Dedektiş romanı yazarlarına müjde

Haberturk - - Olay -

EDEBİYAT âleminde son zamanlarda adına “Nordic

Noir” denilen bir trend şırtınası esiyor. Bu yeni kavramı, Wall Street Journal’ın İskandinav ülkelerinde son dönemde yazılan cinayet/macera romanlarının popülerliğinin sonuçlarını incelediği yazıdan aldım.

“Nordic” malum yörenin adı, “noir” ise “şilm-noir” kavramından alınıyor ve yeni türün kavramlaştırması böyle yapılıyor. Bütün bu yeni trend, Stieg

Larsson’ un orijinal olarak 10 cilt şilan sürmesi gereken ancak yazarın erken ölümü nedeniyle 3 kitapta bitirilmek zorunda kalınan “Ejderha Döv

meli Kız” adlı kitap serisinden kaynaklanıyor. Hangi ülkenin bestseller listesine bakarsanız bakın, Larsson’ un üç kitabının birden listenin ilk 10’u içinde olduğunu görürsünüz.

Bu popülerlik, yazarın son derece akıcı yazmasından kaynaklanıyor tabii. Ama günümüzde, ülkelerde mutlaka gizli bazı ilişkilerin döndüğüne inanış var, bir tür komplo teorisi bunlar. Kitap, basit olay kurgusuyla başlıyor gözükse de adım adım önemli ve gizli bir komplonun varlığını hissediyorsunuz. Hele üçüncü kitapta devlet gücü de işin içine giriyor; hepimizin hayatını ilgilendiren bir kitap bu sonuçta. Bu çağa, komploların ve bunların çözülüşünün çağı da diyebiliriz.

Kitabın şilmi de yapıldı. Ejderha dövmeli bir kız gibi gizemli ve güzel bir kadını başrolde oynatmanın çekiciliğine, şilm endüstrisinin şazla dayanması beklenmiyordu zaten.

Bir yazarın kitabından büyük paralar kazanabilmesi için Amerikan piyasasında satış yapması gerekir. Şimdi Amerikalı yayıncılar, kendi yazarlarına şazla yüz vermez olmuşlar. ABD dışındaki piyasalara büyük dikkatle bakıp yeni dedektiş romanı yazarlarını avlamakla uğraşıyorlar. Yeni bir Stieg

Larsson bulan yayıncı, büyük paralar kazanacak ve piyasalar da yeni yazarların kitaplarını büyük açlıkla bekliyor.

Yayıncıların aklında Türk yazarlar da var. İlk adımı Almanya’dan attılar; gerçi orada bulunan genç yazar Türk değil ama yarattığı dedektiş karakteri Türk. Kitabın adı da “Kısmet”. İlgi, Türklerin olaylara bakış açısına, dünyasına, düşünme biçimine doğru dönüyor. Bu yeni eğilim başta Ah

met Ümit olmak üzere bizdeki cinayet/macera romancılarını çok da avantajlı pozisyona getiriyor.

Ben Ahmet Ümit’in yerinde olsaydım, son kitabı “İstanbul Hatırası” nı hemen çevirtip Amerikalı yayıncılara gönderirdim. Eskiden kitabın kabulü en azından yıllar sürüyordu, bu kez kitabın hemen kabul edileceğine adım gibi eminim.

Hem Türkiye ve İstanbul da çok merak ediliyor Batı dünyasında. Bizde bestseller listelerinde bir numarada olan İstanbul Hatırası, hem peş peşe izlenen cinayetlerin çevresinde kurgulanmış hem de İstanbul hakkında çok detaylı bilgiler içeriyor. Bizi bile meraklandıran o bilgilerin yabancılar üzerinde etkisinin nasıl olabileceğini düşünebiliyor musunuz?

“Nordic noir” iyi güzel de biz nasıl “İstanbul noir” yaratabiliriz, buna konsantre olmalıyız. Hem noir kavramına gayet tabii ki İstanbul çok daha yakışır. Şehrimizde “şemme şatale” olmaya yakışacak çok kadın da var bela da var. Sadece eli iyi kalem tutan birilerinin oturup hissettiklerini yazması gerekiyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.