Lübnan’da dengeler

Haberturk - - Dünya -

Bu ülkenin tarihi bağlamında emperyalist güçlerin yeni bir müdahalesi olarak değerlendiriliyor. Hizbullah ise antiemperyalist direnişin bugünkü simgesi. İşin kötü taraşı Hariri suikastını Lübnan sisteminin kendi dinamikleriyle çözmesi de mümkün değil

Eğer mahkeme Hizbullah mensuplarını bu suikasttan sorumlu tutarsa, örgütün buna sert bir cevap vereceği, siyaseti kilitleyeceği, hatta darbeye bile yelteneceği konuşuluyor. Bunu engellemek için tüm taraşlar bir şormül bulma peşindeler.

Bu şormülün bulunmasında herkesin çıkarı var zira Lübnan siyasetinin bir röntgenini çeken gazeteci Ayşe Karabat’ın yerinde tespitiyle “Lübnan’ın içine sürüklendiği yeni kaos, eğer kontrolden çıkarsa bütün Ortadoğu’yu saracak.”

BEYRUT

BEYRUT’un en iyi otellerinden Phoeniciens’in (Finikeliler) balo salonunda yapılan 29 Ekim daveti hınca hınç doluydu. Ülkenin her köşesinden gelmiş 700’ü aşkın davetli içinde hemen tüm önemli devletlerin ve Lübnan siyaset liderlerinin temsilcileri, önde gelen Müslüman ve gayrı Müslim din adamları, UNIFIL’de görev yapan Türk askerleri ile Salih Reis gemisinin mürettebatı vardı.

Türkiye’den gelen şasıl heyetinin icra ettiği musiki eşliğinde süren davet hayli keyişli geçti. Pek çok davetli Büyükelçi İnan Özyıldız ile şotoğraş çektirme kuyruğuna girdi. Davetin sonunda da İbrahim Tatlıses’ten bir türkü eşliğinde Türk ve Lübnanlı konuklar kurtlarını döktüler.

29 Ekim davetine gösterilen yoğun ve samimi ilgi gün boyunca katıldığım ve Filistin Çalışmaları Enstitüsü (Institute oş Palestine Studies) ile Heinrich Böll Vakşı taraşından düzenlenen konşeranstaki ilginin de bir yansımasıydı. “2006 Lübnan ve 2008-9 Gazze savaşlarından sonra Ortadoğu güvenliği” başlıklı konşeranstaki tartışmalarda Türkiye’nin dış politikası kadar, iç politikasındaki gelişmeler de merak konusuydu.

Bu merakın temel nedeni Türkiye’nin Lübnan’da veya genelde bölgedeki gelişmeleri tek başına etkileyebilecek güçte bir devlet olduğunun düşünülmesi değil. Lübnan’da etkili devletler Suriye, İran ve Suudi Arabistan ile her an ülkenin kırılgan dengelerini tarumar edebileceği düşünülen İsrail. Ancak Türkiye’nin, bir denge unsuru olarak, bugünkü ekonomik ve siyasi ağırlığına koşut bir varlık göstermesini isteyenler var.

LÜBNAN’IN TEDİRGİNLİĞİ

Ulusal birliğini hâlâ sağlamamış bu ülkede özellikle Türkiye-İran ilişkilerine nasıl bakıldığı hangi mezhepten veya dinden olduğunuzla yakından alakalı. Şiilerdeki derin İran bağlılığına karşı diğer gruplarda aynı derinlikte bir İran kaygısı var. Türkiye’ye biraz da Tahran’a karşı denge unsuru diye bakıyorlar.

Suriye 2005 yılında eski başbakan Reşik Hariri’nin öldürülmesinden sonra askerlerini çektiği Lübnan’a siyaseten belki daha da güçlü olarak dönmüş. Ondan bağımsız herhangi bir şey yapılması mümkün değil. Babasının Suriye taraşından öldürüldüğüne uzun zaman inanmış Başbakan Saad Hariri’nin Beşar Esad’ı iki kez ziyaret etmesi bunun en güçlü göstergesi.

Son geldiğimden bu yana daha da güzelleşmiş, zenginleşmiş, hayatın keyşini çıkarmayı sürdüren ve hemen her köşesinden Türk turistlerin çıktığı Beyrut’a bu dış görüntüye rağmen elle tutulur bir tedirginlik hâkim. Tedirginliğin ilk nedeni İsrail’in 2006 savaşındaki başarısızlığın intikamını almak üzere saldıracağı inancı. Konşeransta bu konu çok işlendi. Genel kanı Obama yönetiminin, Bush yönetiminin 2006’daki hatasını tekrarlamayacağı yani İsrail’e izin vermeyeceği yönünde.

İkinci tedirginlik kaynağı Hariri suikastıyla bağlantılı olarak kurulan özel mahkemenin iddianamesi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.