamayı gerçekleştirebilmek zorundadır. Hukukun üstünlüğü ve güçler ayrılığı ilkelerinin somut karşılıkta hayat bulması noktasında, göreviyle ilgili beyanları bakımından sınırlandırılabilir. Bu anlamda yasa

8 koyucunun, ifade özgürlüğünün kullanılmasında sınırlandırıcı işlevi olabilir. Kaynağının, bizzat bir bütün olarak anayasa olduğu kabul edilen bu tür kısıtlamalar için, İtalyan Anayasa Mahkemesi “içkin sınırlamalar tezi” (tesi delle limitazione immanenti) yaklaşımını esas almaktadır.

9 İfade özgürlüğü hakkının, yargı mensubunca kötüye kullanılması mümkündür. Hak ve görev arasında bir denge kurulmalıdır. Yargı mensubunun yerine getirdiği görevin kendine özgü hassasiyetleri ve özel mecburiyetleri, şekil ve içerik itibariyle elbette kamuya yönelik konuşmaları için de geçerlidir. Ancak tarafsızlığın doğru bir şekilde muhafaza edilmesi için, hâkim ve savcıların sadece kararları üzerinden mi konuşması gerekir? Veyahut bir toplantıda konuşan yargı mensubu sadece “adalet” üzerine konuşabilir de; örneğin işkence sanığının serbest bırakılması, bir kimsenin haksız yere tutuklanması gibi meseleler üzerine konuşamaz mı? “Adalet”, “hak” gibi zor meseleler üzerine konuşabilen bir yargı mensubunun, işkence sanığının serbest bırakılması gibi teknik olarak pek de karışık olmayan, somut ve “kolay” bir meselede konuşması mümkün değil midir?

10 Yargı mensubunun; gerek siyasi haklarını, gerekse örgütlenme hakkını nasıl kullanacağı, bu yazının esas inceleme ko-

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.