Arabuluculuk Eğitimi ve Sınavından Gözlemler

Hangi özel hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuğa uygun olduğu hakkında eğitmenlerin farklı yorumları, birer sınav “çocuğu” haline gelen bizler için handikap oluşturdu

Güncel Hukkuk - - ARABULUCULUK - Av. Nurcan Bayraktar

ukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 2013 yılının Haziran ayında yürürlüğe girerek hukukçuların gündeminde yerini aldı. 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu ile beş yıllık kıdem kazanmış hukuk fakültesi mezunlarına arabulucu olma hakkı tanındı. Kanunda arabulucu olabilmek için 48 saatlik eğitimi tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı ve uygulamalı sınavından başarılı olmak koşulu aranıyordu.

Ben de epeydir sınav yaşamamış bir avukat olarak Kasım ayında kendimi arabuluculuk eğitiminde buldum. Sınıfımız 20 kişi civarındaydı. Eğitimciler ise öğretim üyeleri ve eğitimciler, hukuk fakültesi öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, avukat ve psikolojik danışman’dı.

Öncelikle Arabuluculuk Kanunu, Yönetmeliği ve Etik Kuralları’nın anlatımı ile başlayan eğitim daha sonra psikoloji eğitmenlerinin iletişim teknikleri, çatışma çözümü ve müzakere yöntemleri, davranış psikolojisi eğitimleri ile devam etti. Bu arada hukuk fakültesi öğretim üyeleri tarafından, arabuluculuğa elverişle özel hukuk alanları hakkında bilgilerin aktarıldığı eğitim de eklendi. Eğitimin son haftasında ise anlatılan bilgilerin uygulamaya aktarılmasına yönelik çalışmalar yapıldı. Bu çalışma, bir uyuşmazlığın arabuluculukla çözümü için, sınıfımızda arabulucu ve taraflar oluşturularak farazi arabuluculuk uygulaması olarak yürütüldü.

Eğitimin ardından 21 Aralık 2013 tarihinde yapılacak sınava hazırlanmaya başladık. Başladık diyorum, çünkü bu eğitimde farklı alanlarda çalışan ve hiç tanışmayan yaklaşık 20 avukat, eğitim sırasında ve sonunda dayanışma ve yardımlaşma hisleriyle bağlandık. Sonuç olarak arabuluculuk eğitimi, benim için, “ben” olarak başladı ”biz” olarak sona erdi.

Eğitim bitti ancak ne olduysa yazılı sınav çalışmalarına başlamamızla oldu. Önceki yazılı sınavdan öğrenebildiğimiz sorular, İstanbul ve diğer şehirlerde yapılan eğitimlere ilişkin notlar, bazı üniversitelerin hazırladığı test soruları önümüze yığılınca aldığımız 48 saatlik eğitimin içerik olarak yeterli olmadığını anladık. Bunun nedeni olarak, eğitimin ana başlıklarının ilgili hukuk mevzuatı ve psikoloji, iletişim olmakla beraber her eğitim kuruluşunun bu başlıkların içini farklı içerikte oluşturduğunu gördük. Ayrıca eğitim sırasında bir eğitmenin “olur” dediğine öteki , “bence olmaz” diyordu. Özellikle hangi özel hu- kuk uyuşmazlıklarının arabuluculuğa uygun olduğu hakkında eğitmenlerin farklı yorumları, birer sınav “çocuğu” haline gelen bizler için handikap oluşturdu. Yazılı sınav günü dahi özellikle Aile Hukuku’nda “nafaka girer mi, hangi nafaka girer, mal tasfiyesinde ne olur?” soruları zihnimizde uçuşuyordu. Ayrıca uzlaşma kapsamındaki suçlarda arabuluculuk uygulaması ise eğitimcilerin nedense hiç söz etmediği konu olarak kaldı. Bunlar ve benzerleri, “ne, nerede uygulanır?” soruları, yerleşik deyimle “gri alan” içindeydi.

Bu gri alanı bir parça aştığımızda ise sınav sorularında teorik sorulara göre daha etkin olan psikoloji sorularında tıkandık. Kimi üniversitelerin akademik ölçüde verdiği psikoloji eğitimi ve hazırladığı sorulara göz atınca özellikle arabuluculukta psikoloji eğitiminde, uzlaşma/ortak nokta olması gerektiğini düşündük. Örneğin kimi üniversitenin yazılı sınav için psikoloji konusunda; “Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidinin en üst basamağında aşağıdakilerden hangisi yer alır?” veya “Kitchener’e göre en kritik ve ihlal edilen uygulamalarda göz ardı edilen kritik etik ilke hangisidir?” şeklindeki test soruları ile karşılaşınca bizim aldığımız psikoloji eğitiminin adeta genel kültür seviyesinde olduğunu düşündük. Şimdi ne yapacaktık? Biz bunları daha okumamıştık!

Sonuç olarak arabuluculuk eğitiminde psikoloji teorik ve uygulamalı eğitimine ve arabuluculuk uygulaması pratiğine daha fazla saat ayrılması gerektiğinde görüş birliğine vardık. Bu eğitim halen çok parçalı/dağınık ve çelişkiliydi. Bu sorunu aşmak için bulduğumuz her psikoloji eğitim notunu, çalışmalarımızdan çıkardığımız özetleri paylaşarak yazılı sınava hazırlandık.

21 Aralık 2013 günü yapılan yazılı sınav gününü grup olarak “hasarsız “atlattıktan sonra 2014 Mayıs ayında uygulamalı sınava girmeye başladık. Uygulamalı sınavda; kura ile çekilen uyuşmazlık örneğine arabuluculuğun uygulanıp uygulanamayacağı sorusu bizi bekliyordu. Bu sınava katılmış biri olarak sınavın, Sınav Kurulu’nun arabulucu adayını görmek ve ana hatları ile arabuluculuk uygulaması hakkındaki görüşlerini duymak amacına yönelik olduğunu düşünüyorum. Sizler, Dergi’nin Haziran sayısını aldığınızda muhtemelen ikinci uygulamalı sınav sonuçları açıklanmış olacaktır.

Bu eğitimde farklı alanlarda çalışan ve hiç tanışmayan yaklaşık 20 avukat, eğitim

sırasında ve sonunda dayanışma ve yardımlaşma hisleriyle bağlandık. Sonuç olarak arabuluculuk eğitimi,

benim için , “ben” olarak başladı “biz” olarak sona erdi

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.