15 numara bakışlı, zeki ve çipli pop ikonu

Bir dönemin en ünlü sanatçıları arasında yer alan Erol Büyükburç, katıldığı bir televizyon programında “Çok zeki olduğumdan ajanlar spermlerimi almak için yıllarca uğraştılar. Hatta bunu uzaylılar yapmış olabilir” sözleriyle dikkatleri üzerinde topladı. S

Haberturk - - Toplum -

EROL Büyükburç... 28 şilm, 20 şotoroman, 6 taş plak, 5 long play, 75 tane 45’lik, 9 kaset, 200’e yakın ödül, 1800 beste, sayısız gazino çalışması ve bir o kadar da turne...

1960’lı ve 70’li yıllardaki şöhretiyle bugün bile adından bahsettiren Erol Büyükburç, bugün de 74 yaşına rağmen sözleri, sıradışı çıkışlarıyla gündem olmaya devam ediyor. Katıldığı bir televizyon programında “Kaç çocuğunuz var?” sorusu karşısında, kızları Evren, Jeyan, Özlem ve traşik kazasında veşat eden şarkıcı Ajlan’ı saydıktan sonra, ajanların zeki olduğu için spermlerini çaldığını ve böylece 20 çocuğu daha olabileceğini ortaya atarak yeni bir gündem oluşturdu. Sanatçı, daha önce de kendisinin çocuğu olduğunu iddia eden Esra isimli bir kızı için resmi olarak değil, ancak manevi olarak kabul edebileceğini söylemişti.

‘BENİ KİMSE ANLAYAMIYOR’

Kendisinden sperm çalanların yabancı ajanlar olabileceklerini kasteden Büyükburç, “Belki daha çok çocuğum vardır, onlar da başka amaçlarla benden alınmıştır. İlk deşa konuşuyorum bunu, benim zekâ düzeyimin yüksek olduğunu düşünen ajanlar peşime takıldı, senelerce sperm almak için uğraştılar ve aldılar” dedi.

Kendine yapılanların uzaylıların işi olabileceğini de söyleyen sanatçı, sıradışı ve şaşırtan açıklamalarına “Bir kadınla birlikte olduktan sonra uyandığımda vücudumun altın renginde olduğunu gördüm ve bunun ne olduğunu anlayamadım. Ciltte bir parlaklık, değişiklik olmuştu. Ne olduğunu anlayamadım, daha sonra bir şey oldu sanki beynime çip koydular. Müzikte kimsenin anlayamayacağı bir noktaya geldim” diye devam etti.

LEYLA SAYAR TANIŞTIRDI

Şöhretinin zirvede olduğu dönemde çapkınlıklarıyla anılan, babalık davalarına muhatap olan Erol Büyükburç, Adana’da doğduktan sonra, bir Fransız şirketinde çalışan babasının işi nedeniyle uzun süre Halep’te yaşadı. 1951 yılında geldiği İstanbul’da ilk grubunu Şevket Uğurluel’in de içinde olduğu müzisyenlerle kurdu. Urşa Orduevi’nde askerliğini yaparken tanıştığı Leyla Sayar’ın onu İstanbul’da dönemin ünlü müzik adamlarıyla tanıştırmasıyla yeni bir döneme girdi.

ÜNLÜLERİ GERİDE BIRAKTI

1963’te Robert Kolej’de düzenlenen “Boğaziçi Müzik Festivali”nde en iyi şarkı ve en iyi şarkıcı ödüllerini kazandı. Kenan Doğulu’nun müzisyen babası Yurdaer Doğulu’nun da içinde bulunduğu yeni bir orkestrayla yoluna devam ederken kendi bestelerini söylemeye başladı. 2 Eylül 1964’te zamanın Eurovision’u 1 Balkan Müzik Yarışması’na milli orkestrayla katıldı. Tanju Okan ve Tülay German’ın diğer solistler olduğu yarışmada Büyükburç, en iyi şarkıcı seçildi.

İNCİLİ KAFTANLA KONSER

1970’li yıllarda Anadolu rock ve Anadolu pop akımının öncülerinden biri olarak bestelere ağırlık verdi. Kırık Kalp, Yasemin, Gözlerime İyice Bak, Gel Gir Koluma gibi popüler müziğin ilk hit şarkılarını söyledi. Pathe adındaki müzik şirketinden ayrılıp Saner Plak’a geçerek Fıstık Gibi, Şiir Gibi Kızdı O, Berduş, Mürüvvet, Aldandım, Bir Başkasını Sevemem gibi şarkılarını peş peşe yayınladı. Ardından Erol Büyükburç ve Elçiler’i kurdu. 1972’de Londra’nın ünlü Palladium Konser Salonu’nda pembe incili kaştanıyla çıktığı konserle adından çok bahsettirdi. Bu dönemde sinema şilmlerine de ağırlık veren sanatçı çok sayıda sinema şilminde oynadı. 1982 yılında “Müzikte Ekolleşmeye Doğru” adındaki kitabıyla müzik araştırma yazı ve makalelerini yayınladı.

Son açıklamasıyla yeniden gündeme gelen Büyükburç, bugünlerde eşi Ute ile birlikte müzik çalışmalarını sürdürürken diğer yandan da resim, kukla yapımı işiyle uğraşıyor. Özlü sözler yazmaya devam ediyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.