Evet-hayır detayında boğulmam, bildiğim tek gerçek anayasal güvence

Haberturk - - Güncel -

TÜRKİYE “reşerandum tünelinde” hızla “karar gününe” doğru ilerlerken, inanın şahsen “evet-hayır” detayına hiç mi hiç takılmıyorum. Düşündüğüm tek bir gerçek, daha doğrusu kavram var: Vatandaş olarak anayasal güvence istiyorum...

Sevgili dostlar, aklınıza şu soru gelebilir: Anayasal güvence yok mu? Öyle bir iddiam yok ama Türkiye’de “yaşanan tartışmalar ve

karşılıklı hırslar” bazen öyle noktalara geliyor ki; partilerin “atabileceği adımlar” beni korkutuyor... Konuyu biraz daha açalım ve sorgulayalım. Bundan yaklaşık 2.5 yıl önce Başbakan Erdoğan çok önemli bir cümle kurdu: “Türkiye’de başı açık olanların, istedikleri gibi yaşamak isteyenlerin de garantisi biziz, onların da garantisi AKP iktidarıdır...” Çok iyi niyetle söylenmiş ama “geleceğini siyasi partilerin varlığında değil, anayasal haklarda” gören vatandaşlar için “korkutucu” bir cümle. Aynı şekilde muhaleşetin her deşasında “restleşme adına” ortaya attığı “şunu da, bunu da değiştirelim” naraları da rahatsız edici. “Neden” derseniz, bir kez daha altını çizeyim: “Siyasi partiler gelir geçer, anayasal vatandaşlık hakları kalıcıdır...”

Sonuç: Bütün iktidarlar geçicidir... Hükümetler gider, Türkiye Cumhuriyeti yerinde kalır... Su akar, dere yatağını aşındırır ama dere yerinde durur. Gerçeğe bu açıdan bakınca; bütün siyasi partiler ve “kullandıkları” iktidarlar geçicidir. Hiçbir

siyasi parti “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” nin rolünü üstlenip vatandaşlarına “teminat” olamaz... Vatandaşların her

konuda “teminatı”, devletin anayasal düzeni ve Anayasa’nın vatandaşa verdiği haklardır...

Son söz: Partilere tek bir mesajım var: Vatandaş olarak “esas teminatımız olan anayasal haklarımızı geliştirmenize” sonuna kadar varız ama “kavgalarınızla” anayasal sistemi “güdükleştirmenizi” asla kabul edemeyiz.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.