Soma’da Elini Sallasan Hukuksuzluk

Bu karanlık tabloda direnen işçiler de var. Tazminatını almadıysa helalleşmeyenler, işveren temsilcisi gibi çalışan Maden-İş’e karşı, işten atılma pahasına Öz-Madenİş’i kuranlar, katliamdan sonra ilçeye gelenlere “Nasıl değiştiririz biz bunları?” diye so

Güncel Hukkuk - - SOMA ITIN ADALET - Tuğba Tekerek / Gazeteci b

Sİş Mahkemesi Yok

anırım, yıllar sonra Soma’dan en çok hatırlayacağım şeylerden birisi, ben birileriyle konuşurken, insanların yanıma sessizce yaklaşması ve sonra bana ellerindeki birtakım kağıtları göstermeleri olacak. Cepten çıkarılan katlanmış, ya da şeffaf dosya içinde özenle korunmuş senetler, özürlü raporları, ihtarnameler, ibranameler... İnsanların hak arayışlarında, umutsuzca tutundukları tek dal.

Soma Kömür İşletmeleri’nin Eynez Ocağı’nda çıkan yangın, sadece o ocağın içinde değil, Soma’nın tamamında ve yıllardır kızışan haksız hukuksuz düzenin patlamasıydı. Soma’da, elini sallasan hakları gasp edilmiş bir işçiye çarpması yüksek ihtimal.

Misal, İsmail Çakır... Yedi yıl altı ay çalıştığı Soma Kömür’den beş arkadaşıyla birlikte tazminatsız çıkarılma hikayesi işverenin keyfiyetini göstermesi açısından çok çarpıcı. Mart ayında gerçekleşen olayı şöyle anlatıyor Çakır: “Bir arkadaşımız amirine karşı geldi diye kovulmuştu. Biz de onu yanımıza alıp ‘Sizden özür dilemek istiyor’ diye amirin yanına gittik. Amir bize ‘Siz de gelmeyin’ dedi.” Soma’da insanların işten atılmaları bu kadar kolay! Çakır, elinde noterden çektiği ihtarname beş arkadaşıyla beraber şirketten tazminat ve diğer haklarını almanın yollarını arıyor.

Geçen yıl kapatılan Uyar Madencilik’e ait Darkale Ocağı’nda ise patron Azmi Uyar işçilere tazminatlarını vereceğini söylemiş. Ama 2015’te! Uyar “Ben istemezsem devlet gelse o bile alamaz benden bu parayı” diyecek kadar güçlü hissediyor kendini. Kimi işçi elinde 2015 tarihli senet “Acaba o vakit geldiğinde alacak mıyım” diyor, kimisi dava açmış “Soma’da iş mahkemesi yok, yıllar sürüyor davalar, geçen yıl açtığım davanın ilk celsesi bile görülmedi” diyor.

Sadece maden sektöründe değil işçilerin haklarının böyle yok sayılması. Örneğin bir madenci kendi iş koşullarını anlatırken “Her yerde bu böyle. Karım da bir başka şirkette, ayda sadece iki gün izni var“diyor. Başka bir iş olmadığı için insanlar genellikle bu hukuksuzluklara boyun eğiyor.

Kamu kurumlarına temizlik, güvenlik gibi hizmetler veren taşeron şirketler, Soma’da madenden sonra en büyük iş kapılarından birisi. Ama çarpık siyaset-şirket ilişkisi, bunun sonucu doğan denetimsizlik, işçilerin hak gaspı madendekinden pek farklı değil. CHP Soma İlçe Başkanı Murat Bayramoğlu, AK Parti’ye üye olmadan taşeron şirkete girmenin neredeyse imkansız olduğunu söylüyor. Bayramoğlu “İşe başvurmaya gittiğinde sana ‘Önce AKP’ye üye ol’ derler. Hatta bazen ‘Yanında beş kişiyi üye yapacaksın’ diye şart da koşarlar” diye anlatıyor durumu. İhaleleri almak için siyasetin bu taleplerini kabul eden şirket, çalışanını hukuksuzca çalıştırdığında da devlet hiç oralı olmuyor

‘Tazminat Yok Ama Sen Hakkını Helal Et’

Örneğin, Soma’da taşeron şirketler çalışana asgari ücretten daha azını ödemenin bir yolunu buluyor. 2010 yılına kadar çoğu taşeron firma çalışanı maaşını bankadan çektikten sonra bir kısmını şirkete iade ediyormuş. 2010’da Türkiye Kömür İşletmeleri’ne bağlı Ege Linyit İşletmeleri’ne ulaşım hizmeti veren Şentur firmasında, bundan şikayetçi olan işçiler işten çıkarılmış. Sonra açılan dava nedeniyle bu uygulama bitmiş ama yeni bir uygulama başlamış.

Soma Taşeron İşçiler Derneği Başkanı Emin Kara yeni uygulamayı şöyle anlatıyor: “Her işçiyi yılda 1-2 hafta zorunlu ücretsiz izne çıkarıyor. Çalışana yıllık daha az para vermiş oluyor. Bu arada torpil nedeniyle 150 kişilik ihalede 160 kişi almak zorunda kalmış şirket, diğer işçilerin maaşını bu paradan ödüyor.” “Hatta” diyor Emin Kara “İşçi işe sokulur, bir hafta sonra çıkarılır, maksat ‘Biz sana iş bulduk sen beceremedin’ demek.” Kara’nın anlatımına göre, Soma’da taşeron sisteminde, birisi temizlik işçisi olarak alınmış olsa da örneğin bahçıvan olarak çalıştırılabiliyor, bir akşam “artık işe gelme” denilebiliyor, ama çıkışta “helalleşiliyor”.

‘Nasıl Değiştiririz?’

Şunu mutlaka belirtmek gerekli ki, bu karanlık tabloda direnen işçiler de var Tazminatını almadıysa helalleşmeyenler, işveren temsilcisi gibi çalışan Maden-İş’e karşı, işten atılma pahasına Öz-Maden-İş’i kuranlar, katliamdan sonra ilçeye gelenlere “Nasıl değiştiririz biz bunları?” diye sorup destek isteyenler...

İşte bu nedenle bu yazıyı bitirirken, şunu da not etmek istiyorum. Katliam sonrası Soma’ya yapılan yardımlar sadece ölenlerin yakınlarına maddi ve hukuki destekle sınırlı kalmamalı. Katliama neden olan, işçinin işveren tarafından keyfince çalıştırıldığı düzen Soma’nın her yanında… Destek Soma’daki tüm işçileri kapsamalı, oradaki düzeni değiştirmek için işçilerin mücadelesine el verilmeli.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.